IRAKLILARIN TRAJEDİSİNİN DEVAM ETMESİ

 

                                                                                                                                                         MUHAMMED KIRİŞAN

 

Irak’ta problem,  sadece bir bakanlığa özgü değil, bir bütün olarak Irak devletindedir.  Bu devlet  şuan ‘güvenlik nedeniyle her hangi bir başarılı büyük projeyi gerçekleştirme yeteneğine sahip değildir.’ Bu sözü söyleyen sertlik yanlısı Iraklı bir muhalif değildir. Tam tersine Irak Ulusal Kongre Partisi başkanı  ve Irak’ı mevcut hale getiren er önemli kişilerden biri olan Ahmet Çelebi’dir.

Ahmet Çelebi, geçen Pazar günü Fırat televizyonuna verdiği bir mülakatında ülkenin içinde bulunduğu durumla ilgili korkutucu rakamlar verdi. Mülakatında şunlara yer verdi:Her ne kadar devlet güvenlik amacıyla asker, polis ve  koruyucu unsurlara aylık olarak bir milyar iki yüz elli milyon dolar maaş ödese de  Irak  halkı kendini güvende hissetmemektedir. Önceki rejimin düşmesinden buyana yarım tiriliyon Irak’a girdi. Anacak bütçenin üçte biri işletme giderlerine gidiyor. Devlet ayda 3 milyar çalışanlara ve emeklilere ödeme yapıyor.

Buna ilave olarak silahlı kuvvetlerin maaşları bulunmaktadır. Çelebi sözlerine şöyle devam ediyor:  Irak Merkez Bankası,  altı yıl içerisinde yerel ulusal bankalara 210 milyar dolar sattı. Fakat, bu bankaların dolar satın almak için dinarları nereden getirdiğini sorduğunuzda buna kimsenin vereceği bir cevabı bulunmamaktadır.  Yüz milyonlarca dolar, döviz şirketleri aracılığıyla Birleşik Arap Emirliklerine ve Ürdün’e  transfer edilmiştir.

Irak’ın  durumunu içeriden en iyi bilenlerden biri böylesine bir tespitte bulununca, karamsarlık  daha da artmaktadır. Durumun vahameti sokaklarda, kahvehanelerde, camilerde ve hatta taziye yerlerinde öldürülmeye devam eden ıraklıları gördükçe karamsarlık daha da artmaktadır.  Sadece geçen üç ay içerisinde 2500 ıraklı hayatını kaybetmiştir. Bu ayın başından bu yana 600 Iraklı hayatını kaybetmiştir. Bir oranlama yapacak olursak hiç abartısız günlük ölen Iraklı sayısı 26 kişiye ulaşmaktadır.

Bütün bunlara rağmen devlet, bu yıl en büyük bütçeyi harcamıştır.  Son on yıl içerisinde  savunma harcamaları kat kat artmıştır.  Bağdat operasyonlar sözcüsü, durumun böyle gitmesi halinde bu kirli savaşın geniş kapsamlı bir iç savaşa döneceğini söylemiştir. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler, bu çerçevede uyarılarda bulunmaktadır.

Güvenlik ve savunmaya bu kadar dev bütçelerin ayrılmasına rağmen bu kadar can kaybının olması olayın arkasında başka şeylerin olduğunu göstermektedir. Bütün bunların altında yatan sebep Nuri Maliki yönetiminin siyasi istikrarı sağlayamaması ve böyle bir vizyona sahip olamamasından kaynaklanmaktadır ve bütün bu olanlardan birinci derecede Maliki yönetimi sorumludur.

Bütün bu yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen Maliki koltuğunu terk etmeyi düşünmemektedir.  Aksine onun partisi  şuan yaşanan bu olayların; öldürme ve  bombalamaların dozajının artmasının dış ellere, terör gruplarına bağlamaktadır. Irak’ta dökülün kanın artması, Suriye’de yaşanan durumla bağlantılıdır. Maliki yönetiminin Beşşar rejimiyle dayanışma içerisine girmesi, İran’la omuz omuza vermesinden kaynaklanmaktadır. Malikinin partisi bu yaşananlardan dolayı bizzat devletin kendisini suçlamamaktadır, aksine  hedef saptırarak başka yerleri suçlamaktadırlar. Bu yaşanan bu olaylarla ilgili sürekli bir biçimde aslı hedefin ülkedeki siyasi süreci yok etmek olduğunu tekrarlamaktadırlar. Oysa tüm olayları temelden değiştirecek olan önümüzdeki seçimleri bekleme yerine bunu yapmaktadırlar.

Mukteda Sadır’ın Maliki’nin görevi bırakmasına ve yönetimine karşı ayaklanma  çağrısının yenilenmesinin nelere götüreceği bilinmemektedir. Aynı zamanda bir çokları birkaç ay önce geniş halk hareketi   konusunda başarısız olmuştur. Aynı şekilde Irak listesinin istifa çağrıları, Başbakanın yerini daha dada güçlendirmiştir. Zira yaşanan çelişkileri kullanarak gücünü yeniden artırmamıştır. Bilinen tek bir şey var ki, Irak’ta bulunan siyasi güçler,  mevcut durum iyileştirme hususunda potansiyellerini ve inandırıcılıklarını yitirmişleridir. Siyasilerin tamamı, yolsuzluğa farklı biçimlerde bulaşmışlardır.  Iraklıların yaşamış oldukları trajediler maalesef daha da ilerlemeye müsaittir,  daha fazla karanlık günler ve kan dökülmesine gebedir.

 

Bu makale HEYET Net Türkçe sitesi için özel tercüme edilmiştir. ©2013

 

Orijinal Arapçası için lütfen tıklayın

 

 

 

316 total views, 1 views today

Leave a Comment