Bugün Neredeyiz Bizler?

BUGÜN NEREDEYİZ BİZLER?

Malcom Lagauche

Geçtiğimiz beş yıl ve o kadar bir süre boyunca Irak her zaman manşetlerde yer aldı. Geçtiğimiz birkaç ayda ülkenin içinde bulunduğu durum yavaş yavaş daha az bahsedilmeye başlandı. Başkan Obama hepimize Afganistan’ın ABD’ye yönelik bir numaralı tehdit olduğunu söyledi.

 

Bilginler birbiri ardınca Irak’ta azalan şiddeti tutturdular. Orada bir Santa Claus var. Irak şimdi barışçıl ve Irak halkı artık özgür. Irak hakkındaki bu yeniden belirlenmiş teori düzmeceydi. Irak’ta halen oldukça fazla şiddet mevcut olup sadece oyuncuları değişmişti. Birçok Amerikan gücü barakalarına yakın yerde saplı kalırken yeni Irak polisi ve askeri güçleri güvenliği devraldı. Bazı Irak polis güçlerini ve ordu mensuplarını mahveden direniş saldırılarında son dönemde artışlar var. Bizler bunun hakkında Batı’da okumuyoruz. Dahası Mart 2003 işgalinden sonra elektrik ve temiz su kaynakları yine eskisi kadar ufaktı.

 

Eğer bir Iraklı 2003 Mart’ından önce komaya girmiş olsaydı ve bugün kendine gelseydi kendisi Irak’ı tanıyamazdı. Hatta, bu şahıs belki de Irak’ın bugün yaşadığı korkunç kabus nedeniyle komadan çıkmak istemezdi.

 

Ülkede liderlik yok. Irak’ta Amerika’nın atadığı bir “hükümet” var ve bu Bağdat’taki yoğun şekilde desteklenmiş Yeşil Bölge’de ikamet etmek zorunda. Eğer herhangi bir hükümet üyesi tanklarla veya diğer askeri techizatla koruma olmaksızın kendi bölgesinden dışarı dolaşmaya çıkarsa yaşam süresi dakikalarla ölçülecektir.

 

Kadınlar kendi evlerinde mahkum halinde. 2003’ten beri “ahlaksız” davranışları, İslam dışı giyimleri nedeniyle yüzlercesi öldürüldü, binlercesi tecavüze uğradı ve işkence gördü. (Yazar burada gerçeği teğet geçiyor ve işgal cezaevlerindeki Iraklı kadın mahkumları göz ardı ediyor). Amerika kendi toplumunda kadının gelişimiyle gurur duyarken Iraklı kadınların yaşadığı acıklı durumu kınayan tek bir kelime bile etmiyor.

 

Irak paytak paytak yürüyen bir eğitim sistemine sahip, oysa 2003 öncesinde Irak yıllarca Arap alemindeki en iyi eğitim seviyesine sahipti. Elektrik Iraklıların haftada sadece birkaç saat sahip olabildiği bir lüks. Lağım suyu her tarafı kaplamış durumda bir çok hastalıkların da sebebi.

 

Amerikan güdümlü “Irak Özgürlük Operasyonu” sonrasında ortaya çıkan yeni Irak özgür değil ve yerine ikame edilen Irak’a çok az benziyor. Eğer bu kadar dehşetli bir sonuç olmasaydı, yeni Irak sadece kötü bir şaka olarak düşünülebilirdi. Ancak bu şakaya kimse gülmüyor.

 

2008’in ortalarında, ABD Irak’ta şiddetin azaldığı müjdesini verdi. Amerikan kayıplarının rakamları da azaldı. Bunun sebebi Irak’ın daha sakin hale gelmesinden kaynaklanmıyordu. ABD birliklerinin çoğunu çatışma alanlarından çekti ve yerine Irak güçlerini yerleştirdi.

 

2008 yılında Musul şiddetli çatışmaların buluşma yeriydi ve Amerikalı, Iraklı şamar oğlanları şehri ehlileştirmeye çalıştı. Bir çatışmada Irak Direnişi 450’den fazla Iraklı askeri personeli öldürdü. Batıda bundan bahsedilmedi; çünkü bir zamanlar Amerikalı birliklerin başına gelen Iraklıların başına gelmekteydi. Musul halen işgalciler ve vatan hainleri tarafından “ehlileştirilmiş” değil.

 

İşgalin ilk üç yılında işbirlikçi olarak düşünüldüklerinden dolayı 15.000 Irak polisi Irak Direnişi tarafından öldürüldü. Eğer Amerika’da bir polis mensubu görevinde öldürülürse orada milli matem olur.

 

Dahası terminoloji hakikatten yan çizmede kullanıldı. II. Dünya Savaşı boyunca Fransız Direnişi Alman işgalcilere karşı savaştığından dolayı vatansever bir varlık olarak addedildi. Aynısı Irak Direnişi için de geçerli, oysa ABD bir işgalci olup direnişe katılanları “terörist” olarak isimlendiriyor.

 

1973 yılında Irak kendi petrolünü millileştirdi. Nihai kertede Irak onlarca asır öncesinde Batı tarafından yerleştirilen emperyalist darboğazdan özgür hale geldi. Irak petrolünün millileştirilmesi milli ekonominin, altyapının ve sosyal hizmetlerin olağanüstü büyümesinin arkasındaki en önemli sebepti. 2008 yılında Washington DC.’deki kukla efendilerince Bağdat’taki harekete geçirilen yardakçılar Irak petrol haklarını yabancı şirketlere elden çıkarmak için görüşmelere başladı. Bir Amerikalı petrol yöneticisi şunu söyledi: “35 yıl bunu bekledik ve şimdi geri döndük.”

 

Irak’ın 2003 Mart işgali Irak’ın geçmişini kaybettiği durumlar meydana getirdi. Antik eserler yeni atanmış “hükümet” tarafından mahvedildi ve Irak’ın tarihi Washington’da yeniden yazıldı. Irak petrol haklarının elden çıkartılması öyle bir durum oluşturdu ki Irak aynı zamanda geleceğini de kaybetti.

 

Birçok yabancı Irak işgalinden maddi olarak çıkar elde etti. Yıllarca ülkede yaşamayan birkaç Iraklı da aynı şekilde maddi kazanım elde etti. Buna rağmen Irak hiçbir şey kazanmadı. İşgalin hiçbir olumlu çehresi olmadı.

 

Irak Direnişi halen ayakta ve devam ediyor. Uzmanlara göre Iraklı direniş grupları en az 40 yıl sürecek heybetli bir direniş sürdürecek yeterli askeri donanıma sahip. Bu ekipman sabık Irak ordusundan kalan ve elde edilen konvansiyonel silah stoklarından geliyor. Baas Partisi zafer ilan eden işgalcilerin burnunun dibinde bu manevra savaşını yürüttü. Tüm savaşların annesinin bitmesine daha çok var.

 

Bu makale HEYET Net Türkçe Resmi Sitesi için Özel Çevrilmiştir. © 2009

 

259 total views, 1 views today

Leave a Comment