Dr. Moro: Irak Direnişi Başardı ve İşgal Projelerini Boşa Çıkardı

HEYET Net Mısırlı yazar ve mütefekkir Dr. Muhammed Moro ile çok yönlü karalama kampanyalarına maruz kalan Irak Direnişinden, Irak’ı tehdit eden Amerikan-İran projelerine, Irak’taki savaşın gerçek sebeplerinden, işgalcilerin şimdiki durumuna ve Irak Müslüman Alimler Heyeti (IMAH)’nin öncü rolüne kadar birçok hususu konuştu.  
 

Irak savaşının bir haçlı savaşı olduğunu söyleyen Dr. Moro, Amerika’nın Irak’ı işgali için ileri sürdüğü gerçeklerin gayet net ve açık bir şekilde yalan ve uydurma olduğunu belirtti.

Müslüman mütefekkir Irak’ta zaferin yakın olduğuna işaret ederek, Amerika’da yaşanan gelişmelerin Bush Yönetimi ve Irak’taki projelerinin kesin olarak başarısız olduğunu gösterdiğine vurgu yaptı.  

 

Şimdi sizleri bu önemli ve uzun röportajla baş başa bırakıyoruz:  
 
 

HEYET Net – İşgalin ardından beş yıl geçti…Irak’ın işgali için kullanılan bahaneler ve tartışmalara nasıl bakıyorsunuz? İşgal için gerçek gerekçeler sizce nelerdi? 
 

Dr. Moro – Gerçekte Amerika’nın yardım istediği bahaneler bizler için sadece yalan ve uydurma şeylerdir. Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olması vs tüm gözlemcilerin bakış açısınca, daha sonrasında Amerikalılar ve güvenlik birimleri tarafından bir işletme aracı olarak kullanılan bahane olarak kabul edildi.

Hatta Amerikalılara sağlanan raporlar bile Irak’ın bu tür silahlara sahip olmadığını doğrulamaktaydı…

Irak ne Batıya ne de Arap ülkelerine bir tehdit teşkil etmemektedir. Bu nedenle de bu tartışma daha başlamadan bitmişti. Akabinde de resmen işgalin ardından bazı güvenlik organlarınca kabul edildi.

Bu tek başına Bush’un dünyaya ve özellikle Amerikan kamuoyuna yönelik yalanlarından dolayı yargılanmasına yeter. Onun yalan bahanelere dayanarak yaptığı suçlamaları yüz binlerce insanın ölmesine, on binlerce insanın tutuklanmasına ve milyonlarca Iraklının yerinden edilmesine sebebiyet verdi.

İkinci teze gelince. Amerikalılar diktatörlüğü devirmek istedi…

Burada Amerikan politikasında garip bir paradoks bulunmaktadır: örneğin aynı yönetim onlarca yıldır askeri üniformalarla başkanlıklarda oturan diktatörleri desteklemektedir. Onların isimlerini vermeye gerek yok. Ancak tüm bunlar, Amerikalıların diktatörlüğü yapanlar olduğunu göstermektedir.

Irak’ın işgalinin arkasında yatan sebeple ilgili olarak bazı analizciler kendi bakış açılarına göre asıl sebebin Irak petrolünü kontrol etmek olduğunu söylemektedirler. Tartışmanın teorik perspektifinden bakıldığında bu, Irak işgalinin arkasında yatan sebepleri açıklama noktasında tam doğru olmayıp, meseleyi şümullu olarak açıklamamaktadır. Doğrudur, Amerika Irak petrolünden istifa etmek ve onu kontrol etmek istemektedir; yine de tartışma tek başına Irak’ın işgali için yeterli bir sebep değildir! 
 

Irak savaşı bir haçlı savaşıdır, delili ise George W. Bush’un kendi ağzından çıkan önemli sözleridir, ki hemen geri adım atarak özür diledi ve bunun yanlış anlaşıldığını ifade etti.   
 

Bizleri asıl ilgilendiren husus Amerika’nın bu savaş nedeniyle Irak’ta harcadığı giderlerdir. Resmi tahminlere göre toplam giderler üç trilyon dolara ulaşmıştır. Gayri resmi tahminlere göre, bazı uzmanların da işaret ettikleri gibi savaş neredeyse on trilyon dolara mal olmuştur… 
 

10 trilyon dolar tutarındaki tahmin Irak’ın petrol üretimince karşılanmaz; Amerika’nın Iraktaki savaştan petrol ve diğer yağmalarıyla da karşılanmaz… 
 
 

Gözetleme Irak’ta şu an ne kadar petrolün çıkartıldığı ve küresel piyasa petrol fiyatlarının ne olduğunun hesaplanmasıyla yapılabilir. Üretim giderleri ve kar payı kazanımları düşünüldüğünde, Amerikalıların bunun yarısını çaldığı farz edildiğinde, Amerikan Yönetimi savaşta ne kadar harcadığıyla bunları kıyasladığında bu miktarın hiçbir şey olmadığını anlayacaktır!  
 

Burada Amerika’nın Irak işgaliden ekonomik çıkarları olduğunu inkar edemem, ancak bu çıkarlar gerçekten Amerika’nın harcadığı bütçesiyle, ölü ve yaralılarıyla, çöken askeri sistemiyle, zayıflayan ordusu ve bitkin Amerikan toplumuyla gerçekte orantılı değildir.

Dahası sahadaki savaş anlatımlarıyla ilgili petrol meselesi de kısmi bir açıklamadır; lakin bu açıklama doğru olmakla birlikte meseleyi tüm yönleriyle içermemektedir.  

 

HEYET Net – Acı çeken insanlar, kitlesel cinayetler, işkence ve tehcir altındaki Irak’ı nasıl değerlendiriyorsunuz? 
 

Dr. Moro –  Suçlar Irak’taki Amerikalılar tarafından, Arapların sessizliği, Irak’taki bazı siyasi güçlerin ihaneti veya iktidarsızlığı nedeniyle işlenmektedir.  

 

HEYET Net – Masum halka karşı baskınlar, tutuklama kampanyaları ve saldırılar peki?  
 

Dr. Moro – Bunlar bizlerin bölücü projeler karşısında olduğumuzu doğrular. Bunlara karşı durmak tüm sınıflarıyla Irak’taki milli güçlerin birleşerek, sorumluluklarını üstlenmesi ve bu durumu sona erdirmek için bir tutum belirlemekle yapılacak bir görevdir.  

 

HEYET Net – Irak’ta yaşanan yoğun tehcirle ilgili görüşünüz nedir? Nerdeyse dört milyondan fazla Iraklı ülke içinde ve dışında muhacir durumunda.

Dr. Moro –  Bu durum sözde özgürlük ve demokrasi ortamı oluşturma iddiasındaki Amerikan iddialarının yanlışlığını ortaya çıkartan bir diğer trajedidir.

Tehcir American-Yahudi Haçlı Savaşı işgalinin gayet normal bir sonucudur.  

 

HEYET Net – Bölücüler neden Iraklıları tehcir ediyor, özellikle de kimliklerine göre bir tehcir metodu uyguluyorlar?

Dr. Moro – Elbette zorunlu göç bir bölücü yaklaşım içermektedir ve bu projeyi yürütenler diğer bir topluluğu yerinden etmeden de bu proje tamamlanmış olmaz. Burada ben bu bölücü projeyi üzerinde yürüyecekleri bir yol olarak takip eden Şii politikacıları kast ediyorum. Dahası sadece örneğin Sünni insanları göçe zorlamayı isteyenlere bir şey olmamaktadır. Ki bu da tam olarak güneyde ve Bağdat’ın birçok bölgesinde yaşananlardır.

Hatta onlar diğer tarafın terk ettiği bu bölgeleri kontrol edebilecek ve güneyde bir Şii federalizmi veya bir devleti kurabileceklerdir.

Yani Irak’ta hiçbir şekilde göz ardı edilemeyecek bir çeşit bölücülük ve etnik temizlik vardır!

Bununla birlikte kesin olan şudur ki tüm bu şeyler geçecektir ve hakikatler açıklığa kavuşacaktır.

HEYET Net – Dr. Sizler her zaman direnişi “karanlık tünelde güzel bir aydınlık” olarak tanımladınız. Beş yıllık işgal boyunca direnişin verimini nasıl buluyorsunuz?

Dr. Moro – Bakış açıma göre İslam Medeniyetinin düşüşü arttı, ardından sabit hale geldi ve sonra da kaydı. Düşmekte olan İslami eğilim birçok işaret taşımakta olup gerçekte bir realitedir…

Bu eğilim Irak Direnişiyle kırıldı… 
 
Aynı zamanda Lübnan, Filistin, Afganistan, Somali ve diğer direniş hareketlerince…

Ancak bu çıkışın en büyük erdemi şimdi çok zor şartlar altında olmasına rağmen Irak Direnişidir.

Hatta Irak Direnişi önemli bir düşüş zamanındaydı “karanlık dehlizdeki güzel ışık”

Dahası Amerikanın emperyalist, sömürgeci ve yayılmacı projelerini durduran da Irak Direnişidir.

Diğer bir deyişle, eğer bu zamanda Irak Direnişi erkenden çıkmış olmasaydı, İslam ümmeti şimdi eziyet verici bir geri çekilme durumunda bulunacaktı!

HEYET Net – Bu sizin, direnişin Amerikan projelerini başarısızlığa uğratmada başarılı olduğuna inandığınız anlamına mı geliyor? 
 

Dr. Moro – Evet, Irak Direnişi tüm berraklığıyla Amerikan projelerini engellemede başarılı olmuştur ve bu; İslam dünyasında başarılı bir iş olarak yerini almış, ümmete yeni bir ümit ve layık olduğu değeri vermiştir. 

Şunu söylüyorum: direniş Amerikan projelerini başarısızlığa uğratabilmiş ve çökertmiştir; Eğer Irak direnişi olmasaydı, muhtelif cihetlerde diğer ülkelere direniş yayılamayacaktı. Irak Direnişi insanlara Amerika’nın prestijini dağıtmaları yönünde bir ümit vermiş ve Irak’ta hedeflerini başarmasını engellemiştir. 

HEYET Net – Irak’ta Amerikan Yönetiminin ufalanmasının gerçek sebepleri nelerdir?

Dr. Moro –  Onlarca yıldır yazılarımda hep bahsediyorum. Ve bu bazı kitaplarımda yer alıyor. Şunları söylüyordum: hakiki bir irade galip gelecektir. Dünyadaki en küçük bir köy Amerikayı yenebilir. İman ve irade savaş uçaklarından ve tanklardan daha güçlüdür. İnsanoğlu teknolojiden daha güçlüdür ve bizler – Müslümanlar – içimizdekiler hariç yenilmeyeceğiz.

24 yıl evvel “Savaştık ve Kazandık” adlı bir kitap yayımladım. Bu kitap temelde şunu söylemektedir: Savaştıysak, kazandık; ancak ne zamanki bizler düşman bizden daha güçlüdür dedik; o zaman düşmanla savaştaı mücadele edemedik ve yenildik!!

Bu Cenab-ı Hakk’ın şu sözleriyle doğrulanmaktadır: “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez. (Maide Suresi, 51. Ayet). Ardından şu buyurulmaktadır: “İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar. (Maide Suresi, 52. Ayet).

Bu sebeple düşmanımızın bizden daha güçlü olduğu mantığı “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” sözünün ifade edilmesidir.

HEYET Net – Bu gerçekler ve ifade ettiklerimiz ışığında…Irak Direnişinin geleceği nedir?

Dr. Moro – Kanaatimce Irak Direnişi daha öncesinde kararlaştırdığı temeller üzerindedir ve dışarıdan yenilgiye uğramayacaktır. Sanıyorum direniş ülke içindekiler tarafından yenilgiye uğratılacaktır. Allah’ın izniyle direniş muzaffer olacaktır.

Buna ek olarak, direnişin başarı şansı siyasi durumu iyi bir şekilde analiz etmeye dayanmaktadır. Ehline karşı mantıksal bir perspektifle ve düşmana karşı imani bir perspektifle analize ihtiyaç duymaktadır. Şüphe yok onlar başaracaklardır.

HEYET Net – Amerika-Irak-İran meselesine dönecek olursak..Irak’ta Amerika ve İran projeleri arasındaki kesişmelere dikkat ediyoruz. Sizce bu gerçek mi yoksa hayali bir kesişme mi?

Dr. Moro – Hayır bu gerçektir. Bu bağlamda kesin algılama şekillerinden bir şekil sunmalıyız. Şüphe yok ki İranlıların bir Şii projesi var ve onlar bunu yürütmek için dünyadaki Şiilerden istifade etmeye çalışıyorlar. Şüphesiz bu proje ümmet için bir tehdit içermektedir; fakat bu, Amerikan projesinden daha az ciddidir. Farklı imkanları vardır.

İkinci husus ise şudur; İran projesi Amerika ile bir uzlaşmaya varılmaksızın yürütülemez. Bu nedenle, eğer İran Şii projesini yürütmeyi istediyse bu, Amerikalılarla bir anlaşma yapılmaksızın tamamlanamayacaktır!

Görünürde İranlılar Amerikalılar ile herhangi bir anlaşma yapmayı pek umursamıyor. Bu da bizi çok önemli bir gerçeğe yönlendirmektedir. Amerikalılar kafasız ve İran’a Irakla ilgili herhangi bir paketi vermeyi istiyorlar. Fakat buna mukabil kendisini tatmin etmeyen herhangi bir anlaşma stratejik bir anlaşmadır…

Amerikalıların problemi onların tüm halklara uygun bir karşılık vermeyi istememeleridir.

Bununla birlikte çözülme olayına yakın İran’da iç problemlerin olduğunu düşünmekteyim. Bu sebeple bu, içeriden yenilgi olayına yakın ve İran’ın başarmaya çalıştığı Şii projesi içeriden yıkılacaktır!

Irak’taki İran projelerinin İran’a mutlak bir itaatla minnettar olan bazı takipçileri tarafından yürütüldüğünü bilmeliyiz. En azından halihazırda Irak’ta mevcut olan siyasi arenaya dahil olan Şii İslami Partiler gibi…

Nitekim bunlar kritik Şii projelerine hizmet eden siyaseti sürdürmektedirler.

Buna mukabil, Sünnilerin Amerikan projelerini reddetmeleri ve Amerikan-Siyonist yayılmacı projesinden daha ciddi olmayan bir diğer projeyi dikkate alarak Şii Projesine karşı direnmeleri elzemdir.

Elbette, bizler Hizbulah gibi İsrail ve Amerikan saldırganlığına karşı bir strateji geliştiren diğer bazı Şii direniş gruplarını bunun dışında tutuyoruz.

Bunun sonucu olarak, ortak payda direnişte buluşmaktır. O yüzden bizim konumumuz Hizbulah noktasında gayet açıktır. Kendisine Siyonist-Amerikan projelerini başarısızlığa uğratmak için özgürlük temelinde bir direniş hareketi olarak bakmaktayız.

Meselenin karışık olduğunu bilmekteyim; ancak işte siyaset böyle bir şeydir. Şüphesiz kendi tahayyülatımızla düşünmeliyiz ve diğer taraftan bağımsız bir konumumuz olmalıdır. İşte tam olarak bu, bizleri Şii projelerini reddetmeye aynı esnada Lübnan’da Hizbulahı desteklemeye yöneltmektedir.

HEYET Net – İran’ın Irak meselesine müdahalesine nasıl bakıyorsunuz? İran’a nasıl karşı konulabilir?

Dr. Moro – İran müdahalesinin önemini göz ardı etmiyorum. İran’ın Irak toprağında hevesi var. 

Eğer sizler Amerikan projelerine direndiyseniz, Amerika’ya karşı direnişte gayretleri bir araya getirdiyseniz ve ona karşı koyduysanız, inanmaktayım bunun kendisi de İran projeleriyle yüz yüze gelecektir.

Şunu kast ediyorum: Şimdi kim güçlüdür: Amerikan ordusu mu İran ordusu mu? Elbette Amerikan ordusu askeri olarak daha güçlüdür.

Eğer Irak’ın işgali görünür bir şekilde İran tarafından tamamlanırsa o zaman direniş tıpkı İrandan daha güçlü olan diğerine -yani Amerikan ordusuna- yaptığı gibi onları da ezecektir:..

Ancak sizleri temin ediyorum; keşke İran alenen Irak’a müdahil etmiş olmasaydı. Şahsen eminim ki İran projelerinin ciddiyeti nedeniyle Irak, Arap ülkeleri tarafından direnmesi için önemli ölçüde yardım alacaktır…

HEYET Net – Amerikan seçimleri kapıda..Irak meselesiyle ilgili olarak bundan ne bekliyorsunuz?

Dr. Moro – Meselenin şöyle olduğunu düşünmekteyim: Irak’tan stratejik geri çekilme yönünde bir karar var. Bu karar –Amerika’nın itibarını kurtarmak için alınan- onun yenilmediği çerçevesinde alınmalıdır. Onlar bunu bir yanda mükemmel geri çekiliş olarak isimlendirdiler.

Öte yandan, Amerikan geri çekilmesine dayatılan iç sebepler var. Obama’yı seçen ve arkasında duran kuruluş ve taraflar Irak’tan geri çekilmeyi isteyenler. Elbette bu durum onun kazanması davasıdır… 

Bu Amerikan kuruluşlarının Irak’tan geri çekilmeyi kararlaştırdıkları anlamına gelmektedir.

Yani Obama’nın kazanması kararı. Obama’nın başarısı şu anlama gelir: Amerika Irak’tan geri çekilme ve teröre karşı savaşa durma kararı almıştır.

HEYET Net – Irak işgaline karşı çıkan muhalif güçlerin projelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?  
 
Dr. Moro – Bilgilerime göre, Irak Müslüman Alimler Heyeti de dahil işgal projelerine karşı çıkan güçlü muhalif projesine meyilliyim. Sağlam duruşu nedeniyle IMAH’ı destekliyoruz.

Yani kutsal ve şaşmaz diye hiçbir şey yok; ancak şimdiye kadar IMAH’ın performansı gayet tatmin edicidir. Bunun en önemli sebebi ise Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin bir direniş yaklaşımına sahip olması demektir. Bu da direniş düşüncesini dünyada yayabildikleri anlamına gelmektedir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti ve onun kitle iletişim araçları çok yönlü bir karalama kampanyasıyla kuşatılmış Irak direnişini çevreleyen çemberi kırabilmiş ve karalamaları düzeltebilmiştir.

Bu doğrultuda öncü bir rol oynadıklarını düşünmekteyim. Uydu kanalını kurması, gazete yayımlaması, internet siteleri açması ve muhtelif yayımlar yapması IMAH’ın olgun bir kültürel bir projesi olduğunun açık delilleridir.

HEYET Net – Yakın düzlemde Irak krizinde bir kırılma görüyor musunuz?

Dr. Moro – Allah (cc)’ın izniyle zafer yakındır.

ABD arenasında yaşanan gelişmeler Bush’un ve Irak’taki projelerinin başarısızlığını yansıtmaktadır. Yabancı bir perspektiften bizler kazandık inşallah, ancak kendimizi kazanmak henüz bekliyor..

Bizler tam bir sorumlulukla davranmalıyız, kendimizi partizanlık ve mezhepçilikten uzak tutmalıyız. Harici projelere meydan okumak için birleşmeliyiz.

Daha öncesinde bahsettiğim gibi İslam ümmeti dışarıdan yenilgiye uğramayacaktır. Ancak fitne, dar kafalılık ve diğer olumsuz şeyler nedeniyle içeriden yenilecektir…

 

HEYET Net – Bizlere bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Dr. Moro –  Ben teşekkür ederim. Allah (cc) razı olsun.

 
Hüseyin ed Düleymi / HEYET Net
 


 

Dr. Muhammed Moro’nun Biyografisi  

Mısırlı Müslüman Mütefekkir

Muhtelif İslami konularda, modern meydan okumalar, Arap ve İslam dünyasında yükselen meselelerle ilgili tavsif edilen yaklaşık 70 kitap sahibidir.

Muhtar İslami Dergisi yayın yönetmenidir.  

Günlük, haftalık makaleler, araştırmalar, köşe yazıları şeklinde Mısır, Arap ve Uluslararası gazetelerde çok sayıda yazı yazmıştır.

Bazı kitapları Türkçe (Hamas ve İslami Cihad), İngilizce, Fransızca ve Urduca gibi dillere çevrilmiştir.

Çocuk literatürü ve bilim kurgu alanında toplam 35 hikayesi vardır.

El Cezire “el Marife”, Muslim – Islam Today – Islam Online – Sharia – Islamic News Agency – Islammemo gibi birçok internet sitesine medya danışmanlığı yapmaktadır.

Birçok uluslararası stratejik rapora hem danışman hem de yazar olarak katkı sağlamıştır.  

En Önemli kitapları  
1Modern Mısır Tarihi (Cilt)  
2- Haçlı Savaşı (Cilt) 
3- Müslümanlar ve Kıptiler (Cilt) 
4- İslam ile Batı Arasında Karşılaşma  
5- Siyonist Sömürgeciliğin Meydan Okuması ve İslami Bakış Açısı

6- Irak’taki Amerikan Yenilgisinden Sonra Ne?  
7- Irak’tan Somali’ye Amerika’nın İslam’a Karşı Savaşı

8- 1928’den1933 Mısır’daki İslami Hareket: içerden bakış

9- Cihad İdeoloji Örgütü ve Kökenleri  
10- Mısır’da Şiddet Grupları 
 
 

309 total views, 1 views today

Leave a Comment