İşgalin Korkunç Bir Yüzü: Toplu Mezarlar

ImageHükümet güçlerinin ve işgal güçlerinin yaptığı çeşitli araştırmalar sonucu bulduğu toplu mezarlara bir yenisi daha eklendi. Hükümet güçleri Mahmudiye’deki Askeri bölgesinde Sadr’ın merkezine yakın bir yerde yanlarında silahların da bulunduğu cesetlerin yer aldığı bir toplu mezara ulaştıklarını aktardı.

 

 

HEYET Net Haber Analiz- İşgalin başladığı 2003 yılından bu yana gelinen son noktada artık tüm dünya Irak’ta yaşanan korkunç gelişmelere ve akıllara durgunluk veren insanlık dışı muamelelere şahitlik ediyor.

 

İşgalcilerin zamana yayarak uygulamaya başladığı Irak’ın bölünmesi projesi yerel ve küresel güçlerle, bölücü milis güçlerin payanda olmasıyla bazı bölgelerde etkin olarak uygulandı.

 

Başta Bağdat olmak üzere Irak’ın birçok bölgesinde gerek işgalcilere karşı direnen direniş güçleri ve oluşumlar; gerekse işgal altında seçimlerin meşru olmadığını söyleyerek siyasi sürece dahil olmayan kesimler ciddi baskılara maruz kaldı. Bu baskılar Irak’ta özellikle belirli bir kesime yönelik olarak şiddetli bir şekilde uygulanmaya başlandı.

 

Nüfus cüzdanlarındaki isimlere, etnik kimliklere ve siyasi duruşuna göre on binlerce insan bölücü milisler tarafından kaçırıldı, işkencelerden geçirildi ve katledildi.

 

İşgalcilerin Ebu Gureyb ve Guantonamo’da işlediği işkenceleri aratır mahiyette korkunç işkence yöntemleri uygulayan belirli bölücü grupların yaptıkları toplu mezarların bulunmasıyla gözler önüne seriliyor.

 

İşte son günlerde bulunan ve işkence edildiği, 6-7 aylık süreç boyunca buralarda bulundukları tespit edilen insanların cesetlerine rastlanılan toplu mezarlar korkunç bir zihniyeti de ifşa ediyor.

Her ne kadar medya organları vasıtasıyla dünya kamuoyunda meşru gösterilmeye, haklı çıkartılmaya çalışılsa da toplu mezarların bulunduğu mekanlar, kaçırma olayına karışan bölücü grupların kimler olduğunu ve nasıl bir soykırım uyguladıklarını da açıkça gözler önüne seriyor.

 

İşte Askeri bölgesinde bulunan bu son toplu mezar da bu bölgede hakim olan zihniyetin nasıl bir zihniyet olduğunun anlaşılması açısından çok ciddi bir önem taşıyor. İşgalle birlikte belirli konum sahibi olmak ve çıkar sağlamak için küresel ve yerel aktörlerin politikalarını uygulayan gruplar masum Iraklı sivilleri öldürmekten ziyade, korkunç şekilde işkence ederek toplu mezarlara gömmeyi tercih ediyor.

 

 Image

 

İşte bu toplu mezarlar da Irak’ta işgalle birlikte uygulamaya konulan ayrılıkçı projelerin nerelere geldiğini görmek açısından ayrı bir anlam ifade ediyor.

 

Sırpların Bosna-Hersek’te, Siyonistlerin Filistin’de, Rusya’nın Çeçenistan’da, Çin’in Doğu Türkistan’da, Hindistan’ın Keşmir’de, Amerika’nın Irak ve Afganistan’da ve diğer sair devletlerin muhtelif yerlerde uyguladığı soykırım ne yazıkki bugün Irak’ta belirli gruplar eliyle uygulanıyor. Soykırıma uğratılan Irak’ın mazlum evlatlarının cesetleri toplu mezarlarda kimliği belirlenemeyecek şekilde bulunuyor.

 

Toplu mezarların, anlaşmazlıkların, mezhep fitnesinin, kan ve gözyaşının, zulmün, gözyaşının sona ermesinin ilk ve en önemli yolu işgali sona erdirmekten geçiyor.

 

Tarih Moğolların, Fatımilerin, İngilizlerin ve işgalcilerin tarumar ettiği Bağdat ve Irak’ın yine kendi özüne döndüğüne şahitlik ettiği gibi bir gün yine medeniyetin, kültürün ve sanatın parladığı Irak’ın dönüşüne şahitlik edecektir.

 

 

 

HEYET Net

 

250 total views, 1 views today

Leave a Comment