Ramazan; Aklın, Kalbin ve Ruhun Bayramı

ImageRamazan; aklın, kalbin ve ruhun bayramı… Bütün âlemin bayramı… Çalışmaktan yorgun düşmüş midenin de

bayramıdır bu ay. Manevî bir bayram havasını yaşar insan Ramazan’da. Ve bilhassa Ramazan gecelerinde…

Ramazan geceleri, rahmetin yükselişlerini keşfe çıkar insan efendi… Ramazan geceleri rahmet yağmurlarıyla ferah bulur, mânevî çöllerde kaybolan kul. Ramazan’ı da çölde gördüğü bir serap sanır. Gelip geçici bir serap diye düşünür belki de. Fakat Ramazan, geçici değildir; fani değil bâkî meyveleri kazandırır insana.

Ramazan, zamanın en kıymetli ahvâlidir. Zamanın en bereketli mevsimidir. İnsan, Ramazan’ın en önde oturan talebesi… Ondan öğreneceği çok şey vardır. Zira Ramazan, bir öğretmen gibidir. Bütün güzel huyları yaşatır insana.

Ramazan gecelerinde yıldızlar daha bir parlak; yürekler daha duru ve daha bir berrak… Kul duâda; gösterişten uzak… Sadece Rabbi var karşısında, bütün gözlerden ırak… Bütün mânâsızlıktan uzak… İnsan, mânâ yükselişlerinde gezer, rahmetin aktığı Ramazan gecelerinde. Mânâya bir yolculuk yapar insan. Mânevî âlemlerde gezer, tozar. Doyamaz rahmetin deryasına. Kanamaz akan bu billûr suya. Ramazan’da rahmetin doyum noktasına erişebilir kul. Huzur bulur.

Bu mübarek ayın mânevî hazlarından mahrum kalanlar da vardır. Hissedemezler Ramazan’ın hazzını… Maddede kaybolan insan da, Ramazanın mânevî havasını aldı mı durmaz, coşar. Hiç bitmesin ister bu misk kokulu hava.

Ramazan geceleri, diller rahmet heceleri ile yankılanır… İman çiçekleri neşvünemâ bulur Ramazan’da. Ruh yakarışta… Zerreler secdede. Gönül madde ile mânânın arasındaki zorlu geçitte… Ramazan geceleri rahmet doruk noktasına ulaşır. Sehere doğru eller açılırken semaya, hiç boş gönderir mi açılan o elleri bir Kadîr-i Hakîm ve Rahîm-i Kerîm…

Şimdi bir veda havası var buralarda… Ramazan vedaya hazırlanıyor. Havada veda kokusu. Kalpler oldu adeta duru bir su… Tevbeler ile cilâlandı yürekler… İnsan Ramazan’da daha bir cömert, daha bir hayırsever…

Ramazan geçer; tesbihlerle, duâlarla, ibadetlerle, hayırlarla… İnsan, Ramazan’da kulluğunun bilincine varır. Ramazan-ı Şerif, yaptığı bu güzel ameller vesilesiyle fenadan bekaya bir geçiş sağlar kula… Ramazan, güzel amellerle geçer; fakat Ramazan geçmez gönülden. Kendisini hasretle bekleyecek yüreklerde mânidâr bir izi kalır… Manidâr bir iz bırakır ve gider…

Bitmesin Ramazan. İzi kalsın kalbimizde, güzel bir iz. Bütün seneye yetecek bir iz. Onu hatırlatacak bir iz ne olabilir? Tabiî ki onun gelmesiyle beraber yaptığımız güzel amellerimizi devam ettirmek. Sadece bu aya has değil, diğer aylarda da tıpkı Ramazan’ı yaşıyormuşçasına hareket etmek… Ubudiyetimizin bilincinde Rububiyete doğru yönelmek. Ramazan’ın bize öğrettiklerini hayatımıza gaye edinmek.

Şimdi büyük bir hamd gerekmez mi Rabbimize? Zira ubudiyetimizi yeterince yapamadığımız ve O’na mahcubiyetimiz çok olduğu halde Âlemlerin Rabbi bize büyük bir lütuf gösterdi. Biz kullarına Ramazan-ı şerif gibi güzel bir hediye sundu. Verilen her güzel hediyeye bir teşekkür gerekir. Öyleyse bizi rahmetiyle kuşatan Rahman’a zerreler adedince hamdler, şükürler olsun. Bu ayın bize hediye edilmesine en azim bir vesile olan Peygamber Efendimiz’e (asm) yıldızlar adedince salât ve selâm olsun… Ve nice hayırlı Ramazanlara cümle âlem olarak selâmet ve âfiyetle erme duâsıyla…

  
Fatma ALTUNER 
 

Heyet Net- Yeni Asya

172 total views, 1 views today

Leave a Comment