El Sıkışma ve Tanıma

 

El Basair Gazetesi

 

Siyon Protokolu safsatası veya sözde medeni tasarruf denilen Siyonist varlıkla ilişkilerin serbestçe normalleştirilmesinde yaşanan meşrulaştırma veya el sıkışma olayı sadece işgalcilerin payandası olmaktan ve onları razı ederek, güçlendirmekten başka bir işlev görmüyor.

 

İşgalcilerin onayladığı (harfiyyen yürüttüğü araç olan) siyasi plan Siyonist devlete yönelik ambargo, onu  tanımama veyahut diplomatik temsilde zayıf davranma gibi süreçleri aşama aşama değiştirmeye yönelik olarak yürütülüyor. İlk olarak istenilen işgalcilerin Irak’taki varlığının uzun süreli olarak kalmasını sağlamak, petrol ve gaz yasalarını onaylatmak ve Irak’ın mezhebi ve etnik temellere dayalı olarak bölünerek zayıflatılması ve parçalanmasını sağlamaktı. 

 

Ehud Barak ile el sıkışanları tanımlayan sıkıntı Irak halkının her kesimince reddedilen bu gayri meşru eylemi geçerli kılmamaktadır. Bu kınama hem eylemi ve hem de eylemi yapanı birlikte kınamaktadır. Yoksa bir devlet başkanı veya parti başkanının bizzat gereksiz el sıkışmasını tavsif etmek değildir. Irak siyasi, ekonomik ve kültürel olarak Siyonist rejimle ilişkilerini muhtelif yönlerden kesmiştir. Bu bağlamda herhangi bir yetkilinin veya bir başkasının kalkıp da bu emrin dışına çıkarak bu meselede olduğu gibi inisiyatif geliştirme hakkı yoktur. Bu bir kötü temsil meselesidir; çünkü el sıkışma saatinde bulunan bir parti başkanıydı yoksa devlet başkanı sıfatıyla bulunmuyordu. Şimdi sorumuzu soruyoruz nasıl olur da bir kimse eğer halkının temsilcisi ise uluslararası arenada kendisini Irak evlatlarının ve şehitlerinin hukukunu alaşağı etmesine izin verebilir? Nasıl olur da Irak halkının istekleriyle muvafık olmayan bir görüşe sahip olan birinin bu davranışları kabul edilebilir?

 

Bu tanımlamalarla yapılanlara, bu ölçüde bir tecavüze kalkan olmak herhangi bir şekilde göz yumulacak veya kabul edilebilecek bir şey değil. Irak’ın bölünmesi yönündeki işgalci planları Amerikanın birinci müttefiki olan Siyonist rejimin tanınmasını icbar kılıyor. Ve daha öncesinde planlanan ucuz el sıkışma forumlarında yaşananlar şimdiden işgalcilerin potasında eritiliyor ve ardından sözde İsrail diye adlandırılan  metamorfoz’un tanınmasını üretiyor.

 

İsrailli şirketler sözde emniyeti koruma şirketleri veya başka isimler altında cinai faaliyetlerini yürütmek için bilinen ve belirli imkanlarla yerler elde ediyorlar. Bunlar gayretli Irak evlatlarına saklı olan şeyler değil zaten.

 

Amerikan Kongresi hiçbir kaydu şart olmaksızın Irak’ın Siyonist rejimi tanıması yönünde baskı için bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor ve zelil tanımanın arzu ettikleri fotoğrafını çiziyor.

 

Bununla birlikte, işgalin gölgesi altındaki siyasi sürece dahil olanlar ise mümkün olduğunca daha çok iktidarda kalmak adına kendilerinden talep edilen bu aşağılatıcı talebi hayasızca ve gönüllü bir şekilde tatbik etmeye çalışıyorlar. Yoksa ne el sıkışma meselesi ve ne de zelil ittifak meselesi sadece görünenlerden bir tanesi.  Özellikle geçen hafta dağıtılan ve Irak’ın parçalanması meselesini havi Douglas Feith planı bu el sıkışanların ve benzer şekilde olanların çıkarlarına hizmet ediyor. Aralarında bir farklılık mevzu bahis değil.

 

İşgal altındaki bir siyasi süreci reddeden ve genel olan Arap ülkelerince yapılan itiraflara gelince; burada da farklı bir tehdit ve yönlendirme mevcut. Ki böylece başarısızlığa elveda diyerek karanlık dehlizlerde kendilerini kandırmanın mümkün olup olmadığı, kimlere hükmettiklerini araştırıyorlar. Çünkü onlar bu tür bir tanıma sürecini başarıyla yürüttüklerine inanırken; tamamıyla başarısız bir projeyle birlikte hiçbir şeyi temsil etmeyen bir tanıma olduğunun farkında değiller.

 

Şimdi bizim söyleyeceklerimiz şudur ki; Irak arenasında bugün yaşananlar titiz bir şekilde işgale karşı olan güçler tarafından gözlemlenmektedir. Yaşanan olaylara bakış açısı ve yapılan değerlendirmeler başta Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH) olmak üzere bu güçlerin söyledikleriyle tamamen örtüşmektedir. Ki bu güçlerin işgalcilere, projelerine, siyasi sürece ve sözde Anayasaya, federalizm ve bölünme planlarına ve diğerleriyle Irak’ın geleceğini ipotek altına alacak, malını ve servetini yağma edecek projelere karşı olan tutumu gayet açıktır. Herkesin bildiği gibi artık ihtiyaç duyulmayınca kaderiyle baş başa bırakılan ve hedef haline getirilen sözde Sahve Güçleri adlı oluşum da gemilerin yakılmasından sonra köşeye atılmış, tek başına bırakılmış durumdadır. Ki onlar izzetli ve şerefli Irak halkına rağmen kendilerini ucuz bir bedel karşısında kendi halkından irtibatlarını keserek uşak olmaya karar vermişlerdi. İşte bu durum işgal karşıtı güçlerin defaatle üzerinde durarak hakikatten uzak bir ideal olarak tanımlayıp uyarılarda bulunduğu bir durumdu. Oysa bugün yaşananlar onların söylediklerinin tersini söylüyor ve dostlardan önce düşmanlar buna şahitlik ediyor.

 

El sıkışma ve cilalı anlaşma, Siyonist rejimin tanınması hepsi işgalcilerin planlarıdır. Kaçınılmaz olarak bu tür kanunlar ve işgalcilerle el sıkışıp yapılan anlaşmalar zevale erecektir. Mezopotomya’nın evlatları işgalcilerin onayladığı herhangi bir projeyi tanımamaya ahd etmişlerdir. Irak’ın barışçıl temellerde yeniden inşası samimi evlatlarının eliyle çok uzun bir vakit almayacaktır. 

 El Basair Gazetesi Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin resmi yayın organıdır.

 Orijinal Arapçası: خريطة المصافحة والإعتراف  

301 total views, 1 views today

Leave a Comment