İngilizlerin Büyük Hayal Kırıklığı

Amerikalılar da İngilizler de hayal gördüler. Her ikisi de Irak’taki istihbaratlarının, müttefiklerinin ve güçlerinin varlığını pembe tabloyla çizdiler. Bu tablo İngilizleri hemen Nasıriye, Basra ve Amara halkının askerlerini mis Irak kokulu çiçeklerle karşılayacakları kanaatine sevketti.

Ve sanki evler onları karşılamak ve saygı sunmak için bir giriş oldular. Ancak daha Amerika’nın Irak işgalinin ilk saatlerinden itibaren hayal kırıklığı başladı.  Basralı aşiret mensupları Amerikan ve İngiliz barbar işgalcilerinin her tür ölümcül silahları kullanmalarına rağmen Irak güçlerinin yanında yer alarak işgale karşı savaştılar. Basra’da, Amara’da, Divaniye ve diğer yerlerde aşiret evlatları işgalcileri hedef alarak onlara karşı hafif silahlarla Iraklıların iradelerini gösterme gayretinden sarfı nazar etmediler.

Bağdat’ı işgal eden işgalciler burada yayılarak bölgedeki şiddeti böylece sona erdirebileceklerini sandılar. Lakin bu yanlış kanaat hemen ortadan yok oldu. Tıpkı diğer işgal edilen Irak şehirlerinde olduğu gibi başkent Bağdat’ta da halkın iradesi değişmedi. Bir kaç gün sonra ilk İngiliz işgal devriyesi Basra şehir merkezinde saldırıya uğradı. Bunu İngiliz işgal ordusu da itiraf etti. Görgü tanıkları İngiliz işgal devriyesi mensuplarının tıpkı fareler gibi kaçtıklarını nakletti. Zira Basra şehrindeki direniş savaşçıları ateş açmış, İngiliz işgal askerleri binaların arkasına saklanmış ve bazı elektrik sütunlarını kendilerine siper etmişlerdi.

Erken vakitlerde Iraklı direnişçiler Ammara şehrindeki İngiliz güçlerine karşı saldırdılar. Amerikan ve İngiliz işgalcilerine karşı gösteriler durmadı. Buna karşın Iraklıların araçlarıyla kendilerini çiçeklerle karşılayacaklarını söyleyen bu askerlerden hiçbiri tek bir çiçek bile almadı.

Amerikan işgalinin ardından bir yıl geçtikten ve Irak’taki Amerikan projesini dara sokan saldırılar arttıkça, Amerikan askeri liderliği İngiliz müttefiklerinden Bağdat’ın kenar mahallelerine birliklerini göndermelerini talep etti. Bu da İngilizlerin başına bir şimşek gibi indi. Ki Ammara ve Basra’da direnişçilerle başa çıkamayan İngilizlere diğer sıcak bölgelerde ne olurdu?

İngiliz yalanı bu güçlerin hezimeti arttıkça güçlü bir şekilde yükselmeye başladı. Ki bu hezimete uğrayan güçler Irak’a sadece bir hedefi başarmak için değil birçok şeyi aynı anda başarmayı hedefliyorlardı. Bunların başında kendilerine karşı 1920 devrimini başlatıp neticede feci bir şekilde yenilgiye uğratan Iraklılardan intikam almak, sonrasında Irak servetini yağmalamak, Irak silahlı kuvvetlerini ve altyapısını yok etmek ve Iraklılara boyun eğdirerek onları İsrail’e bir hediye olarak sunmak yer almaktaydı. Ancak tüm bu amaçların hepsi ters yüz oldu. Şerir projelere ve proje sahiplerine karşı müthiş bir şekilde Irak direniş güçlerinin karşı koymasının ardından olay İngilizlerin büyük bir hayal kırıklığına dönüştü.

Velid el Zübeydi’nin kaleme aldığı bu makale HEYET Net Türkçe sitesi için özel çevrilmiştir. © 2010

190 total views, 1 views today

Leave a Comment