Cellatlara Artık Dur Deyin!

ImageKüresel Barış ve Adalet Komisyonu’nun Şehit Prof. Dr. İsam el-Rawi anısına düzenlediği program İstanbul’da

gerçekleştirildi.

HEYET Özel / İstanbul – Programa Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) adına Şeyh Amir İgaidi, Amerika’dan savaş karşıtı hareketin önde gelen ismi Cindy Sheehan ve Türkiye’den bir çok Sivil Toplum Kuruluş temsilcisi de katıldı.

Yapılan konuşmalar ve sorulan sorulara verilen cevaplarda oluşan programın ilk kısmında Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) adına söz alan Şeyh Amir İgaidi şu konuşmayı yaptı:

"Bismillahirrahmanirrahim,

Allah (cc)’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun

Değerli katılımcılar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) temsilcisi olarak gerçekten çok önemli olan adalet, güvenlik ve barış için Küresel Adalet ve Barış Komisyonu’nun düzenlediği bu programa katılmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.

Bizler bugün insanın yeryüzünde aziz ve şerefli bir hayat sürmesi için hayatın her alanında barış ve adaleti sağlayacak gelişmiş bir medeniyetin zirvesinde yaşıyoruz.  Maalesef bu gelişmişlik ve medeniyet insanın varlığını tehdit etmeye başladı. Çoğu zaman ona zarar veriyor. Umudumuzu, özellikle Batı Dünyası’nın dile getirdiği demokrasi, güvenlik, emniyet, adalet ve insan hakları gibi sloganlara bağladık. Ama büyük bir şok yaşadık. Çünkü batı dünyasının bir parçası olan Amerika bu sloganları kullanarak, ülkemiz Irak’ı haksız yere işgal etti.

Değerli arkadaşlar,

Bugün Irak’ta Amerikan işgal güçlerinin işlediği insan hak ihlalleri ve uygulamalar aklı başında ve mantıklı bir insanın kaldıramayacağı suçlardır.

Tarih boyunca insanlığın, medeniyetin gelişmesini sağlayan bu köklü ülkeyi Amerika, İngiltere ve beraberindekiler yok etmeye çalışıyor.

Hayata bağlı ve barışsever Irak halkı insanın yaşayabileceği en kötü hayat şartlarını yaşamaktadır. Her yerde hapishaneler var. Ebu Gureyb’i zaten herkes biliyor.

İşgal güçlerinin masum ve tertemiz Irak halkına yönelik işlediği vahşi işkenceler ve uygulamalar dünyanın başka yerlerinde olmayan uygulamalardır.

Amerikan işgal askeri adalet, barış ve özgürlük adına istediği suçu işleyebiliyor. Çünkü özgürlük sadece onlar içindir! Tüm bu yaptıklarını ülkesinin güvenliği için yapıyorlar. Gece-gündüz evlere baskın düzenliyor, tanklarıyla her şeyi yıkıyor, teröre savaş bahanesiyle hatta erkek, kadın, çoluk çocuk ayrımı yapmadan istediklerini öldürüyor. Bu işgal güçleri kadınları tutukluyor, onlara tecavüz ediyor. Tıpkı dün yaşandığı gibi küçük kız çocuklarına tecavüz ederek tüm ailesini vahşice katledebiliyor. Tüm bu yapılanlar Bush’un iddia ettiği gibi barış, adalet, özgürlük, teröre karşı savaş ve demokrasi için yapılıyor.

Iraklı çocuklara gelince…. Amerikan işgal güçlerinin saldırıları nedeniyle korkudan çocukların psikoloji bozuldu, birçoğu psikolojik ve saldırılar nedeniyle fiziksel hastalıklarla karşı karşıya.

İşgal nedeniyle Irak’ta hizmet sektörü felç olmuş, elektriğin ne olduğu unutulmuş, altyapı hizmetleri çökmüş ve iki büyük nehrin geçtiği ülkemizde insanlar temiz suya ulaşamaz hale gelmiştir.

İşsizlik % 70 oranına ulaştı. Bu yüzden rüşvet, hırsızlık, hortumculuk ve hırsızlık olayları çoğaldı. Böylece Irak sadece canavarların yaşayabileceği bir ormana döndü.

Durumu daha da kötüleştiren şudur ki ABD kendi standartlarına uygun kendisine hizmet edecek, halkı daha çok ezecek bir hükümet getirdi. Bu hükümet son derece vahşi, aşırı ve bölücü bir politika takip ederek işgalcileri aratmadı. Hiç suç işlemeyen onbinlerce masum Iraklı sivil, Irak Hükümeti tarafından hapishanelere atıldı.

Bu bölücü hükümet ülkemizde fitne ve fesat yaymaktadır. Irak içişleri bakanlığına bağlı ölüm tugayları ve bölücü milis güçler gece-gündüz Irak sokaklarında masum insanları avlıyor. Sivil halkın evlerine baskın yapıyor, istediklerini tutukluyor ve öldürüyor. Sonuç olarak gözleri matkapla oyulmuş, vücudunun her yeri işkencelerle dolu, başları koparılmış onlarca cesede sokaklarda rastlanılıyor. Faşist ve Nazi hükümetleri aratmayan Irak Hükümeti kendisine karşı herkesi rahatlıkla öldürtüyor. Halkın suçu ise sadece ya dini, ya mezhebi ya da mensup olduğu ırkı oluyor.

Bu konuşmamla sizleri korkutmak, kalplerinize hüzün vermek veya üzüntüye salmak istemiyorum. Bilakis Irak’ta hergün yaşamakta olduğumuz olaylardan sizleri haberdar etmek istedim. Böylece sizler de insani görevinizi yapabilirsiniz diye ümit etmekteyim.

Sizlere “Cellada Dur” deyiniz diyorum.

Irak Hükümeti’nin uyguladığı zulüm, fitne, fesat ve bölücülükten Iraklıları kurtarmak için bu yaşananları aktarıyorum.

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) olarak tüm sorunların çözümünün işgalin bitirilmesi ve işgalcilerin geri çekilmesi olduğuna inanıyoruz. Irak, Irak halkına bırakılmalıdır.

Ayrıca Amerikan-İngiliz işgaline karşı yürüttüğümüz direniş ve mücadelemizin haklı ve meşru olduğuna inanıyoruz.

Her zaman ve her asırda işgal edilen ülkelerde halkın işgalcilere karşı yürüttüğü meşru direniş gibi bizler de vatanımızı savunuyoruz.

Irak’ın işgalden kurtarılması ve özgürleştirilmesi sadece direniş ile mümkündür.

Ve zafer yakındır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

Image

 Konuşmanın sonunda bir gazetecinin sorduğu “Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) direnişle ilgili taraflı, İslamcı ve milli bir söylev kullanıyor. Bunu bildirilerinde de rahatlıkla görebiliyoruz. Acaba bu Irak’ın tamamını kapsayıcı olamaz mı?” şeklindeki soruya İgaidi şunları söyledi.

"Irak Direnişiyle ilgili kullandığımız beyanatlar İslami ve Milli beyanlardır. Çünkü işgalin hedefi Irak’ı mezhep ve ırklara dayalı olarak bölmektir. İkinci olarak eğer sizler isimlendirme olarak Arap, Kürt, Sünni veya Şii direniş diye isimlendirme yaparsanız bu, bölünmeye sebebiyet verir. Biz bunun için milli (vatani demekteyiz. Irak’ın büyük çoğunluğu müslümandır. Irak halkının Müslüman olması hasebiyle de direniş için İslami bir söylev kullanıyoruz. Direniş İslami ve milli bir direniştir."

Nokta Dergisinden Ceylan Hanım şu soruyu yöneltti: “ Gerçekten merak ediyorum. Irak denilince hep patlayan bombalar ve bombalama olayları aklımıza geliyor. Ben Irak’ta yaşayan kadınları merak ediyorum. Günlük yaşamları nasıl? Ne yiyorlar, ne içiyorlar, gülüyorlar mı, evleniyorlar mı? Çocuklarını okula gönderiyorlar mı? Yani Iraklı bir kadının günlük yaşamı nasıl?”

Bu soruyu İgaidi şöyle yanıtladı: “Böyle önemli bir soru sorduğunuz için teşekkür ederim. İnanın Iraklı kadınlar tarihinde yaşadığı en zor şartları yaşamaktadırlar. Bildiğiniz gibi geçen gün Sabrine el-Cenabi adlı bir bayan Irak Hükümet ordusuna ait güçler tarafından tecavüze uğradı. Bu tecavüzcü askerler ne yazıkki Irak Başbakanı Nuri el-Maliki tarafından ödüllendirildi!

Irak’taki kadınlar eğitim ve kültür seviyesi çok yüksek kadınlar idi. Okuma-yazma oranı son derece yüksek idi. Bizler kadının İslam açısından en şerefli varlık olduğuna inanmaktayız. Ancak ne yazıkki gelinen noktada Iraklı kadınlar cahil bırakılmaktadır. Birçoğunun eşi, ailesi ve yakınları öldürülmüştür. Aileler kız çocuklarını okullara gönderemiyor; zira kaçırılmalarından, öldürülmelerinden ve tecavüze uğramasından korkuyor.

HEYET Net/ İstanbul

158 total views, 1 views today

Leave a Comment