Karadavi’den ‘Açık Diyalog’ Çağrısı

Imageİslami Mezhepler Diyaloğu toplantıları Katar’ın başkenti Doha’da dün başladı. 44 ülkeden 216 ilim adamı ve düşünürün katıldığı toplantılar üç gün sürecek.
İslami Mezhepler Diyaloğu toplantılarının ilk gününde konuşan Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf el-Karadavi, iki mezhep mensupları arasında fitneye sebep olabilecek anlaşmazlıkların giderilmesi için Sünniler ve Şiiler arasında açıksözlü ve sarih bir diyaloğa davet etti.
Yusuf el-Karadavi, Irak’ta güçlü nüfuzu nedeniyle, Sünniler ve Şiiler arasındaki fitne ateşini söndürecek anahtarların İran’ın elinde olduğunu söyledi.
Yusuf el-Karadavi’nin konuşması, toplantıya katılanlar tarafından memnuniyetle karşılandı ve ümmetin karşı karşıya olduğu tehlikeler karşısında Müslümanların gelişmesini ve ilerlemesini engelleyen mezhep anlaşmazlıklarını aşarak birlik olmaları gerektiği vurgulandı.
İslami mezhepler arasında yapılan ilk ciddi diyalog sayılan toplantıda konuşan Yusuf el-Karadavi, “Çeşitli dinler arasında diyaloğa çalışırken, aynı dinin ve aynı kıblenin mensupları arasında diyalog için nasıl olur da çalışmayız” dedi.
İslami mezheplerin mensupları arasında yakınlaşmanın farz olduğunu belirten el-Karadavi, dinin bunu farz kıldığını ve yaşanan gerçeklerin de bunu gerektirdiğini kaydetti.
Yusuf el-Karadavi konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizler birbirimizi anlamak istiyoruz, Birbirimiz hakkında hüsnü zanda bulunmalıyız. Birbirimize karşı açık sözlü olmalıyız. Omuz omuza vererek Sünniler ve Şiiler tarafındaki aşırıları iki taraftan da uzaklaştırmalıyız. Irak’ta yaşananlar basit bir şey değil. Bu ülkenin işgalinden beri Sünnilerden ve Şiilerden binlerce kişi öldürülüyor. Bu fitneyi orada söndürmek için hepimiz omuz omuza verip yardımlaşmalıyız.”

 

Anahtarlar İran’ın elinde

Yusuf el-Karadavi, Irak’ta yaşanan iç savaşın bitirilmesinde İran’ın rolüne değinerek şöyle konuştu: “İran’ın Irak’ta gücü ve kuvveti var. Elindeki anahtarlarla, yaş kuru demeden mezhep fitnesini durdurabilir.”
Yusuf el-Karadavi, ümmetin düşmanlarının İslam ülkelerini etnik ve mezbep esaslarına göre bölme planlarından sakındırarak, İslam ümmetini birliğe ve mezhupları arasında yakınlaşmaya davet etti.
Yusuf el-Karadavi, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: “Birbirimize gerçekten yaklaşmak istiyorsak, kışkırtıcı davranışları terketmemiz gerekir. Bazılarımız sahabilere “Allah onlardan razı olsun” derken diğerlerinin onlara sövmesi caiz olmaz.”

 

Teshiri uyardı

İran’daki İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Konseyi Başkanı Ayetullah Muhammed Ali et-Teshiri ise yaptığı konuşmada, İslam ümmetinin bölünmüşlük ve kaybolmuşluktan sonra bugün uyanış dönemi yaşadığını söyledi.
Müslüman toplulukların İslami çözüme inandığını belirten et-Teshiri, bu İslami uyanış karşısında düşman güçlerin stratejilerini gözden geçirdiklerini ve kuşatma yolunu seçtiklerini kaydetti.
İslam düşmanlarının Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıkları genişletmek için Sünni-Şii anlaşmazlığını kullanmasından sakındıran et-Teshiri, İslam alimlerini düşmana karşı birlik olmaya, İslami uyanışı derinleştirmeye ve Müslümanları tehlikelere karşı bilinçlendirmeye çağırdı.

 

Tehlikelerin en büyüğü

Katar Enerji ve Sanayi Bakanı Abdullah bin Hamed el-Atiyye, ümmetin mensupları arasındaki etnik ve mezhebi çatışmaların, ümmetin bugünkü ve gelecekteki uygarlık yürüyüşünün önündeki en büyük engellerden birini teşkil ettiğine işaret etti.
El-Atiyye, siyasi içeriğe sahip ve dini siyasi çıkarlar ve ümmetin ortak çıkarlarına ters düşen kişisel çıkarlar için kullanan mezhep anlaşmazlıklarının aşılmasını istedi.
Mısır Vakıflar bakanı Mahmud Hamdi Zakzuk ise, toplantıda yaptığı konuşmada, insanların görüş ve içtihatlarında ihtilaf edebileceğini İslam’ın kabul ettiğini hatırlattı.
Zakzuk, İslami mezhepler arasındaki sorunun diğerinin kendisini ifade etmesine fırsat tanımayan tekfir ve taassup sorunu olduğunu söyledi.

 

Diyalog dili

Diyaloğun insana yakışan tek dil olduğunu ve İslami mezhepler arasındaki sorunun çözümüne yardımcı olacağını ifade eden Zakzuk, Müslümanlar arasındaki diyaloğun desteklenmesi ve ortak esaslar üzerinde yoğunlaşılması gerektiğini kaydetti.
Umman Müftüsü Ahmed el-Halil (Hariciliğin bir kolu olan İbadiye mezhebi müftüsü) de, İslam ümmetinin güçlü olmak zorunda olduğuna ve bunun da ancak birlik ve bütünlükle gerçekleşebileceğine işaret etti. El-Halil, bölünme ve parçalanmaya neden olan anlaşmazlıkları bırakmaya çağırdı.
İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ise İslam ümmetinin içinde bulunduğu zor şartları hatırlatarak, İslami mezhepler arsında diyaloğa en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde bu toplantının gerçekleştiğini belirtti.
İhsanoğlu, mezhep çatışmasının Müslümanların birliğini tehdit eden bir gerçek haline geldiğine dikkat çekerek, İslam şeriatının Müslümanlar arasında diyaloğu teşvik ettiğini hatırlattı.
Müslümanlar arasındaki kanlı mezhep çatışmalarının siyasi çekişmelere yol açmasından sakındıran İhsanoğlu, itidale ve hoşgörüye davet etti.
Katar’ın başkenti Doha’da bir araya gelen alim ve düşünürler, bugün ve yarın da İslami mezhepler arası diyaloğu ve önündeki engelleri konuşmaya devam edecekler.
 

Kaynak: Dünya Bülteni Haber Merkezi

243 total views, 1 views today

Leave a Comment