Boşnak Ninenin Kiliseyle Savaşı

ImageBosnalı Müslüman Fata nine, sekiz yıllık hukuk mücadelesini sonunda kazandı.Mahkeme, kilisenin kaldırılmasına hükmetti.

 

1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sırasında Sırplar tarafından sürüldüğü topraklarına döndüğünde, evinin bahçesine bir Sırp Ortodoks Kilisesi inşa edildiğini gören Bosnalı Müslüman Fata Orloviç, sekiz yıllık hukuk mücadelesini sonunda kazandı. Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın kuzeydoğusundaki Konyeviç Polye köyünde yaşayan 67 yaşındaki Orloviç’in açtığı davada mahkeme, kilisenin bahçeden kaldırılması gerektiğine hükmetti.

Image

Orloviç’in savaşı bitiren Dayton Anlaşması’nın mültecilerin dönüşünü ve mülkiyetlerinin iadesini öngörmesine ilişkin savunmasını haklı bulan mahkeme, ‘bahçe özel mülkiyet olduğundan kilisenin yıkılması gerektiğine’ karar verdi. Kilisenin en geç yıl sonuna kadar yıkılabileceği belirtildi. Savaş sırasında sadece topraklarını değil kocasını da yitirmiş olan Orloviç, kararı sevinçle karşıladı. Yaşlı kadın, "En sonunda direnmemin ve inadımın ödülünü aldım. Şimdi Ortodoks kilisesinin gerçekten topraklarımdan kaldırıldığını görmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

SAVAŞTA 22 YAKININ KAYBETTİ

Srebrenitsa katliamının kaos ortamı sonunda kocası Sacir’i kaybeden Fata Orloviç, savaş sonrasında da sürgün edilerek Sırplar tarafından mallarına el konuldu. Savaş sırasında akrabalarından 22 kişi kaybeden 64 yaşındaki Fata ninenin çilesi bununla da sınırlı değil.

Image

Savaş sonrasında ortam sakinleşince köyüne geri döndüğünde gördükleri Fata nineyi şok eder. Sırplar tarafından, Fata Orloviç’lerin evinin bahçesinde bir kilise yaptırılmış olması, kendisi için çetin günlerin başlangıcı olur.

O andan itibaren mücadeleye başlayan Fata Nine kiliseyi oradan kaldırtmak için elinden gelen her şeyi yapmaya karar verir. İlk başlarda kilisenin kaldırılması için girişimde bulunan Fata Orloviç, kilise ve yerel mahkemelerden oldukça baskı ve hakarete maruz kalmasını sağlıyor. Hatta yeri geldiğinde dayak atarak vazgeçmesi için gözünü korkuturlar ama hiçbir baskı yıldırmaz Fata’yı…

Image

Fata Nine, başından geçen olayı anlatırken içten içe o günleri yeniden yaşıyor:

"Buraya geldiğimde kiliseyi yapılmış buldum ve rica ettim kaldırsınlar diye ama beni dövdüler. Hırpalayıp eziyet ettiler. Sadece bana değil bulunduğum kasabadaki herkese yapmadıkları eziyet kalmadı. Ben yaptıklarından sonra delil olması için sağlık raporu aldım ve bana yaptıkları eziyetleri belgeledim. Raporumu alana kadar tüm ızdıraplara dayandım sonra da adliyeye, yargı yoluna başvurdum.

KİLİSE TARAFINDAN DİN DÜŞMANLIĞI İLE SUÇLANDI

İlk davada bir şey elde edemedim. Sonra ikinci kez dava açtım bu kez beni suçlu buldular. Sözde ben din düşmanlığı ve çekememezlik yapıyormuşum. Olacak iş mi? Bizim olduğumuz yerde eskiden hiç Sırp yoktu, hala da çok az var. Kiliseye ihtiyaç yok. Nasıl din düşmanlığı yapıyormuşum.

Ben onlardan rica ettim kiliseyi götürsünler diye, problem çıkmasını istemiyordum. Ama savaş yüzünden artık hiçbir çocuğum yanımda değil. Hepsi başka yerlerde yaşıyor. Eşimi ve birçok yakınımı kaybettim. Bütün bunlar olduktan sonra, onlar benim bahçemdeki kilisede düğün yaparken ben nasıl evimde oturabilirim, nasıl bahçemde durup düğünü seyredebilirim? Böyle bir şey olabilir mi?

KİLİSENİN YIKILMAMASI İÇİN 1.3 MİLYON EURO

Adliyeden bir sonuç elde edeceğime inancım kalmamıştı. Sonuç alana kadar avukatların söylediklerine de inanmıyordum. Ama çok şükür artık sonuç çıktı ve kilisenin yıkım kararı çıktı.

Image

Birkaç hafta içinde inşallah bu kilise yıkılacak. Ben çok acılar çektim artık hikayelere inanmıyorum. Gerçeklere olduktan sonra inanıyorum. Bu kararlardan sonra rahipler bana ziyarete geldiler. Bahçemin kilisenin olduğu kısım için bana 1.3 milyon Euro önerdiler. Ama ben ailem tarafından bana emanet edilen toprakları nasıl satabilirim. Kendi kutsallarımı nasıl satarım, onlardan nasıl vazgeçebilirim.

Böyle bir şeyi bana Dünya’yı verseler yapamam. Daha fazla problem yaratmadan kiliselerini yıkıp gitsinler. Ben burada kimseyi öldürmedim. Yedi çocuğum, eşim ve yakınlarımı kaybettim, artık ömrümün sonunda burada barış ve huzur içinde yaşamak istiyorum."

HEYET Net- Dünya Bülteni

175 total views, 1 views today

Leave a Comment