Black Water Iraklıları Hiçe Sayıyor

ImageIrak’ta binlerce masum sivili barbarca sokak ortasında katleden paralı askerleri bünyesinde barındıran Black Water Şirketi kimyasal silah kullanımı ile bir kez daha çirkin yüzünü gösterdi. Bu saldırıyla birlikte Irak’ta yapılan anlaşmalar ve uygulamaların geçerliliği ile meşruiyeti bir kez daha sorgulanmaya ihtiyaç duyuyor.

HEYET Net Analiz – Sivil halka karşı tüm dünyaya meydan okurcasına sokak ortasında dahi katliam yapmaktan çekinmeyen Black Water adlı şirkete mensup kiralık katiller bu defa kimsayal  gaz silahı kullandılar.  

İlk defa işgalci askerleri ve yetkililerin de kabul ettiği saldırıda uluslararası anlaşmalar tarafından yasaklanan kimyasal silahlar kullanıyor. Ne acıdır ki dünya kamuoyunda, şimdilerde zerre kadar güvenirliliği kalmayan fundamentalist zihniyetin hakim olduğu Bush Yönetimi Irak’ı sözde kitle imha silahları ve kimyasal silahları elinde bulundurmak gerekçesiyle işgal etmişti! İşte bir yalan üzerine kurulu ve milyonlarca insanın kanına mal olan işgalin mimarlarının yaptıkları… 

Tüm bu yaşanan hadiseler insanların aklına tüm hukuku ve sözde yapılan anlaşmaları ayaklar altına alan bu şirketin işledikleri cinayetlerin yanı sıra ortadaki anlaşmaların geçerliliğini sorgulamalarına yol açıyor.  

Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) bu çirkin insanlık suçunu kınadığı basın açıklamasında tam da bu noktalara dikkatleri çekti. Irak Hükümeti Başbakanı Nuri el Maliki Black Water Şirketi’nin çalışmalarını ve Irak içindeki faaliyetlerini sözde yasaklanmıştı. Ancak şirket yetkilileri yaptığı açıklamada bu kararı ve kararı vereni tanımadıklarını, çalışmalarına devam edeceklerini ifade etmişlerdi. Bu cevaba ve uygulamalara karşı hükümet yine kendisinden beklenileni yaparak ortalığı velveleye verircesine attığı sloganları ve sözleri geri almak zorunda kaldı. Zira başta Iraklılar olmak üzere işgalciler ve Black Water gibi güçler hükümetin işgalcilerin emrinden dışarı çıkamayacağını, herhangi bir yaptırımların olmadığını gayet iyi bilmekteydiler.  

Tüm bu yaşanan gelişmeler ve son durum dünya kamuoyuna, yapılan anlaşmaların geçerliliğini ve meşruiyetini bir kez daha sorgulamasını icbar kılıyor. Yapılan herhangi bir anlaşma ne ifade etmektedir, tarafları kimlerdir, meşruiyeti var mıdır ve bu anlaşmalar kimleri bağlar? Gerçekte Irak ve ABD hükümetleri arasında imzalanan anlaşmalar hiçbir değer taşımamaktadır. Çünkü bu anlaşma sadece işgalciler açısından bir anlam ifade ediyor.  

İşgal altında bulunan Irak’ın bağımsızlığından ve egemenliğinden bahsetmek mümkün değildir. Hal böyle olunca iktidardaki hükümetin dışişleri bakanı ile Amerikan Hükümeti arasında yapılan uzun veya kısa süreli anlaşmalar bir anlam ifade etmemektedir. Malum olduğu üzere Irak’ı yöneten asıl güç işgalcilerdir, Irak halkını temsil eden veya seçilen bir irade değildir. Bu sebeple de Irak halkının iradesinin yansımadığı bir yerde yapılan anlaşmalar tamamıyla geçersizdir, meşruiyeti yoktur. Bu anlaşmalar iki bağımsız devlet arasında imzalanmayıp, uluslararası anlaşmaların meşruiyetini de taşımamaktadırlar.  

Gerek Black Water Şirketi, gerek işgalciler ve gerekse işbirlikçilerinin işledikleri suçlar, cinayetler, anlaşmalar bağımsızlığına kavuşmuş, istikrarını sağlamış bir Irak devletinde ele alınacak ve gereklilikler neyse ona göre muamele görecektir.

HEYET Net

 

 

 

 

 

 

 

 

 

232 total views, 1 views today

Leave a Comment