“İslâm’ın Kılıcı ve Beyaz Saray’ın Fethi”

Mustafa Özcan

Ali İmran 111/112’nci âyetlerde geçen ‘Allah’ın ipi ve insanların ipi hariç nerelerde olurlarsa olsunlar onlara zillet (prangası) vurulmuştur’ âyetinde geçen ‘Allah’ın ipi veya insanların ipiyle payidar olurlar’ ifadesinin asrımıza bakan yüzünü yorumlayan kimi İslâm uleması ve müfessirler ‘Hablinminennasi’ ifadesinde İngiltere ve ABD’yi görmüşlerdir. Ya da bu âyetten İngiltere ve ABD’yi istihraç etmektedirler. 1917’de başlayan İngiltere’nin ipi, 1948’de nihayete erdi ve koptu. Sonra Henri Truman ile birlikte Amerikan ipi devreye girdi. İngiltere’nin yerini ABD aldı. Kimileri bu devrenin de 1947-2017 dilimi ve yılları arasında devam edeceğini öngörüyor. Napolyon ile başlayan ve Churchill ve Balfour’un devraldığı İsrail bayrağı veya ipini Bush elinde tutuyor. Ona alemdarlık yapıyor. Sonunda Amerikan ipi de zail olmaya mahkum. Zira, Paul Kennedy gibi tarihçilerin de haber verdikleri gibi bu arizi bir devreden ibarettir. İşte kimileri planla, komplo ve hileyle bu arizi devrenin ömrünü uzatmaya çalışıyorsa da bu uğraşlar boşuna ve nafiledir. Ama insanların eceli gibi devletlerin ve medeniyetlerin de eceli geldiğinde bu ne bir saat gecikir ne de bir saat ileri atar. Buna eceli mübrem de diyorlar. Hile ancak ecel-i mukayyedi uzatabilir. Naom Chomsky ve Brzezinski gibi Amerikanın akil adamları Irak savaşıyla birlikte başlayan süreçte Müslümanların ABD’den nefretleriyle birlikte bu ipin de gevşeyeceğini ve sonunda da kopacağını öngörmektedirler. Bu süreç, 11 Eylül’den geçerek Afganistan ve Irak işgalleriyle birlikte olgunlaşmaya başlamıştır. İp koptuğunda da İsrail oksijensiz kalacaktır.

İngiliz The Independent yazarlarından Robert Fisk Irak savaşının beşinci yıldönümünde bu işgaller yüzünden Afganistan ve Pakistan’ı ve benzeri ülkeleri kaybettiklerini yazıyordu. BBC World Service’nin yaptığı yeni bir kamuoyu yoklaması her ne kadar ABD’nin imajında belirli bir düzelme olduğunu ortaya koyuyorsa da hâlâ İslâm dünyasının bakışında kayda değer bir değişiklik yok. Beşeri ipin tümden kopması ise, 120 yıllık ikinci ifsad veya Yahudi yüzyılının ve İslâm aleminin fetretinin bitmesi demektir.

***

Beşeri ipi sembolize eden unsurlardan birisi de Yahudilerin güçlü devletlerle ittifakıdır. Numan Abdurrazzak Samarrai, ‘et-Tahaluf mea’l akviya’ adlı eserinde, Yahudilerin bu özelliğini veya kimyasını veya karakterini anlatır ki bu beşeri ipe tutunmalarını remzeder. Daily Mail gazetesinden bir gün önce The Times gazetesi Müslüman nüfusun Katolik nüfusu solladığına dair yazısında Roma’nın fethine ve Papa’nın yeri-ne bir imamın geçtiğini anlatan bir hikâyenin haberine yer vermişti. Ardından bir gün sonra da The Daily Mail bu defa da Beyaz Saray’la alâkalı bir gölge oyununa yer verdi. The Daily Mail “Palestinian boy kills President Bush with ‘Sword of Islam’ in latest Hamas puppet show…” başlıklı haberinde Filistinli bir çocuğun gölge oyununa temas ediyor. Bu gölge oyunu Hamas’a ait Al Aksa Kanalı’nda da gösterilmiş. Filistinli çocuk gölge oyununda Bush’un ve Beyaz Saray’ın akibetine yer veriyor. Karagöz ve Hacivat timsali iple yapılan bu gölge oyununda (the hand-held puppet) Filistinli çocuk şunları söylüyor: “Sen bir canisin! Sen bir aşağılık adamsın. Beni öksüz ve yetim bıraktın. Beni herşeyden mahrum ettin”.

Çocuk, Bush’u Filistin’de Irak’ta ve Gazze’de İsrail ile muvazaa halinde ailesini öldürmekle suçluyor. Ve sonra çocuk İslâm’ın kılıcıyla birlikte rövanşını alıyor ve Bush’u ortadan kaldırıyor. Gölge oyununda, Bush’u kirli biri olmakla itham ediyor ve sonra Beyaz Saray’ı cami haline getirmek için yemin ediyor. İtalyan oyun yazarı Valerio Massimo Manfredi’nin geniş hayâli sonunda Roma’yı bir İslâm şehri hâline getirirken, Papa’nın postuna da bir imamı oturtuyor. Filistinli çocuğun hayâli de Bush’u ortadan kaldırırken Beyaz Saray’ı da cami haline getiriyor. Tarihte Sasanilerin Beyaz Saray’ının akibeti gibi.

***

Birileri kışkırtmak için Roma’nın Müslüman olacağını yazsa da diğer birileri de gönüllerini soğutmak için Beyaz Saray’ı cami haline getirse de ahirzamanda kimse hiçbir şey hakkında kendisinde ‘olmaz, olmaz’ deme hakkını bulamaz.

Yeni Asya

 

 

 

 

 

 

 

 

 

230 total views, 1 views today

Leave a Comment