Tutuklulara Yönelik Korkunç İşkenceler

ImageIMAH Selahaddin bölgesindeki resmi makamlarca tutuklu sivillere yönelik işlenen korkunç işkencelere ait fotoğrafları ve görüntüleri kamuoyuyla paylaştı 

HEYET Net Haber Analiz – Sözde Suç Araştırma Ofisi diye bilinen ve Selahaddin bölgesindeki polis yönetimiyle ilişkili olan merkez; şehirde tutukladığı sivillere yönelik korkunç işkenceler yapmakla biliniyor. İşkenceye maruz kalan bir vatandaşın ölümünden sonra bu merkezin yaptığı işkenceler kamuoyunda yüksek sesle tartışılmaya başladı.

Image

Bilinen soruşturma metotlarının dışında tutuklulara elektrikle ve sert malzemelerle işkence eden bu merkez şüphelilere, tutuklulara tüm insani ve ahlaki kurallardan uzak bir şekilde muamele ediyor.  

Bu merkeze bağlı güçler şehir halkınca merkezin içinde ve dışında son derece vahşi ve korkunç uygulamalarıyla biliniyor. Bardağı taşıran son hadise şu şekilde gelişti: 

Korkunç İşkencelerden Ölen Tutuklular 

İşkence merkezine bağlı güçler 18 Eylül 2007 Salı günü gece yarısı 01.00’de Usame Ahmet Daham Ebu İshak adlı vatandaşı şüpheli olduğu gerekçesiyle tutukladı ve onu başkanlık merkezinin yanındaki merkez binasına götürdü.  

Image

Diğer gün yani 19 Eylül 2007 Çarşamba günü saat 11.00’de vatandaşın cansız bedeni Tikrit Devlet Hastanesi’ndeki Adli Tıp Merkezi’ne teslim edildi. Ebu İshak adlı vatandaşın vücudunda korkunç şekilde elektrik yanıkları ve yaralar yer almaktaydı. Merkez yetkilileri sözde şüphelinin görevlilerden kaçarak nehir yoluna gitmeye çalıştığını iddia etti. Kaçan şahıs dağlara yönel, bmişurada yere düşmüş ve ölmüştü. Vücudundaki kırıklar da bu nedenle oluşmuştu! 

Bu kanlı merkez, hastanedeki otopsi uzmanlarınca hazırlanan 2 Numaralı raporla tamamen çelişen 1 Numaralı raporda kendi iddialarına yer verdi. Sözü edilen raporda bizim de demecimizde yer aldığı gibi ceset gömülmeden önce her açıdan kontrol edilmiştir. Açıkça görüldüğü gibi cesette elektrikle yapılan işkencenin izleri yer almaktadır. Vücutta yanıklar oluşmuştur. Hatta vücudun haya bölgelerinde ve anüsünde dahi yanıklar yer almaktadır. Ölü şahsın vücudunun hızlı ve korkunç işkence nedeniyle buna dayanamadığı ve tutuklanmasının ardından saat 11.00’de kalp kriziyle öldüğü gözlemlenmiştir.  

Image

İşbirlikçilerin Uyguladığı Zulümler 

Sözde hatayla tutuklandığı iddia edilen bu vatandaşın durumu ilk yaşanan bir olay değil. Buna benzer birçok hadise daha öncesinde de yaşanmıştır. Tıpkı başta Bağdat olmak üzere Irak’ın tüm bölgelerinde camilere yönelik işgalcilerin ve bölücü milis grupların yaptıkları saldırılar gibi…  

Bu korkunç ve insanlık dışı olayda da görüldüğü gibi işkenceciler işgalciler değil bilakis politik çıkarları uğruna vatanına ihanet eden ve kendi halkına bu zulmü reva gören gruplardır.  

Elde ettiğimiz bilgilere göre bu tür işkence olayları en az 9’u geçmektedir. Bunlardan biri yaklaşık bir hafta önce Yusufiye bölgesindeki Abdulkadir Taha el-Avvad adlı öldürülen vatandaşla ilgili hadisedir. el-Avvad’ın cesedi halen adli tıp morgunda olup sözü edilen merkezce alıkonulmuştur. El Avvad da aynı soruşturma metotlarıyla işkence altında ölmüştü. Aynı merkezin cezaevlerinde halen serbest bırakılacak bazı kişileri de tuttuğu vurgulanıyor.  

Sözü edilen işkence merkezi vefat eden Usame’nin kardeşini kendisine bağlı bir yerde alıkoyuyor. Kardeşi Usame’nin tutuklanmasından bir gün önce alınan bu vatandaşın nerede tutuklu olduğu ve ne durumda olduğu ise bilinmiyor. İşkence merkezi kendisini ailesine karşı bir baskı aracı olarak kullanmak için tutuyor. Çünkü bu merkeze karşı herhangi bir dava açacak resmi veya gayri resmi hiç kimse yok! Buna rağmen bizler tutuklu ailelerinden bilgiler elde ettik.  

Image

Bu işkence operasyonlarını yürüten şahıs Mukaddem Halil el-Ramil ile uzun süredir bu tür işkenceler yapan Raid Ahmet el-Fahil adlı bir görevlidir. Bu kişiler bölgedeki tüm yetkililerce gayet iyi tanınıyorlar ve bunlarla çok iyi ilişkileri var. Dahası işkenceciler özellikle el-Alem bölgesindeki el-Cebur aşiretinden olan Ahmet Suphi el-Fahil adlı bir kişiyi kullanıyorlar. Bu kişi geçmişte yaptığı saldırganlıklarla bilinen bir kişi. Bu şahsın ne yüksek bir okuldan ne de üniversiteden alınmış herhangi bir diploması yok. Tüm bu gerçeklere rağmen kendisi yukarıda sözü edilen yetkililerce üst düzey bir askeri makama getiriliyor. Şimdi kendisi tüm pis işleri ve eylemleri yapıyor. 

IMAH İşkencecileri Deşifre Ediyor 

8 Kasım 2006 tarihinde yayımladığımız 90 numaralı basın açıklamamızda bu konuyla ilgili olarak kamuoyunu haberdar etmiştik.  

Sözü edilen sözde araştırma merkezinin tutuklamalar, saldırılar ve korkunç, vahşi işkenceler yaptıklarından bahsetmiştik.  

Yine bizler belirli devlet mekanizmaları, bizzat vali, şehirdeki emniyet müdürü ve kolordu komutanı, polis araştırma şefi ve insan hakları ofisi gibi diğer birçok kişi, kurum hakkında da bilgi vermiştik.  

Bu merkez ve sözde Ortak Komite adlı komisyon yasadışı eylemler yapıyor. Onlar şehirde her hafta birçok insanı tutukluyor. Her ay tutuklanan insan sayısı neredeyse 80 kişiyi geçiyor ve bunlara tanınan hiçbir hak yok. Çünkü tutuklanan bu insanlar masum ve çaresiz. Tutukluların serbest bırakılması için yüksek miktarlarda paralar talep ediliyor. Bu olay tutuklanmalarının ardından serbest bırakılan birçok örnekte olduğu gibi fidye istenerek yapılıyor.  Elbette tutuklanan bu insanlar tehdit altında olduğundan hapishanelerde neler yaşandığına ve kendilerine neler yapıldığına dair konuşamıyorlar. Yoksa sözü edilen işkence merkezi kendilerini tekrar tutuklayacaktır. Bu merkez özellikle de Ahmet el Fahil adlı kişi herhangi bir suçu olsun ya da olmasın tutuklanan ve kendilerine getirilen herkese işkence yapıyor.  

Image

İşkence metodu ise son derece barbarca. Elektriğin yanı sıra bu merkezde çalışanlar her çeşit işkence malzemesini kullanıyor. Öyle ki bu merkez, şehir halkının haysiyetli insanlarının tutuklanıp işkence edilerek öldürüldüğü bir işkence merkezine dönüştü. Durum o hale geldi ki insanlar, bu kanlı merkez yerine Amerikalı işgalcilerin kendilerini tutuklamalarını temenni eder hale geldi! 

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) tarih önünde yaşanan bu insanlık dışı ve barbarca hadiseleri kamuoyuyla paylaşmakta; suçluları Allah (cc)’a havale etmektedir.

Bilinmelidir ki Irak’ın işgaliyle birlikte dinlerini, vatanlarını, namuslarını ve şereflerini korumak için cihad eden haysiyetli Irak halkı bu zulme rıza göstermeyecektir. Bir yandan işgalciler ile mücadele eden Irak halkı öte yandan kendilerine reva görülen bu çirkin işkencelere, katliamlara ve tutuklamalara elbet bir gün gerekli meşru cevabını verecektir.  

HEYET Net             

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

141 total views, 1 views today

Leave a Comment