Türkiye Medyasından IMAH Üyesi El- İgaidi Ziyaretine Büyük İlgi

ImageIrak Müslüman Âlimler Heyeti (IMAH) Şura Meclisi Üyesi ve IMAH’ın Suriye ve Lübnan Temsilcisi Şeyh Amir El- İgadi,

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu’nun (BAK) Bağdat’ta öldürülen Iraklı bilim insanı İsam El Rawi anısına İstanbul’da 24 Şubat 2007 tarihinde düzenlediği "Savaşsız Bir Dünya İçin 4. Uluslararası Buluşma"ya katıldı.

Türkiye medyası, Şeyh el- İgaidi’nin Buluşma’da yaptığı konuşmasına ilgi gösterdi. İHA, el- İgaidi’nin "Biz, Iraklı Müslüman Alimler Heyeti olarak, işgal güçlerinin belirli bir takvim çerçevesinde Irak’ı terk etmesini istiyoruz." Sözlerine yer verirken, "Haber7" ve " Savaş Karşıtları" gibi web siteleri " ‘İşgal güçlerinin belirli bir takvim çerçevesinde Irak’ı terk etmesini istiyoruz" şeklindeki şözlerine yer verdi.

Anadolu Ajansı ise el- İgaidi’nin şu sözlerini aktardı: " ABD, Irak’ın geleceğini ve geçmişini siliyor. Bugün müzelerimizdeki 500 binden fazla tarihi eser kayıptır. Bütün bu kötü durumlar direnişi tetiklemektedir".

NTV, Cumhuriyet ve Vakit gazeteleri de Şeyh el- İgadi’nin şu sözlerine yer verdi: " Bush, Irak’ı yok etmek istiyor. Kendi ülkesinde ona verilmeyen yetkiler Irak’ta verildi. Irak’ta işgal güçleri tarafından insanlığa karşı yapılanlar utanç verici".

Ayrıca TV7, TV5 ve Hilal TV’lerinde ise, el- İgaidi’yi konuka edip "BOP"’tan yola çıkarak Irak’ın durumu değerlendirildi.

Image

BATI’NIN SALDIRILARI, "CİHAD" DUYGULARINI UYANDIRDI

El- İgaidi ile röportaj yapan "Milli Görüş" gazetesi, şu sözlere de yer verdi: " Tek bir direniş sancağı altında toplanan direniş gruplarının içinde Sünniler, Şiiler, Araplar, Kürtler ve Türkmenler var. İşgal karşısında cihad duygusu yeniden uyandı".

ABD, GÖZYAŞI VE YIKIM GETİRDİ

Röportajını bu başlık altında yayınlayan "Vakit" gazetesi de, el- İgaidi’nin "demokrasi, özgürlük ve barış" ile ilgili şu sözlerini aktardı: " Maalesef Irak halkı için demokrasi gibi kavramlar kan ve gözyaşından başka bir anlam taiımıyor. Amerika, bu sloganları kullanarak Irak’ı işgal etti. Amerika, demokrasi ve özgürlük adına istediği her türlü suçu işleyebiliyor. Ama özgürlük sadece onlar içindir!".

Image

IRAK’TA MEZHEP DEĞİL ÇIKAR SAVAŞLARI VAR

Bu başlık altında bir röportaj yayınlayan "Gerçek Hayat" dergisi’nin de sorularını cevaplandıran el- İgaidi, bir soru üzerine şöyle dedi: " Irak’ta çeşitli ırksal ve mezhepsel topluluklar var; Araplar, Türkmenler, Kürtler yanı sıra Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yezidiler. Irak’ta çeşitli siyasi güçler var ve bunlar farklı başlıklar altında gruplar oluşturuyorlar. Bu siyasi güçler Irak halkının ve Irak’taki bu farklı toplulukların çoğunu kapsıyor. Ve bunların tamamı işgal karşıtıdır. İşgalcilar eğer bu topraklardan ayrılırlarsa bu topluluklar hükümeti kurabilir".

El- İgaidi ile röportaj yapan "Yeni Asya" gazetesi  ve " Hak Söz" dergisi, benzer konular üzerinde durdu.

Ayrıca İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) İstanbul Şubesi, el- İgaidi’yi konuk ederek "Irak´ta Direniş ve İç Dinamikler" adı altında bir seminer düzenledi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) adına söz alan Şeyh Amir el- İgaidi, Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu’nun (BAK) Bağdat’ta öldürülen Iraklı bilim insanı İsam El Rawi anısına düzenlediği "Savaşsız Bir Dünya İçin 4. Uluslararası Buluşma" toplantısında şu konuşmayı yaptı:

  "Bismillahirrahmanirrahim,

Allah (cc)’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun

Değerli katılımcılar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) temsilcisi olarak gerçekten çok önemli olan adalet, güvenlik ve barış için Küresel Adalet ve Barış Komisyonu’nun düzenlediği bu programa katılmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.

Bizler bugün insanın yeryüzünde aziz ve şerefli bir hayat sürmesi için hayatın her alanında barış ve adaleti sağlayacak gelişmiş bir medeniyetin zirvesinde yaşıyoruz.  Maalesef bu gelişmişlik ve medeniyet insanın varlığını tehdit etmeye başladı. Çoğu zaman ona zarar veriyor. Umudumuzu, özellikle Batı Dünyası’nın dile getirdiği demokrasi, güvenlik, emniyet, adalet ve insan hakları gibi sloganlara bağladık. Ama büyük bir şok yaşadık. Çünkü batı dünyasının bir parçası olan Amerika bu sloganları kullanarak, ülkemiz Irak’ı haksız yere işgal etti.

Değerli arkadaşlar,

Bugün Irak’ta Amerikan işgal güçlerinin işlediği insan hak ihlalleri ve uygulamalar aklı başında ve mantıklı bir insanın kaldıramayacağı suçlardır.

Tarih boyunca insanlığın, medeniyetin gelişmesini sağlayan bu köklü ülkeyi Amerika, İngiltere ve beraberindekiler yok etmeye çalışıyor.

Hayata bağlı ve barışsever Irak halkı insanın yaşayabileceği en kötü hayat şartlarını yaşamaktadır. Her yerde hapishaneler var. Ebu Gureyb’i zaten herkes biliyor.

İşgal güçlerinin masum ve tertemiz Irak halkına yönelik işlediği vahşi işkenceler ve uygulamalar dünyanın başka yerlerinde olmayan uygulamalardır.

Amerikan işgal askeri adalet, barış ve özgürlük adına istediği suçu işleyebiliyor. Çünkü özgürlük sadece onlar içindir! Tüm bu yaptıklarını ülkesinin güvenliği için yapıyorlar. Gece-gündüz evlere baskın düzenliyor, tanklarıyla her şeyi yıkıyor, teröre savaş bahanesiyle hatta erkek, kadın, çoluk çocuk ayrımı yapmadan istediklerini öldürüyor. Bu işgal güçleri kadınları tutukluyor, onlara tecavüz ediyor. Tıpkı dün yaşandığı gibi küçük kız çocuklarına tecavüz ederek tüm ailesini vahşice katledebiliyor. Tüm bu yapılanlar Bush’un iddia ettiği gibi barış, adalet, özgürlük, teröre karşı savaş ve demokrasi için yapılıyor.

Iraklı çocuklara gelince…. Amerikan işgal güçlerinin saldırıları nedeniyle korkudan çocukların psikoloji bozuldu, birçoğu psikolojik ve saldırılar nedeniyle fiziksel hastalıklarla karşı karşıya.

İşgal nedeniyle Irak’ta hizmet sektörü felç olmuş, elektriğin ne olduğu unutulmuş, altyapı hizmetleri çökmüş ve iki büyük nehrin geçtiği ülkemizde insanlar temiz suya ulaşamaz hale gelmiştir.

İşsizlik % 70 oranına ulaştı. Bu yüzden rüşvet, hırsızlık, hortumculuk ve hırsızlık olayları çoğaldı. Böylece Irak sadece canavarların yaşayabileceği bir ormana döndü.

Durumu daha da kötüleştiren şudur ki ABD kendi standartlarına uygun kendisine hizmet edecek, halkı daha çok ezecek bir hükümet getirdi. Bu hükümet son derece vahşi, aşırı ve bölücü bir politika takip ederek işgalcileri aratmadı. Hiç suç işlemeyen onbinlerce masum Iraklı sivil, Irak Hükümeti tarafından hapishanelere atıldı.

Bu bölücü hükümet ülkemizde fitne ve fesat yaymaktadır. Irak içişleri bakanlığına bağlı ölüm tugayları ve bölücü milis güçler gece-gündüz Irak sokaklarında masum insanları avlıyor. Sivil halkın evlerine baskın yapıyor, istediklerini tutukluyor ve öldürüyor. Sonuç olarak gözleri matkapla oyulmuş, vücudunun her yeri işkencelerle dolu, başları koparılmış onlarca cesede sokaklarda rastlanılıyor. Faşist ve Nazi hükümetleri aratmayan Irak Hükümeti kendisine karşı herkesi rahatlıkla öldürtüyor. Halkın suçu ise sadece ya dini, ya mezhebi ya da mensup olduğu ırkı oluyor.

Bu konuşmamla sizleri korkutmak, kalplerinize hüzün vermek veya üzüntüye salmak istemiyorum. Bilakis Irak’ta hergün yaşamakta olduğumuz olaylardan sizleri haberdar etmek istedim. Böylece sizler de insani görevinizi yapabilirsiniz diye ümit etmekteyim.

Sizlere “Cellada Dur” deyiniz diyorum.

Irak Hükümeti’nin uyguladığı zulüm, fitne, fesat ve bölücülükten Iraklıları kurtarmak için bu yaşananları aktarıyorum.

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) olarak tüm sorunların çözümünün işgalin bitirilmesi ve işgalcilerin geri çekilmesi olduğuna inanıyoruz. Irak, Irak halkına bırakılmalıdır.

Ayrıca Amerikan-İngiliz işgaline karşı yürüttüğümüz direniş ve mücadelemizin haklı ve meşru olduğuna inanıyoruz.

Her zaman ve her asırda işgal edilen ülkelerde halkın işgalcilere karşı yürüttüğü meşru direniş gibi bizler de vatanımızı savunuyoruz.

Irak’ın işgalden kurtarılması ve özgürleştirilmesi sadece direniş ile mümkündür.
Ve zafer yakındır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum."

HEYET Net

203 total views, 1 views today

Leave a Comment