Prof. Dâri: Devrim, Hedeflerini Gerçekleştirinceye Kadar Devam Eder

PROFESÖR DR. HARİS SÜLEYMAN ED-DÂRÎ, SURİYE İHVAN PRESS’E VERDİĞİ RÖPORTOJDA IRAK HALK DEVRİMİNİN,

HEDEFLERİNİ GERÇEKLEŞTİRİNCEYE KADAR DEVAM EDECEĞİNİN ALTINI ÇİZDİ

Irak Müslüman Âlimler Heyeti (HEYET) Genel Sekreteri Prof. Dr. Haris Ed-Dârî, Irakta beşinci işgalci hükümetince uygulanan ayrımcı ve dışlayıcı politikayı protesto etmek amacıyla başlatılan ve bir aydan daha fazla süredir devam ettirilen halk devriminin, 25 Şubat 2011 tarihinde başlatılan; ancak Nuri Malikî ve emrindekiler tarafından baskıcı yöntemlerle sindirilen protestoların devamı niteliğinde olduğunun, tekrardan, altını çizdi.

Profesör Dr. Ed-Dârî, Katar’ın başkenti Doha’da bulunduğu esnada İhvan Suriye Press’e verdiği röportajda, Irak’ın birçok bölgesine ve şehrine yayılan barışçıl devrimin, Irak halkına, özellikle de Sünnilere yönelik olarak uygulanan zulmü protesto etmek amacıyla başlatıldığını açıkladı. Ayrıca bu zulmün, Irak tarihinde eşi benzeri görülmemiş türden acımasız bir zulüm olduğunun ve Müslüman Arap yöneticilerden oluşan bu zalimlerin zulmünün kat be kat arttığının da altını çizti. Demecinde Genel Sekreter bu devrimin, Allah’ın (cc) izniyle meşru hedefler gerçekleştirilinceye kadar devam ettirileceğine yürekten inandığını söyledi.

Prof. Ed-Dârî, bu protestoları tehdit eden birkaç unsur olduğuna işaretle bunlar arasında en önemlisinin, bu gösterileri birkaç yöntemle –ki bu yöntemlerden birisi de güç kullanmaktır- bastırmaya çalışan Malikî’nin ve onun Sünnilerden ya da diğerlerinden olsun siyasi kanatta başarısızlığa uğramış olan yandaşlarının girişimleri olduğuna dikkat çekti. Ayrıca bu yandaşların, mazlumların, onların gasp edilmiş haklarının ve çiğnenmiş onurlarının aleyhine olsa da, sırf, kendi şahsi ya da partizan çıkarlarını korumak ve bu operasyonda yer edinmek için, talepleri daha aza indirgeyip sonrada uygun vakitte ortadan kaldırmak için çalıştıklarına dikkat çekti. Ancak, bu sefer, bu sindirme girişimlerinde başarılı olunabileceğini zannetmediğini; çünkü artık şartların tamamen değiştiğini ve Iraklılara karşı uygulanan zulmün örtbas edilemeyeceğini söyledi.

Genel Sekreter ayrıca, Irak’ın, Suriye devrimine yönelik takındığı resmî tutumun da oldukça kötü olduğunu; zira Suriye yönetimine mal, yakıt ve silah yardımı yapmak suretiyle destek verildiğini, hatta Irak’ın, Suriye rejiminin halk devrimine karşı başlattığı savaşta ihtiyacı olan her şeyi sağlayan ana kaynak olduğunu açıklayıp, kendisinin, Suriye devriminin düşmanlarına karşı kesin zafer kazanacağı ve Beşar Esed’in bu ülkede hiçbir geleceğinin olmadığı yönünde derin inanç beslediğini ifade etti.

Profesör Ed-Dârî, röportajın sonunda, bu iki Irak ve Suriye devriminin ortak yönlerinin bulunduğunu söyleyerek, her ikisinin de halka uygulanan zulüm neticesinde ortaya çıkmasını, taleplerinin meşru olmasını, barışçıl olmalarını ve her ikisinin de –bazılarının iddia ettiklerini aksine- hizipçi olmamalarını ve asla da olmayacaklarını bu ortak yönlerin en önemlileri arasında zikretti ve Allah’tan, Suriye halkına, yararlarına olan meşru hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için sabır ve güç vermesini, Suriye devriminin – pusuda bekleyen düşmanlarının iddia ettiklerinin aksine- her türlü bencillik, hizipçilik ve grupçuluktan uzak durup, Suriye’nin bütünlüğünü muhafaza etmesini niyaz etti.

Röportaj Metni:

·         Suriye Press: Irak’ın Sünni bölgelerinde patlak veren protestoları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu gösteriler geçici mi yoksa devam edecek mi?

Ed-Dârî: Irak’taki bu son gösteriler, aslında, 25 Şubat 2011 tarihinde, Iraklılara özelliklede Sünnilere yönelik uygulanan zulümleri –ki bu zulümler, Irak tarihinde benzeri görülmemiş türden acımasız olup, Müslüman Arap yöneticilerden oluşan bu zalimler tarafından her gün biraz daha artırılmıştır- protesto etmek amacıyla başlatılan ancak Maliki ve Sünni siyasetçilerden oluşan yandaşları tarafından, güç kullanılmak suretiyle, bastırılan gösterilerin devamı niteliğindedir. Bu gösteriler, Allah’ın izniyle meşru talepler gerçekleştirilinceye kadar da devam edecektir.

·         Suriye Press: Bu gösteriler için tehdit oluşturan en önemli unsur nedir? Nurî Malikî, geçen seneki gösterilerde olduğu gibi bu gösterileri de bastırabilir mi, yoksa bu sene durum biraz daha mı farklı?

Ed-Dârî: Bu gösteriler için tehdit oluşturan pek çok unsur var aslında. Ama en önemlisi, eğer aracıları ve yalan vaatleriyle başarılı olmazsa çeşitli yollarla –ki bunlardan birisi de güç kullanmaktır- bu gösterileri sonlandırmaya çalışacak olan Malikî’nin ve Sünnilerden ya da diğerlerinden olsun siyasi kanatta başarısızlığa uğramış olan yandaşlarının girişimleridir. Bu yandaşlar, mazlumların, onların gasp edilmiş haklarının ve tahrip edilmiş onurlarının aleyhine de olsa, sırf, kendi şahsi ya da hizbi çıkarlarını korumak ve bu operasyonda yer edinmek için, talepleri daha aza indirgeyip sonrada uygun vakitte ortadan kaldırmak için çalışıyorlar. Ancak ben, bu sefer, bu sindirme girişimlerinde başarılı olunabileceğini hiç zannetmiyorum; çünkü artık şartlar tamamen değişti ve Iraklılara karşı uygulanan bu zulüm asla örtbas edilemez.

·         Suriye Press: Bazıları, göstericilerin hizipçi olduğu ve bu hizipçi temelli taleplerini gerçekleştirmek istediği iddialarında bulunuyorlar, bu ithamların gerçeklik payı var mıdır?

Ed-Dârî: Bu ithamlar tamamen gerçek dışıdır ve hiçbir kanıtı yoktur. Göstericilerin başından beri istedikleri şey, kendilerine ve diğer bütün Irak vatandaşlarına reva görülen zulmün kaldırılması ve mevcut hükümet tarafından ellerinden alınan, hayatın her alanında zaruri olarak ihtiyaç duydukları haklarının kendilerine geri kazandırılmasıdır. Bunda iddia edildiği gibi hizipçi bir taraf yoktur. Bu ithamlar, Suriye rejimine karşı başlatılan Suriye devrimine yöneltilen ithamlarla aynıdır. Bu ithamların ardında yatan sebep, kitlelerin meşru taleplerinin yanıtsız bırakılmasını haklı göstermek ve böylece ayaklanmaları bastırmaktır.

·         Suriye Press: Peki, bu mevcut gösteriler için nasıl bir senaryo düşünürsünüz? Sizce senaryonun gidişatı ve sonucu nasıl olacak?

Ed-Dârî: Ben, bu gösterilerin, meşru istekler gerçekleştirilinceye kadar devam ettirileceğine ve bu taleplerin gerçekleştirilmesi için barışçıl yollar kullanmanın sürdürüleceğine inanıyorum.

·         Suriye Press: Bu gösterilerin Irak’ı böleceği ya da Hükümetin yönelttiği eleştirilere göre beli kırılacak bir çöp parçası olacağı yönünde korku duyuyor musunuz?

Ed-Dârî: Hayır, böyle bir korkum yok. Çünkü Irak’ın kuzeyinden güneyine bütün halkımızın Irak’ın bölünmesi aşamalarını çoktan aştığını düşünüyorum. Siyasîlerin, sırf kendi maslahatlarını ve efendilerinin çıkar ve nüfuzlarını muhafaza etmek için ortaya attıkları bu hizipçilik ve bölünme iddialarının, halk tarafından, gösteri ve protesto meydanlarında reddedildiğine tanık olunur.

·         Suriye Press: Bazıları, anayasanın düşürülmesi gibi taleplerde ısrar edilmesinin ülkede bir iç savaşa sebebiyet verebileceğini söylüyorlar, size göre bu doğru bir söylem midir?

Ed-Dârî: Hayır, kesinlikle doğru değil. Çünkü herkes Irak anayasasında bazı eksiklik ve yetersizlikler olduğunu bilir, ki bu anayasa, herkesçe de malum olduğu üzere Iraklılar tarafından değil işgalci Amerika tarafından konulmuştur. Ayrıca onda önümüzdeki süreçte değiştirilebilecek olan fıkralar vardır. Bu nedenle anayasanın değiştirilmesinin, bazılarının iddia ettikleri gibi ülkede mezhepsel ve dâhilî bir savaşa sebebiyet vereceğine dair her hangi bir korku taşımıyorum.

·         Suriye Press: Arap ülkeleri Irakta olanlara karşı hâlâ daha seyirci kalmaya devam ediyor. Sizce bunun nedeni nedir? Ayrıca bazılarının dediği gibi Iraklıların istediği de zaten bu mu? Arap ülkelerinden, özellikle de Körfez ve komşu ülkelerden beklenen tam olarak nedir?

Ed-Dârî: Arap ülkelerinin tamamı da Iraktaki olaylara uzak durmaya devam ediyor. Belki de çoğu, hatta tamamı için, uzak durmalarını gerektirecek sebepler ve engeller varlığını devam ettiriyordur. Elbette ki bu durum Iraklıları hem çok incitiyor, hem de kendilerini defalarca terk eden ama varlıklarını ispatlamak ve özgürlüklerini ve ülkelerinin kimliğini geri kazanmak için çalıştıkları bu seferde kendilerini terk etmeyeceklerini umdukları Arap kardeşlerine karşı derin hayal kırıklığına düşmelerine sebep oluyor.

·         Suriye Press: Komşu ülkelerden konu açılmışken sizce İran ülkedeki kazanımlarının yok edilmesine izin verir mi? İran ve müttefikleri bu protestolar karşısında ne yapabilirler?

Ed-Dârî: Tabii ki İran’ın, ülkedeki kazanımlarının yıkılmasına izin vereceğini zannetmiyoruz; ancak bu, Iraklıların, -İran’ın da kaybetmeleri konusunda katkı sağladığı- onurları ve özgürlüklerini geri kazanmak ve zulmü bertaraf etmek için çalışmalarına engel olamaz. Muhtemelen İran, Iraktaki nüfuzunu muhafaza etmek ve mevcut düzenin bekasını sağlamak için elinden geleni yapacaktır. 

·         Suriye Press: Amerikan işgalcileri ülkeyi terk ettiler ama geride on binlerce asker ve müttefik bıraktılar, Amerikan’ın bu olanları takip etmediğini düşünüyor musunuz?

Ed-Dârî: Amerikan’ın bu olanları takip etmediğini düşünmüyorum; ancak öyle görünüyor ki bugün, İran’dan ve İran’ın Iraktaki yandaşlarından hem çekiniyor hem de onlarla iyi geçinmeye çalışıyor.

·         Suriye Press: Suriye devriminden söz edecek olursak eğer, Irak’ın Suriye’deki devrime hem resmî hem de halk olarak yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?

 Ed-Dârî: Irak’ın, Suriye devrimine yönelik takındığı resmî tutum oldukça kötü; zira Suriye yönetimine mal, yakıt ve silah yardımı yapmak suretiyle destek veriliyor, hatta Irak, Suriye rejiminin halk devrimine karşı başlattığı savaşta ihtiyacı olan her şeyi sağlayan ana kaynaktır. Ancak halkın çoğu hem duygusal olarak hem de dualarıyla Suriye devriminin yanındadır.

·         Suriye Press: Irak’ta olanlarla Suriye devrimi arasında bir bağ görüyor musunuz? Her iki ülkede görülen hareketlerin ortak noktaları nelerdir? Suriye devrimi, Irak’taki bu son halk hareketlerini ne derece etkilemiştir?

Ed-Dârî: Ortak noktalar, her ikisinin de halka uygulanan zulüm neticesinde ortaya çıkmış olması, taleplerinin meşru olması, barışçıl olmaları ve her ikisinin de –bazılarının iddia ettiklerini aksine- hizipçi olmayıp asla da olmayacaklarıdır.

·         Suriye Press: Uluslar arası, yerel ve bölgesel verilere bakarak Beşar Esed rejiminin Suriye’deki geleceği hakkında ne söyleyebilirsiniz? Irak ve Suriye meselelerinin bir sonraki aşamada birbirine karışması mümkün müdür?

Ed-Dârî: Biz, Suriye’nin düşmanlarına karşı zafer kazanacağı ve Beşar Esed’in Suriye’de bir geleceği olmayacağı inancındayız. Suriye ve Irak’taki durumlar ise gelecekte belki, şu ya da bu şekilde birbirine karışabilir.

·         Suriye Press: Devrimci Suriye halkına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ed-Dârî: Allah’tan, Suriye halkına, yararlarına olan meşru hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için sabır ve güç vermesini, Suriye devriminin – pusuda bekleyen düşmanlarının iddia ettiklerinin aksine- her türlü bencillik, hizipçilik ve grupçuluktan uzak durup, Suriye’nin bütünlüğünü muhafaza etmelerini niyaz ediyoruz.

 

HEYET Net

207 total views, 1 views today

Leave a Comment