Müsenna ed-Dari Suçlamalara Yanıtlar Verdi

Irak Müslüman Alimler Heyeti (HEYET) Kültür ve Enformasyon Birimi sorumlusu Dr. Müsenna ed-Dari Maliki hükümetinin kendisini Irak vatandaşlığından çıkarma kararı ile ilgili olarak çarpıcı açıklamalarda bulundu. 2005 yılında kendisi ve babası muhterem Prof. Dr. Haris ed-Dari aleyhinde tutuklama kararı, Irak’taki taşınır ve taşınmaz malvarlığına el konulması gibi arka planı bulunan hadiselerin son kararı beraberinde getirdiğini söyledi.

Şarkul Avsat Gazetesinin konuyla ilgili olarak telefonla görüşlerine başvurduğu Dr. Müsenna ed-Dari şunları söyledi: “2010 yılında Birleşmiş Milletlere bağlı 1267 sayılı komite bir karar aldı. Bu komite el-Kaide ve diğerleri gibi terör örgütleriyle işbirliği yapanları takip eden bir komite. Mevcut (Maliki) hükümetinden giden bilgilere dayalı olarak benim Amerikan işgal güçlerini hedef aldığım söylendi. Bu komitenin kararına göre de ben uluslararası bir suçlu oldum. Herhangi bir delil olmaksızın yapılan bu karar neticesinde para akışından dış ülkelere gitmeme kadar yasaklar konuldu. Yıllardır Irak pasaportu bu sebeple taşımıyorum ve Ürdün’ün başkenti Amman’dan başka bir yere gidemedim. Katar bir istisna oldu sadece. “

2008 yılında Irak'ta bulunduğunu, sonrasında HEYET Genel Kurul çalışmaları için Suriye'ye gittiğini kaydeden Dr. Müsenna hükümet askeri kuvvetlerinin kendisini aradığı yönündeki mesajdan sonra geri dönemediğini sözlerine ekledi. Ürdün’de kendisinin ve babasının teslim edilmesi yönündeki baskılara rağmen teslim edilmediklerini teşekkürle ifade etti.

Ramadi şehrindeki Şeref ve Keramet Meydanında toplanan göstericilerin Maliki hükümetinin kendisini Irak vatandaşlığından çıkarmasını protesto ettiği açıklamalar da yapılmıştı.

Kararın alındığı zamanlamaya da dikkat çeken Dr. Müsenna özellikle muhterem babası HEYET Genel Sekreteri Prof. Dr. Haris ed-Dari’nin bir takım temaslarda bulunmak için geldiği İstanbul’da TRT Arapça’da yaptığı konuşmaların etkili olduğunu hatırlattı. TRT El-Arabiyye’de bir programa konuk olan Genel Sekreter burada Maliki Hükümetinin yürüttüğü sinsi siyaseti, ülkedeki barışçıl gösteriler ve talepleri, mevcut siyasi sürecin ülkedeki gerçek sorunların devamını sağlayan önemli bir etmen olduğu gibi birçok hususları açıklamıştı.

Silahlı milisler veya terörist gruplarla ilişkisi bulunduğu yönündeki iddialara cevap veren HEYET Kültür ve Enformasyon Birim sorumlusu Dr. Müsenna şunları söyledi: “Amerikan işgalcilerine karşı direnen ve hala direnmekte olan cihad hareketleri bulunuyor. Bunlar Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin  esaslarına inanmakta olup HEYET ile herhangi bir örgütsel bağlantıları bulunmamaktadır. Bu hareketler herhangi bir Iraklı vatandaşı hedef almamış, almayacaklardır. Aksine gayreti işgalci güçlere karşı direniş yönündedir.”

HEYET’in ve özelde kendisinin el-Kaide Örgütüyle hiçbir alakası bulunmadığını, bunun ne mevcut hükümet ve ne de Amerikan işgal güçlerince tespit edilemediğini, böylesi bir ilişkinin sözkonusu olmadığını vurguladı Dr. Müsenna. HEYET’in tüm açıklamalarında Irak’ta el-Kaide’nin işlediği suçları protesto ettiğini kaydetti.

Irak’taki Amerikan işgal güçlerinin sözde geri çekilmesi sürecinin ardından cihad hareketlerinin görevlerinin şeklinin değiştiğini belirten Dr. Müsenna: “Amerikanişgal güçleri Irak’tan tamamen çıkmış değildirler. Hatta bunlardan bir kısmı kalmıştır. Bunlar Irak hava sahasını kontrol etmektedirler. Yine Irak hükümeti de işgal üretimi olup Amerikan idaresinin eliyle iş yapmaktadır. “ dedi.

Geçtiğimiz Eylül ayında bir kısım Amerikan işgal güçlerinin geri döndüğünü, bunların Nasiriye şehrinde bulundukları yönünde ellerinde teyid edilmiş bilgiler olduğunu belirtti. Yine bunların Kerkük’teki el-Hürriye askeri üssü, Bağdat Havalimanından biraz uzakta İmam Ali askeri üssünde bulunduğunu da sözlerine ekledi. Bunların yanı sıra Bağdat’ın göbeğindeki Amerikan Büyükelçiliğini korumak iddiasıyla ellerinde ağır silahlarla helikopterlerin de bulunduğu büyük sayıda Amerikan ordusu askerlerinin bulunduğunu hatırlattı.

Birçok şehirdeki büyük meydanlarda bir araya gelen ve hükümeti protesto ederek zulme, mezhepçiliğe ve haksızlığa son vermesi çağrısında bulunan gösteriler ile HEYET arasındaki ilişkiyle ilgili de Dr. Müsenna’ya bir soru yöneltildi. Bu halk gösterilerini gayret meşru olarak gördüklerini ve desteklediklerini kaydeden ed-Dari göstericilere açıkça destek verme, yanlarında olma, yönlendirme ve nasihatlarda bulunulması gerekliliğine dikkat çekti. Hükümetin bu meşru taleplerin bir parçasını dahi yapmadığını, yerine getirmediğini söyleyen Dr. Müsenna bu noktada hükümetin gösterileri hiçbir ödün vermeksizin sonlandırmaya çalıştığını dile getirdi.

Önümüzdeki günlerde bu gösterilerden başka gelişmelerin yaşanacağını kaydeden Dr. Müsenna bu noktada mesela göstericileri ve bölgelerini temsil edecek siyasi oluşumların kurulması gibi örnekler verdi. Bunların ise sözde bu bölgeleri temsil ettiğini iddia eden, vatandaşlarına hiçbir sunmayan daha önceki grupların bilmediği yeni yapılar olacağını ifade etti.  Eğer hükümet güçlerince saldırıya uğrarlarsa canlarını korumak için göstericilerin silah taşımak da dahil tüm ihtimallere açık olduğunu söyleyerek konuşmasını bitirdi.

HEYET Net

306 total views, 1 views today

Leave a Comment