Çok Tehlikeli Bir Oyun, Çok!

 

İbrahim Karagül

İsrail savaş uçaklarının Suriye hava sahasına girmeleri, iddialara göre bazı bölgelere bomba bırakmaları, Suriye hava savunma güçlerinin ateş açması üzerine bölgeyi terk etmeleri, küçük bir kıvılcımın, hatta bir hatanın büyük krizlere, sıcak çatışmalara yol açabileceği Ortadoğu için fazlaca tehlike içeriyor. İsrail-Hizbullah savaşının enkazı yerdeyken, Irak’taki kaos derinleşirken, Lübnan’da kriz içinden çıkılmaz hal alırken, Filistin iki bölgeye ayrılırken, ABD-İran krizi gündemde yerini korurken, Suriye-İsrail arasında tehdit içeren yaklaşımlar devam ederken böyle bir tahrik neyin habercisi? Bölgede yeni bir senaryonun işaretlerini mi alıyoruz? Bana kalırsa her şey düşünülebilir. Bir askerin kaçırılmasının büyük bir savaşa neden olabildiği ve yüzümüzü nereye dönsek krizlerle karşılaştığınız bir bölgede yaşıyoruz çünkü. Her ülkenin savaşmak için bu kadar çok sebebi olduğu başka da bir coğrafya yok.

 

Suriye’nin iddialarına göre beşten fazla uçak, Çarşamba gece yarısı Türkiye sınırına yakın El Abiad kasabası üzerinde uçuyor ve henüz bilinmeyen yerlere bombalar bırakıyor. Böyleyse bu bir ülkenin açıkça bombalanması demektir. İsrail bunu daha önce de yaptı. Hatırlayalım:

 

Irak işgalinden hemen sonra, 2003 yılında, İsrail savaş uçakları Suriye’nin başkenti Şam’a kadar geldi. Bir bölgeyi bombalayıp geri döndü. Normal zamanlarda iki ülkeyi hatta bütün bölgeyi savaşa sürükleyecek bir saldırıydı bu. Türk medyası, tıpkı ABD, İngiliz ve İsrail medyasında olduğu gibi, saldırıyı misilleme olarak geçiştirdi. Sanki Suriye’ye saldırı olmamış da İsrail uçakları hemen her gün yaptıkları gibi Batı Şeria ve Gazze’ye saldırmışlardı! Oysa bu, İsrail’in 1982’de Irak’ın Osirak tesislerini bombalamasından sonra giriştiği en tehlikeli saldırıydı. Egemen bir ülkenin başkentine kadar gelip bir bölge bombalandı.

 

Tarih, 14 Eylül 2004. İsrail F-16’ları Suriye savaş uçaklarıyla Doğu Akdeniz üzerinde kapışır. Bu olay, İsrail ve Suriye savaş uçakları arasında 1980’den bu yana ilk çatışmadır. İsrail savaş uçakları Doğu Akdeniz’in kuzeyine ilerler ve Suriye hava sahasına girer. İran’ın, Suriye’nin Lazkiye limanından Hizbullah’a silah sevkıyatı yaptığını iddia eden İsrail, bölgeden yoğun uçuşlar yapmaktadır. 14 Eylül’de yaşanan çatışmada İsrail F-16’ları Suriye’ye ait iki adet MİG-29’u düşürür. Uçaklardan biri İsrail yapımı Python-4 füzesiyle, diğeri de Amerikan yapımı AIM-9M Sidewinder füzesiyle düşürülür. Düşen uçakların pilotları Yüzbaşı Ahmed El Hatib ile Binbaşı Erşad Mithat Suriye helikopterleri tarafından kurtarılır. Haberin kaynağı, Washington’da üslenen Suriye muhalefeti, yani Reform Partisi’dir…

 

Bu olayın ardından Suriye hava savunma sistemini güçlendirmek için Rusya ile görüşmeleri başlatır. Rusya’dan, SA-18, TOR M1, S-300PMU2 ve S-400 sistemleri ister. Ocak 2005’te ise Suriye ile Rusya, ABD ve İsrail’in tepkilerine rağmen, SA-18 kısa menzilli füze sistemin satışı konusunda anlaşır.

 

Tarih, 26 Haziran 2006: İsrail savaş uçakları Suriye hava sahasına girer. Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın Lazkiye’deki ikametgahı üzerinde alçak uçuş yapar. Dünya buna sessiz kalır. Bu olaydan sonra İsrail Güney Lübnan’daki Hizbullah bölgelerine saldırır ve o korkunç çatışmalar yaşanır.

 

Tarih, 28 Temmuz 2007: İsrail’e ait pilotsuz uçaklar Lübnan üzerinden Suriye hava sahasına yönelir. Güçlenen Suriye savunması, İsrail casus uçaklarını düşürür.

 

Bu süreç içinde ABD, İsrail, İran ve Suriye arasında Hizbullah ve Hamas üzerinden restleşme tırmanır. İran ve Suriye’nin bu örgütleri silahlandırdığı iddiasının yanı sıra hem İran’ın hem de Suriye’nin silahlanması dikkatle izlenir. Suriye hava savunması Rusya ve İran tarafından güçlendirilir. İşbirliği, Rusya’nın Akdeniz kıyısında askeri üs kurmasına kadar varır. Hamas, Hizbullah ve Golan üzerinden savaş tamtamları çalmaya başlar. İsrail Suriye’yi savaşa hazırlanmakla suçlarken kendisi tahriklerine devam eder. Bu arada Türkiye’nin İsrail ile Suriye arasındaki arabuluculuk çalışmaları devam etmektedir.

 

Ve son olay yaşanır. Eğer planlı bir tahrikse, devamı gelecektir. Çünkü bu stres birikimi hiç de hayra alamet değil!

 

 

Yeni Şafak

187 total views, 1 views today

Leave a Comment