IMAH Uyardı: Irak Güvenlik Planı Sünnilere Yöneliktir

ImageAnadolu Ajansının haberine göre, dün Irak’ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Bağdat’ta devam eden

güvenlik operasyonunda kendi askerinin "mezhepçilik yaptığını" ileri sürdü.

 

Rice’ın yaptığı görüşmelere yakın bir kaynağın verdiği bilgiye göre ABD Dışişleri Bakanı, Amerikan ve Irak güçlerinin başkent Bağdat’ta sürdürdükleri güvenlik operasyonunun, "mezhepçilik sınırlarının üzerine çıkması gerektiğini" belirtti. Rice, ne ABD, ne de Irak güçlerinin, başkentte, "Şii milislerin güçlü oldukları bölgelere karşı henüz hiç bir operasyon yapmadıklarına" dikkat çekti.

 

Adı açıklanmayan yetkilinin verdiği bilgiye göre Rice, Irak Başbakanı Nuri el Maliki ile görüşmesinde, Çarşamba günü başlayan güvenlik operasyonunun, başkentin "Sünni bölgelerinde yoğunlaştığının" gözlendiğini, Mehdi Ordusu adlı güçlerin hakimiyetindeki "Sadr semti"ne hemen hemen hiç dokunulmadığını kaydetti.

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH), konuyla ilgili “Irak’ta Uygulanan Yeni Güvenlik Planı” başlığı altında bir basın açıklaması yapmıştı.
IMAH Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Abdusselam Kubeysi yaptığı açıklamada “Yeni Güvenlik Planı”nın işgali reddeden Sünni Müslümanlar ve gruplara karşı uygulanan bir soykırım olduğunu ifade etti.
Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) Genel Sekreter Yardımcısı yaptığı açıklamada, Irak Hükümeti’nin uygulamaya geçirdiği “Yeni Güvenlik Planı”nın asıl hedefinin işgale karşı direnen Sünni Müslümanları ve grupları soykırımdan geçirerek yok etmek olduğunu söyledi.

Şeyh Kubeysi, bu planın sonuçlarının Iraklılar için felaket olacağı uyarısında bulunarak şunları söyledi:

"Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) olarak gelişen olayları yüzeysel olarak değil yerinde ve yakından takip ettik. İnsanlar susuzluk içerisinde, güvenlik yok. Acıma ve merhamet olmaksızın öldürülüyorlar."

Açıklamanın tam metni:

Basın Açıklaması (373) – Irak’ta Uygulanan Yeni Güvenlik Planı

Bağdat’ta yakın veya uzak olaylardan daha önemli olarak “yeni güvenlik planı”nın başarılı mı başarısız mı olduğu tüm dünyanın zihnini meşgul etmektedir. Bu Amerikan politikasının başarılı olmak için içerde ve dışarıda tüm gayretleri göstermesinin ardından sürpriz değildir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH), gelişen olayları yakında takip etmektedir. Parlak sözler ve sloganları kullanmaksızın durumu değerlendiren IMAH, insanların ihtiyaç duyduğu güvenlik, ölüme yol açan susuzluklar, onların duydukları son güvenlik umutlarına sıkılan kurşunlar ve yaşanan olayların düzeltilmesinin çalışan mekanizmalar ve sebepleri göz önüne alınmaksızın yapılamayacağına inanmaktadır.

Şimdi aşağıdaki hususları açıklamalıyız:

İlk olarak: Başbakana verilen yetkiler, göstermelik olarak Savunma Bakanlığı’na bile verilmemiştir.

İkinci olarak: Birimlere son derece serbest davranmaları yetkisi verilmiştir. Bu tür saldırılarda işgal güçlerinin direk müdahaleden uzak tutulması sağlanmıştır. Herhangi bir saldırı ve çatışma durumundan kaçınarak uçak ve top saldırıları desteğini sağlama kararı alınmıştır.

Sonuçlar ise aşağıdaki gibidir:

1- “Güvenlik Planı” bu tür bir savaşı yönetemeyen, Irak’ta yaşanan durumun çoğunlukla ana sebebi olan ve kaybolan güvenliği sağlayamayan güvenlik güçlerine milis güçlerin nüfuz etmesini sağlamıştır. Irak Hükümet güçleri Necef şehri yakınlarındaki el-Zerge bölgesinde kanıt olmaksızın katliam işlemişti. Yine hükümet güçleri, 1 Şubat 2007 Perşembe günü köy halkı uykuda olduğundan hiçbir direniş olmaksızın araçları, hayvanları ve insanları yok ederek el-Samra köyünde Arap aşiretlerine karşı bir diğer katliamı gerçekleştirmişti. İşgalcilerin hava bombardımanı sonucunda köy camisinde sabah namazı kılmakta olan cemaatten 14 kişi öldürülmüştü.

2- Bölücü milisler, Irak güvenlik güçlerinin yardımları sonrasında daha önce ulaşamadıkları Amil bölgesi ve Hayfa caddesi gibi yeni bölgelerde birkaç kontrol noktası oluşturmuşlardır. Böylece milisler el-Aktab el-Erbaa cami ile 25 evi yakmışlardır. Camiyi korumak isteyen bazı vatandaşlara “Koruma ve Düzen” güçleri ateş açmış, 4 sivili öldürerek birçoğunu ciddi şekilde yaralamıştır.

Bizler “güvenlik planı”yla ilgili olarak yine şunları söylüyoruz: “Eğer bu plan umulduğu gibi devam ederse, asıl gizli hedef olan işgale karşı çıkan Sünni Müslümanların ve grupların yok edilmesini gerçekleşmiş olacaktır. Bırakalım Irak Hükümeti şunu hatırlasın. Biz ve onlar – en iyi şekilde de olsa- birlikte öleceğiz. Ve bizler Hz Hud (as)’ın Ad kavmine söylediklerini hatırlatıyoruz.

Bugün bizler Hz Hud (as)’ın kendi halkı için korktuğundan daha fazla korkuyoruz. Çünkü onlar kâfirlerdi ve sizler Müslümansınız. Ancak sizler kâfirlerin davranışlarını takip ederseniz azabınız daha acıklı olacaktır
 “Ad kavminin kardeşini (Hûd’u) an. Zira o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların da gelip geçtiği Ahkaf bölgesindeki kavmine: Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Ben sizin büyük bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum, demişti.” (Ahkaf Suresi, 21. Ayet)

Akıl ve mantık ölçüsünde bakıldığında, son günlerde olduğu gibi ülkeyi yöneten özel katiller hükümet binalarında otururken, direniş liderlerine ulaşabilmek için bir ipucu bulmak gayesiyle işgal güçlerine karşı çıkan yüzlerce insanın tutuklanması kabul edebilir mi?
Cenab-ı Allah (cc)’tan bizleri doğru yoldan ayırmamasını, durumumuzu ve durumunuzu eskiden daha iyi etmesini niyaz ediyoruz. Amin

IMAH Basın Birimi
23 Muharrem 1428 / 11 Şubat 2007

 

 

HEYET Net
 

248 total views, 1 views today

Leave a Comment