Şeyh Dari, İşgalin 5. Yıldönümü Münasebetiyle Irak Halkına bir Mesaj Gönderdi

ImageIrak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) Genel Sekreteri Şeyh Haris ed- Dari İşgalin 5. Yıldönümü Münasebetiyle Irak Halkına bir Mesaj Gönderdi.

 

Şeyh ed- Dari, gönderdiği mesajda Iraklıları işgali reddetme amacıyla gösteri düzenlemeye çağırdı. Mesajında Irak direnişini “Iraklıların onuru” diye nitelendiren ve onu övgüyle anan Şeyh ed- Dari, direnişin imajını bozma hareketlerine karşı koyulmasını istedi…

 

Mesajın tam metni aşağıdadır:

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

 

İşgalin 5. yıldönümü münasebetiyle IMAH’tan değerli Irak Halkı’na açık bir Mesajdır.

 

Ey Şerefli Irak Halkı.. Ey Mezopotamya’nın Kahraman Oğulları!

Allah’ın Selamı ve Merhameti Üzerinize Olsun

 

ABD, onun Avrupalı bazı müttefikleri ve diğerleri, 2003 yılında üzerimize zalimane bir saldırı düzenledi… Iraklılar, 21. Yüzyılının işgal, savaş ve sömürge çağı olarak değil yardım, özgürlük, güven ve barış dönemi olacağını düşünüyordu… Fakat ABD, Bush’un başkanlığındaki yönetimle öyle olmasını istemedi. ABD, saldırı için değişik bahaneler ileri sürdü… O bahaneler ki, aslı faslı olmadığını herkes gördü.. Üstelik ABD bir süre sonra kendi kendini yalanladı. Bu, aslında gerekçesi kalmayan saldırganlığa son vermenin ve büyük zarara uğrayan Irak Halkı’ndan özür dilemenin tam zamanı idi. Ama ABD yönetimindeki şer iradesi, saldırganlığını geçen 5 yıl boyunca merhametsizce, acımasızca ve ahlaksızca devam etmesinde ısrar etti. Halkımız ve dünya anladı ki ABD, Irak’a ileri sürdüğü bahaneler için değil Irak’ı yıkmak, onun gücünü bitirmek, birliğini parçalamak, insanlarını ve uygarlığını yok etmek, başta yasasını çıkarttırdığı petrol olmak üzere zenginlik kaynaklarına el koymak için saldırdı… Bu amaca değişik yollarla ulaşmaya çalışmaktadır.. 5 yılından beri devam eden bu cinayet savaşı da bu yollardan birisidir. Bu savaş ki Irak’ı halk ve devlet olarak ezdi, sınırlarını da onun düşmanına, onu kıskananlara ve toprağına göz dikenlere açtı.. Böylece Irak, değişik güçlerin çekişmelerine ve hesaplaşmalarına sahne oldu. 

 

“Terör” nedir bilmeyen Irak’a işgal sonrası “ Terörle Mücadele” adı altında saldırılar düzenlendi… Bu saldırılar, Irak’a ve Irak Halkına şer kapılarını açtı… Neticede bir milyondan fazla Iraklı şehit oldu, yaklaşık 3 milyon kişi yaralandı, sakat kaldı ve hastalandı. Hastalanan Iraklılar,  ABD yönetiminin “hediyesi” olarak atılan uranyum, fosfor bombaları ve diğer “demokrasi” kitle imha ve şer silahlarının kullanımı sonucu kanser gibi kötü hastalıklarla pençeleşmektedir.. BM ve İnsan Hakları komisyonlarının verilerine göre, çoğu 30 yaşın altında bir milyon dul kadın; 5 milyondan fazla yetim çocuk; işgal güçlerine, hükümete ve milislere ait cezaevlerinde 150 binden fazla tutuklu bulunmaktadır… Zira baskınlar, tutuklamalar ve öldürmeler devam etmektedir.. Cesetler, “kimliği belirsiz kişi” olarak Bağdat’ın ve diğer illerin sokaklarına atılmaktadır. 

 

Ayrıca yazın sıcaklığından kışından soğukluğundan perişan hale düşen 3 milyon vatandaş iç göçe zorlanmıştır ve çoğu yoksulluk sınırı altında olan 4 milyon vatandaş da yurtdışına göç etmiştir. Bununla birlikte Irak Halkının çoğu gıdadan, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yoksun kalmakta ve aralarında işsizlik ve yoksulluk yayılmaktadır…  

 

ABD, Irak’a ve Irak Halkına uğrattığı tahribat, gerçekleştirdiği katliamlar, döktüğü kanlar, ve getirdiği açlık için Irak’a mal olan kişilerden destek aldı… Bunlar nesep ve kültür bakımından Iraklı değillerdir… Bunların bağlılıkları, Irak ve Irak Halkına değil de, kendi çıkarlarına; partilerinin ve efendilerinin çıkarlarınadır… ABD, bunları etnik ve mezhebe dayalı sözde “siyasi süreç” denilen siyasi projesinde kullandı. Bu da, Irak’ın daha önce yaşamadığı mezhepsel çekişmeyi kürekledi ve Irak’ın bugün geldiği tahribat noktasına neden oldu.  

 

Dolayısıyla, asıl problem işgaldedir ve onun bu kadar acılara neden olan ve bütün şer kapılarının açılmasına neden olan izlediği politikasıdır. Öyle ise, işgalciler en kısa zaman tamamen Irak’tan ayrılmayınca, Irak’ta ne huzur sağlar ne de çevresindeki tehlikelerden kurtulur…   

 

Değerli kardeşlerim! Huzur ve güveni tesis etmek için işgalcilerin çıkmasını bütün yasal yollara başvurarak ısrarlarla dile getirmeliyiz… 9 Nisan günü bütün il, ilçe, belde; semt ve sokaklarda gösteri düzenleyerek işgalcilerin Irak’ı terk etmesini isteyelim…

 

Bu vesileyle de 5. Yılına giren kahraman Irak direnişini de kutlamalıyız… Bu direniş ki gerçeği ilk baştan öğrenip dini ve milli görevini üstlendi ve üstlenmeye devam etmektedir.. Direnişçiler, Irak’ın kolay bir lokma olmadığını ve arkasında canlarıyla ve en değerli mallarıyla direnişi destekleyen kadınların ve erkeklerin bulunduğu mesajını işgalcilere iletebilmiştir… Bundan dolayıdır ki direnişi desteklemeliyiz; çabalarını kutlamalıyız; itibarını zedelemeye çalışan düşmanların ve işbirlikçilerin iftiralarını savmalıyız; onurumuzun adresi ve başımızın tacı olan şehitlerine rahmet dilemeliyiz; şehitlerin geride bıraktıkları ailelerine ve evlatlarına bakmalıyız… 

 

 

Ey Özgür Iraklılar!

İster ovada isterse dağda; ister kuzeyde isterse güney veya orta kesimlerde; ister şehirde isterse köy ve çöllerde; ister yurt içinde isterse yurtdışında nerede olursanız olun; sizi sabıra, sebata, hoşgörüye, uzlaşmaya, aranızdaki husumeti gidermeye, ne size ne de ülkenize hayır getirmek istemeyen kim olursa olsun fitnecilerin peşinden gitmemeye davet ediyoruz… Aynı zaman evlerini istemeyerek terk eden ve size emanet olarak bıraktıkları kardeşlerinizin evlerini korumaya; istedikleri veya geri geldikleri zaman evlerini iade etmeye davet ediyoruz. Buna hem dinimiz hem de değer ve âdetlerimiz emrediyor… Yüce Allah (c.c) şöyle buyuruyor: “Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür” (4. Nisa: 58) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur: “ Müslüman’a başkalarının kanı, malı ve namusu haramdır ”… işte böylece fitneleri savar, kapıları Allah korusun birlik ve beraberliğinizi bozarak aranızda kavga çıkarmaya çalışan düşmanlarınızın yüzüne kapatabilirsiniz… siz bunları iyice tanıdınız ve amaçlarını öğrendiniz. Dolayısıyla bundan sonra gereksiz kinlere kapılmanıza; duygusal davranmanıza; ayrımcılık ve husumete düşmenize mazeret göstermemelisiniz…

 

Son olarak sizden, işgalcilerin gitmesiyle ülkenizin elinizde olmak sevincinden sonra gerçek bir uzlaşmaya hazır olmanızı istiyoruz. Bu da mutlaka gerçekleşecektir. Bu uzlaşmanın sloganı “Allah geçmişi affetmiştir ” ( 5. Maide: 95); temeli ise “öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever” (3. Ali İmran) ve “O gün müminler de Allah’ın yardımıyla sevineceklerdir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok esirgeyicidir.  (Bu) Allah’ın vâdettiğidir. Allah vâdinden caymaz; fakat insanların çoğu bilmezler ” (30. Rum: 4-6) olacaktır.

 

 

Vesselamualaykum Verahmetullahi Veberekatuhu

 

 

 

IMAH- Genel Sekreterlik

3 Rebiül Ahir 1429- 9 Nisan 2008 

HEYET Net

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

227 total views, 1 views today

Leave a Comment