Irak’ın Sevgisi Kanımda Dolaşıyor

ImageSimona Turina, Eylül 2004’te Bağdat’ta kaçırıldığında dünya basının bir zamanlar konuştuğu isim. Huyu

Iraklıların huyu, kimliği ise İtalyan olan Simona Turina hanimefendi: "Irak’ın sevgisi kanımda dolaşıyor" dedi.

Turina, IMAH’ın resmi gazetesi "el- Basair"e konuşarak yeni projelerini ve kaçırılma günlerini anllattı:

Röportaj: Casim eş- Şammari/ Amman

Basair: İlk önce kuruluşunuzu Basair okuyucularına tanımak istiyoruz.

Turina: "Köprü" adlı örgütümüz, 1991 yılında Irak’a uygulanan ambargo günlerinde İtalya’da kuruldu. Ben şahsen 1994 yılında Irak’a gittim. O dönemlerde Irak halkına çok hizmetler verdik. Irak’ın işgalinden sonra İtalyan orgütleriyle işbirliği yaparak hiztmetimizi devam ettirmeye çalıştık.
Berlusconi hükümetinden işgale yardım etmesi nedeniyle tek bir kuruş bile almak istemedik.

Basair: Kuruluşunuzun çalışma alanları hakkında bilgi verir misiniz?

Turina: Kuruluşumuz eğitim, sağlık ve içilecek su temin etmek amacıyla su arındırma alanlarında çalışmalarını yürütmektedir.

Basair: Projelerinizi hangi illerimizde gerçekleştirdiniz?

Turina: Projelerimizi, Bağdat başta olmak üzere Basra, Felluce ve Necef’te yürüttük.

Basair: Peki şimdi Irak’ta herhangi bir rolünüz var mı?

Turina: Biz şimdi Iraklı tutuklulara ilişkin faaliyet gösteren Irak sivil toplum kuruluşlarını destekleyerek onların kadrolarına bu alanda eğitim veriyoruz. Kendileri için değişik paneller ve konferanslar düzenliyoruz.

Basair: Irak’ta yaşadığınız kaçırılma olayına değinmek istiyoruz. Bu olay niçin ve ne zaman meydana geldi?

Turina: 9 Eylül 2004 tarihinde tam olarak saat 17: 00’de Bağdat’ta büroda otururken, yaklaşık 20 silahlı kişi büroyu basarak bizi götürdü. Biz büroda 4 kişi idik. Eğitimli oldukları hareketlerinden belli idi. Bizi 5 araçla Bağdat’a yarım saatlik mesafede bir eve götürdüler. Gözlerimiz ve ellerimizi bağlı olarak duvara dayadılar bizi.

Basair: Tam bu esnada nasıl bir duygu hissettiniz?

Turina: Çok korkuyordum. Kesinlikle ailemin benim için endişeleneceğini düşünüyordum. Çok zor anlardı gerçekten.

Basair: Sonra ne oldu?

Turina: Sonra bulunduğumuz evden iki saat uzaklıkta yeni bir eve götürdüler bizi.

Basar: Kaçıranlar size nasıl davranıyordu?

Turina: İlk günlerde çok sert davranıyorlardı bize. İşimizle ve neden Irak’a geldiğimizle ilgili çok sorular soruyorlardı. Fakat bir müddet sonra iyi davranmaya başladır.

Basair: O günlerde ne hissediyordunuz ve ne düşünüyordunuz?

Turina: Ben o günlerde hem rahatsız hem de kızgın idim. Çünkü kendi kendime soruyordum: Neden bizi kaçırdılar? Ben Irak halkına yardım etmek için geldim. Peki, neden bu geldi başıma? Korku, endişe ve kızgınlık dolu enteresan bir duygu hissediyordum.

Basair: Ne kadar tutuklu kaldınız?

Turina: Üç hafta

Basair: Nasıl serbest bırakıldınız?

Turina: Zor bir şekilde. Serbest bırakıldığımız gün hem korkuyorduk hem de mutluyduk. Bizi Bağdat’ın belli bir bölgesinde bırakıp gittiler. İtalya Kızılay’ı bizi o bölgeden alarak direk havaalanına götürdü.

Basair: Sizi kaçıranlar çete miydi acaba?

Turina: Hayır, hayır! Asla

Basair: Irak’a gitme fırsatınız olur ise gider misiniz?

Turina: Tabi ki böyle bir güvensizlik ortamında gitmek istemem. Ama yine de Irak için çalışıyorum. Biraz önce anlattığım gibi sivil toplum kuruluşlarına yardım ediyoruz ve Irak’ın durumunu İtalyanlılara aktarmaya çalışıyoruz.

Basair:  Kuruluşunuzun yeni projeleri var mı?

Turina: Biz tutukluların haklarını savunmaya ve Irak’a ilaç gibi insani yardım paketlerini göndermeye çalışıyoruz.

Basair: Siz 1994 yılından bu yana Irak’ta görev yaptınız. Savaş öncesinde ve sonrasında Irak halkını nasıl buldunuz?

Turina:  Iraklılar iyi insanlardı. Ben 1994’ten beri onların arasında yaşadım. Çok sevimli insanlar bunlar. Fakat işgalden sonra uğradıkları zulümden dolayı yabancılara karşı tutumları değişti. Önemli olan şu. Ben gördüm ve emin oldum ki, Iraklılar gayretli ve medeniyetlerine saygı gösteren bir halktır.

Basair: Duyduğumuza göre IMAH Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Abdüsselam el- Kubeysi’yle Amman’da görüşmüş ve kendilerine İtalya Parlementosundan bir mektup teslim etmişsiniz. Mektubun içeriğini öğrenebilir miyiz?

Turina: Evet! Bu doğrudur. Ben Sayın Abdüsselam el- Kubeysi’ye İtalya Parlemento Başkanından IMAH’a gönderilen bir özür mektubunu teslim ettim. Tabi bu mektup IMAH’ın gönderdiği mektuba cevaben gönderildi. IMAH, hükümete bir mektup göndererek İtalyan bir gazetenin bizim serbest bırakılmamız karşlığında güya el- Kubeysi’nin bir miktar para aldığıyla ilgili haberini yalanlamıştı. Yeni hükümet, bu mektubu cevap göndererek eski hükümetin yanlış davrandığını, bu tip haberlerin aslı olmadığını ve dolayısıyla da özür dilediğini bildirmiştir.

Image

Basair: Bağdat’ta gerçekleştiremediğiniz bir dileğiniz oldu mu?

Turina: Ben Bağdat’ta yaşadım ve buradan ayrılmam çok kötü oldu. Ne yazık ki buradaki dostlarıma "hoşçakalın" diyemedim.

Basair: Irak’ın halkına bir mesajınız var mı?

Turina: Iraklılar zeki ve cesur bir millettir. Ben, cesareti onlardan öğrendim ve hissettim ki aralarında büyük bir dayanışma ve birliktelik var.

Basair: Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyor, bir sonraki görüşmemizin Bağdat’ta olmasını diliyoruz.

Turina: Ben de teşekkür ediyorum ve dileğinizi paylaşıyorum.

Bu röportaj IMAH Türkçe Resmi Sitesi için çevrilmiştir. © 2007

219 total views, 2 views today

Leave a Comment