IMAH: Zafer Yakındır, Sabırlı Olunuz

ImageIrak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) işgalin 4. Yıldönümünde Irak halkına yönelik olarak yayımladığı mesajda Amerikan

projesinin Irak’ta iflas ettiğini ve zaferin yakın olduğunu söyledi.

Mesajın Tam Metni Şöyle:

Kahraman Irak Halkı!

السلام عليكم ورحمة الله وبركاته

(Allah (cc)’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.)

Allah (cc)’a hamd, Resulu (sav)’ne salat, ailesine, ashabına ve kendisine tabi olanlara selamdan sonra, 

Anglo- Amerikan işgalinin 4. yılına girerken ülkemizin gün geçtikçe daha kötü bir duruma sürüklendiğini görmekteyiz. Biz bugüne kadar yaklaşık 800 bin evladımızı kaybettik. Erkeklerimiz, kadınlarımız, gençlerimiz ve yaşlılarımız öldürülerek veya tutuklanarak zulüm görmektedir. Bu zulümden çocuklarımız bile kurtulamadı.

Ülkemiz altyapısının %70’i tahrip edildi. Her türlü hizmetten mahrum kaldık. Kışın soğuktan yazın ise sıcaklıktan ölmekteyiz. 21. yüzyılda yemeklerimizi odunla pişirmekteyiz! Bol bol suyumuz olmasına rağmen susamaktayız veya sağlıklı su içememekten dolayı hastalanmaktayız. 

Milyonlarca vatandaşımız zorunlu göçe tabi tutuldu. Yarısı kendi vatanımızda muhacir durumuna düşerek evlerini barklarını bırakıp çadırlarda veya mecburen başkalarının yanında misafir olarak durmak zorunda kaldı. Bu mazlumlar hallerini ancak Yüce Allah (cc)’a şikâyet etmektedirler. Diğer yarısı ise yurtdışına çıkmakla beraber gurbet acısını ve ülkelerinden çıkarılma derdini çekmektedir.

Bizler yoksul değiliz… Ülkemiz zengin bir ülkedir;  fakat bugün talan edilmektedir.

Ülkemiz, yolsuzluk açısından (uluslararası kuruluşların da tespitine göre) dünyanın en kötü ülkesi haline gelmiştir. Bunu yakın ve uzak olan herkes fark etmektedir. Buna rağmen işgalciler hala utanmadan yalan söylüyor ve: " Size özgürlük getirdik, sizleri zulümden kurtardık" diye bas bas bağırıyorlar.

Evet… Bize orman kanunlarının özgürlüğünü getirdiler! Caniler bugün Irakımızda serbesttir… İşgalci cani güçleri, istihbaratı ve cani çeteleri, insanlarımızı sorgulamaksızın öldürüyorlar ve mallarımızı yağmalıyorlar.

İşgalin getirdiği Hükümet organları da aynı işi yapmakta ve kimse onları bu hukuksuzluklarından dolayı sorgulamamaktadır.

İşte budur bize getirdikleri özgürlük…

Sözde kurtulduğumuz zulüm ise, insanlar tarafından neredeyse özlenmeye başlandı. Çünkü gördükleri yeni zulüm, bütün dünya halkının görmediği zulmü aştı…

Değerli Iraklılar!

Hepimizi kapsayan zorluğun boyutunun farkındayız..
Yalnız; işgal budur işte.. Sadece yok etmekten anlar; öldürmekle ve kan dökmekle beslenir.

İşgale maruz kalan bütün ülkelerin tek seçeneği "Direnmek" olmuştur. Bu ülkenin evlatları olarak işgale karşı gelmek için bizim de direnişten başka seçeneğimiz yoktur.

Bu direniş ki işgalin bütün planlarını alt üst etti ve ona unutamayacağı bir ders verdi. Söz konusu dersle şu mesaj verildi: Halklar asla yenilmez! Özgürlüğünü isteyen halka karşı bunca silahın hiçbir kıymeti yoktur!  Özellikle de şerefli müslüman Irak halkına karşı..

Tarih, Irak halkının ne kadar asil bir millet olduğunu ve zillete boyun eğmediğini yazmaktadır.    

Muhterem Efendiler!

Yüce Allah (cc), bize evlatlarımızın başlattığı direnişi lütuf etti ve bunu muhafaza etti.

Bir direniş ki, işgale acılar çektirdi ve onu hedeflerinden caydırabildi. İşgalciler bugün en kötü günlerini yaşamaktadırlar. Kurdukları hayaller yok olunca, kayıt şartsız kurtulmak için kendi halkının ve politikacılarının baskısına boyun eğmektedirler.  

Bunlar, önce Allah (cc)’ın sonra sizin güveniniz, huzurunuz ve hayrınız için canlarını yoka sayan kimliği belirsiz sadık evlatlarınız sayesinde gerçekleşmiştir.

Bu sadık evlatlar, yüce Allah (cc)’ın rızasını kazanarak cennet uğruna başlattıkları görevi tamamıyla yerine getirebilmeleri için sürekli desteklerinize ihtiyaç duymaktadır.

Değerli Kardeşlerimiz!

İşgalciler, milyonlarca dolar harcayarak kendi evlatlarınızın imajını bozmaya çalışmaktadır. Evlatlarınızın şerefli direnişini cinayet ve terör olarak göstermektedirler. İşgalciler, hem sivil masum halkımızı katlederek direnişçileri suçluyor; hem de küçük direniş gruplarının arasına sızarak bunları kendi amaçları doğrultusunda kullanıyor.

Her neyse bizler,  ABD istihbaratına mensup kişilerin bir Arap kanalında  "CIA’nın Gizli Savaşları" adlı programda bizzat kendi ağızlarıyla dediklerini size hatırlatmak istiyoruz.

Bunlar şöyle dediler:

Vietnam savaşında, insanların arasına korku yaymak için bize kadın, çocuk ve iş adamlarını öldürme talimatı veriliyordu!!!

Gerçek bu işte…

Dolayısıyla işgalcilerin tuzağına düşerek onlardan başkasına öfkelenmemeliyiz ve işgalin kalmasına izin vermemeliyiz.. Çünkü onlar zaten milyonlarca doları bu amaç için harcadılar.
 

Buna rağmen bizler, kendilerine güvendiğimiz direnişçi evlatlarımıza nasihatta bulunarak birleşmelerini, aralarında ihtilaf çıkmasına müsaade etmemelerini, ateşlerini ülkenin ve halkımızın birinci düşmanı olan işgale karşı püskürtmelerini söylüyoruz.

Yine bizler direnişçi evlatlarımıza seslenerek onlardan, gerçekçi ve dinin temellerine dayalı bir program üzerinde uzlaşmalarını, bütün asil Irak halkının hak ve hukukuna riayet etmeye söz vermelerini ve ellerinden geldiği kadar ülkenin parçalanmasına ve yağmalanmasına izin vermemelerini istiyoruz.
 

Çok Sevdiğimiz Halkımız!

Bizler bugün birçok problemle karşı karşıyayız. Şayet işgal ve işbirlikçilerini atlarsak (ki her zaman bunu dile getiriyoruz) yaşadığımız problemlerin başında işgalcilerin denetimindeki siyasi sürece katılmayı kabul eden politikacılarımız gelmektedir… Bunlar, siyasal süreçle ilgili olarak Irak halkını desteklemek ve zulmü engellemek bahanesiyle kendilerini savunmaktadırlar!!!
 

Aslında bunlar, ABD yönetimini içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmaktan ve amaçlarını yerine getirmekten başka bir iş yapmamaktadırlar. Eleştiri okları, ne zaman Amerika Başkanına yöneldi ise, o kendini şöyle savunuyor: “Irak’ta yeni bir dönem başladı.. Artık burada seçilen bir hükümet ve bir meclis ile kuruluşları olan bir devlet var!!!. 
 

Bizler acılarınızı tazeleyip seçimlerde nasıl hile ve sahtekarlıklar yapıldığını, işgalcilerin ve işbirlikçi partilerle milislerin sonuçları nasıl istedikleri gibi açıkladıklarını hatırlatmak istemiyoruz. Sizler detayları daha iyi biliyorsunuz.. Fakat biz, "seçimle" gelen politikacı ve milletvekillerinin yaptıkları kötü işlerini hatırlatmak istiyoruz.

Hükümet düzeyinde şöyle söyleyebiliriz: Iraklılar, hükümet varken hükümete bağlı " ulusal muhafız" güçleri, polis veya hükümete bağlı milisler tarafından yapılan saldırılarda onbinlerce evladını kaybetti. Kayıpların başında vefakar alimler, örnek politikacılar, askeri komutanlar, tanınmış aşiret reisleri, doktorlar, mühendisler ve alanlarında nadir bilimsel çalışmalar yapan uzman kadrolar gelmektedir.

Ayrıca bu güçler, kendilerine bağlı ayrı ayrı özel cezaevleri ve tutuklama mekanlarında insanları her türlü işkenceye tabi tutmaktadır. Hükümet güçleri ve buna bağlı milisler, Şeytanın aklından bile geçmeyen yöntemleri kullanarak işkence uygulamaktadırlar. Örneğin insanların vücudunu matkapla delmek, ütü basmak, asit suyuna atmak, kollarını çiviyle duvara çakmak ve kafalarını demirlerle sıkıştırmak…

Tabi ki kadınlar da dahil erkek ve çocuklara karşı uygulanan ahlak dışı tecavüz olayları bu işkencelerin dışında gerçekleştirilenler arasındadır.

Iraklılar, bu hükümetlerden çirkin biçimde planlanan "mezhebi" kışkırtmayı, zorunlu göçü, uyuşturucuyu, mafya çetelerini, çocuk ticaretini ve tek tek sıranlaması zor olan tüm kötülükleri gördü.

Irak Hükümeti son dönemde, "Yeni Güvenlik Planı" diye bir oyunla meydana çıktı. Bu plan bahanesiyle binlerce masum insan öldürüldü ve tutuklandı; bölücüler de ulaşamadıkları amaçlarına bu plan sayesinde ulaşabildi.

Irak Meclisi düzeyindeki kötülüklerden bahsetmek gerekirse; birkaç milletvekili hariç kalanları sanki işlenen bu zulüm ve cinayetler kendilerini hiç ilgilendirmiyormuş gibi bütün olaylar karşısında sessizliğini korumaktadır.

Irak Meclisi, ne yakından ne de uzaktan Irak’ın menfaatiyle alakası olmayan hedefleri yerine getirmeye çalışmaktadır.

Milletvekilleri, dönemlerinde daha da kötüleşen yaşamınızın düzeltilmesi ve çöken güvenliğinizin sağlanması için çalışmak yerine çabalarını işgalcilerin projelerini yerine getirmede harcıyorlar. Bunlar, işgalcilerin hazırladığı Anayasa’nın kabulünü sağladılar,

Ülkemizi zayıf düşürüp kontrolünü sağlamak amacıyla "Federalizm" sisteminin uygulanmasına yardımcı oldular.

Son olarak milletvekillerinden, işgalcilerin hazırladığı ve ülkenin kaynaklarını yabancılara peşkeş çekecek "Petrol ve Gaz Yasası"nın kabulü istenmektedir.   

Acaba ne yapacaklar?!!!

Keşke bir kez de olsa işgalcilerin planlarına karşı çıkıp, gelecek kuşakların serveti, Irak’ın güç kaynağı ve geleceğini güveni olan petrol yasasını reddetseler!…

 
Muhteremler!

Biz biliyoruz ki topraklarımızda mevcut olan bir savaş durumu vardır. Bu durumdan kaynaklanan ve benzer meseleler çözülecektir. Dolayısıyla ya işgalciler galip gelip halk yenilecektir. Binaenaleyh politikacılarımızın ve Irak Meclisi’nin tutumu ne olursa olsun o bildiğini yapacaktır. Ya da halk galip gelecek, iş kahraman Irak evlatlarına geçecektir. O zaman oybirliğiyle kabul görmüş olsa bile bütün yasalar geçersiz sayılacaktır.

İşgal güçleri yenilerek ülkemizden çıktığı gün, işbirlikçiler de dahil çıkardıkları bütün yasa ve projeleri kendileriyle beraber gidecektir. Fakat bizi kaygılandıran tek husus, kendilerini bu vatanın evladı sayan bir grup Iraklının çıkıp işgalcilere yardım etmeleridir.

Bunlar, Allah (cc)’ın huzurunda düşmana yardım etmenin hesabını vermekten korkmuyorlar mı acaba? Irak halkının kendilerini hesaba çekeceklerinden korkmuyorlar mı?

 
Değerli Beyefendiler!

Bizler büyük zaferin eşiğindeyiz..

Asil Iraklılar bu zafer uğruna büyük fedakârlıklar gösterdi…
Bugün dünya politikacıları, Amerikan projesinin Irak’ta başarısız olduğunu söylemektedir.
Bundan ötürü, sabırla ve meydan okumayla bu başarımızı koruyalım. Son nefesini çeken işgalciye yardım ederek onu daha fazla kalma umuduna sürüklemeyelim.

İşgalciye en büyük destek, direnişimizden vazgeçmek, onun imajını bozmaya müsaade etmek ve hedefinden caydırarak iç problemlere sürüklemektir.

Yüce Allah (cc)’tan bize büyük zaferi nasip etmesini, düşmanımıza zillet vermesini; ülkemizin ve diğer müslüman ülkelerinin sağ salim, güvenli ve her türlü dert ve beladan arındırmasını niyaz ederiz.

IMAH Genel Merkez
29 Safer 1428 / 19 Mart 2007

236 total views, 1 views today

Leave a Comment