Irak’ta ‘Iraklılar’ azınlığa dönüştü

İşgalin ardından Irak’ta yeni bir trajedi yaşanmaması, Iraklıların kendilerini Şii, Sünni veya Kürt olarak değil de Iraklı olarak görebilmesine bağlı… İbrahim Garaybe yazdı…

İbrahim Garaybe*

Amerika’nın Irak’tan çekilmesi işgal trajedisinden geri kalmayan bir trajediye mi dönüşecek? Öyle olması gerekmiyor, fakat sonuç iktidar sınıfına bağlı. Esasında bu sınıfın hafızasına ve unutkanlığına, Iraklı olduğunu hatırlamasına veya unutmasına bağlı… Fakat bu sınıf Iraklı değil de, Kürt ve Şii kimliği temelinde hareket ediyor. Böylece Iraklılar Irak’ta bir tür azınlığa dönüştü.

ABD’nin çekilmesinden sonraki tehlike de burada saklı. Dolayısıyla soru aslında Iraklıların intikamla meşgul olan cemaatler değil, Iraklı kimliklerini hatırlama gücüyle ilgili. Irak’ın sorunu güvenlik ve askeri kapasitesinde değil. Irak saygın bir ülke, ehil ve eğitimli bilim adamlarıyla gençlere sahip. Muazzam kaynakları var. İstikrarını engelleyense hatırlaması ve unutması. Neyi hatırlıyor, neyi unutuyoruz? Asıl soru bu.

Iraklılar ne olmak istiyor? Geleceklerine nasıl bakıyor? Niçin Irak ordusunun unutulması yönünde bir ısrar var? Niçin Irak’ın bir zamanlar dünyanın önemlilerinden biri olan 100 yıllık bir ordusu yokmuş gibi davranılıyor? Niçin Irak’ta birileri ülkeyi işgalin başladığı 20 Mart 2003’te keşfedilmiş ve daha önce yaşamın, ordunun, kurumların, üniversitelerin, halkların, ziraatın, uygarlık ve sanayinin olmadığı bir gezegenmiş gibi görüyor?

Iraklı Şiiler ve Kürtler kendilerini ancak Iraklı olarak görerek koruyabilir. Şiddetli endişeye, histeri derecesinde teyakkuza dayanan bu davranış, kurtuluşu muhtemel düşmanları ortadan kaldırmakta, tarihi ve coğrafyayı değiştirmekte, Irak’ı tarihe, coğrafyaya ve doğal yasalara aykırı derin bir hendeğe çevirmekte görüyor.

Amerikan siyaseti aptallık ve başarısızlık sürecine kaydı. Bunun nedeni de Irak’ın Amerikalı Valisi Paul Bremer’ın işgalin ilk yılında açıkça ifade ettiği üzere, ABD’nin müttefiklerinin duyduğu şiddetli kaygıydı. Bremer Amerikan müttefiki olan Şiileri ve Kürtleri tatmin etmek için izlediği politikaların başarılı olmadığını ve bu müttefiklerin Irak’ın eski siyasi rejimine dönme kâbusuyla yaşadıklarını itiraf ediyor. Hatta Saddam ve oğullarının idamı bile korkularını gidermemiş.

Bremer’ın de dediği gibi kendilerini İran, Londra ve yeraltında yaşanan Irak muhalefeti olarak görmeyi sürdürdüler.
 

 

 

 

 

TimeTurk- (Ürdün gazetesi Ghad, 2 Temmuz 2009)
 

312 total views, 3 views today

Leave a Comment