Irak’ta Yaşanan Durumlarla İlgili Irak’ın Önde Gelen Alimlerinden Bildiri

 

Irak’ın önde gelen alimleri,  yabancı nüfuzunu ve vahşi işgal kalıntılarını sona erdirmek,  Irak siyasetinin belirlenmesi üzerindeki her türlü hegemonyayı, vesayeti ve dış müdahaleyi ret etmek ve Irak’ın kaybolan egemenliğini yeniden kazandırmak amacıyla tüm Iraklıları ortak çalışmaya ve dayanışmaya çağırdılar.

21 Ağustos 2013 tarihinde yapılan  ve üç ana eksende iki gün boyunca devam eden, Irak’ta yaşanan son olayları, yeni gelişmeleri ve Irak’ın bütünlüğünü ilgilendiren konuları ele alan ve her hangi bir koşul ve ad altında Irak’ın bölünmesini ret etmeyi, Irak’ın barış içerisinde yaşamasını sağlayan tarihsel modelin devam etmesinin üzerinde önemle durulan istişare toplantısının sonunda yapılan bildiride  Iraklı alimler, Irak isminin,  dinleri, mezhepleri ve ırkları farklı da olsa vatandaşlık, hukuk ve yükümlülük bakımından tüm Iraklıları  içine aldığını vurguladılar.

 

Bildirinin metni aşağıdaki şekildedir:

“Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Bununla beraber müminlerin hepsi birden toplanıp seferber olacak değillerdir. Fakat her kabileden bir grup toplansa da dinde derinleşseler ve döndüklerinde toplumlarını uyarsalar, ola ki aykırı davranışta bulunmaktan kaçınırlar.” Tevbe: 122

Yine Yüce Allah  şöyle buyurmaktadır:

“O halde siz ne diye münafıklar hakkında iki fırkaya ayrılıyorsunuz? Allah onları kazandıkları vebal yüzünden terslerine döndürdüğü halde; Allah'ın saptırdığı yola getirmek mi istiyorsunuz, Allah her kimi saptırırsa artık sen onu yola getiremezsin.” Nisa: 88

Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun. Salat ve selam efendimiz Hz. Muhammed’in, ailesinin, arkadaşlarının ve onun yolunda gidenlerin üzerine olsun.

Irak’ta topraklarında yaşanan öldürme, göçe zorlama, hapishanelerde Iraklıların onurlarını kırıcı, saygınlıklarını aşağılayıcı hızlı gelişmeler, Irak halkının top yekun zulme ve zalime karşı koymalarını, her türlü ayrımcılığa, bölünmeye, parçalanmaya neden olan olaylara sırt çevirmelerini ve insanların birliğine göz diken azgınlara gereken dersi vermelerini zorunlu kılmaktadır. 

İşte bu amaçla Irak’ın önde gelen alimleri 21-21 .08.2013 tarihinde  istişarelerde bulunmak üzere bir araya gelmiştir. İki gün süren istişare toplantısı boyunca üç ana konuda görüşmeler yoğunlaştı. Birincisi, temeller ve sabiteler; ikincisi, mevcut durum ve yeni gelişmeler; üçüncüsü: halk gösterileri ve direnişleri. Toplantıda aşağıdaki konular üzerinde görüş birliğine varılmıştır:

 

Birinci konu: Temeller ve Sabiteler

Birinci Olarak: Irak’ın Egemenliği

Irak’ın egemenliği kaybolmuş olup bunu Iraklıları yeniden kazanmaları gerekir. Bunun gerçekleşmesi için de şunların yapılması lazımdır:  Irak’ta yabancı nüfuzuna ve işgal kalıntılarına son vermek, her hangi bir tarafın Irak politikasını belirlemesine yönelik müdahalesini kabul etmemek üzere sürekli çalışmak.

 

İkinci Olara: Irak’ın Bütünlüğü

Iraklıların tüm dinamikleriyle birlikte Irak’ın bütünlüğüne bağlı kalmaları, her hangi bir ad ve isim altında bölünmesini ret etmeleri ve barış içerisinde yaşamasını sağlayan tarihsel modelin devam etmesi için çaba sarf etmeleri gerekmektedir.

 

Üçüncü Olarak: Irak’ın Kimliği

Irak ismi;  dinleri, mezhepleri ve ırkları farklı da olsa vatandaşlık, hukuk ve yükümlülük bakımından tüm Iraklıları içine almaktadır.

 

Dördüncü Olarak:  Siyasi Süreç  ve Anayasa

Var olan tüm temelleriyle birlikte siyasi süreç ve mevcut anayasa, şuan Irak’ın ve Iraklıların başına gelenlerden sorumludur. Irak’ın toplumsal dokusunu, bütünlüğünü ve çeşitli alanlardaki  geleceğini olumsuz olarak etkilemiştir. Siyasi süreç ve mevcut anayasa, Irak’ın güvenliğe ve huzura kavuşması için asla elverişli değildir. Her hangi bir siyasi sürecin başarıya ulaşabilmesi için, etnik ve hizipçi yöntemlerden ve tecrit etme  politikalarından uzak durması gerekmektedir.

 

İkinci Konu: Mevcut Durum ve Yaşanan Yeni Olaylar

Birinci Olarak: Bombalama Olayları

Irak halkına yönelik organizeli bir şekilde sürekli bombalama eylemleri devam etmektedir. Bunun sonucu olarak yüzlerce, binlerce Irak halkı hayatını kaybetmektedir. Yapılan saldırılar top yekun Irak halkını hedef almaktadır, her hangi bir kesimi diğerinden ayırmamaktadır. Bütün bu yaşananlar hükümetin gözü önünde  cereyan etmektedir, ne var ki hükümet her ne kadar tüm güvenlik dosyaları elinin altında olduğu halde kılını kıpırdamamaktadır.

Hükümet yetkililerinin açıklamalarına baktığımızda şunlar vurgulanmaktadır: Bu bombalama eylemlerini yapan kişiler, devlete mensup kişiler ve devletin araçlarını kullanmaktadırlar ve bu olaylardan onlar sorumludurlar. Yaşanan bu olaylarla ilgili söylenecek en hafif söz, mevcut hükümetin vatandaşların güvenliğini sağlama hususunda çaresizlik içerisindedir. Irak halkının yaşanan bu olaylar karşısında ödemiş olduğu fatura oldukça kabarıktır, bunları kanı ve mallarıyla ödemiştir. Artık hükümetin al aşağı edilmesi ve meşruiyetinin kalmadığını belirtmesi gerekir.

 

İkinci Olarak:  Tutuklamalar ve Göçe Zorlamalar

Irak’ta yaşanan tutuklama ve gözaltına almaların hadi hesabı yoktur. Yüz binlerce masum insan  hiçbir suçu olmadan bunlara maruz kalmaktadır. Bazıları açık, bazıları ise gizli olarak sürdürülmektedir. Hükümet günlük olarak  keyfi tutuklamalarını akıl almaz bir şekilde yapmaktadır.

Aynı şekilde geçen yıllardan bu yana güvenlik ve askeri birimlerin yapmış olduğu etnik ve mezhebi göç zorlama operasyonları hız kesmeden devam etmektedir.  Devlet kurumlarının yayımladığı istatistiklere göre Irak dışına göçe zorlananların sayısı dört milyonu aşmıştır. Irak içerisindekilerin sayısı ise üç milyonu geçmektedir.

Bu günlerde Bağdat ve onun yakınında bulunan Diyale ve benzeri şehirlerde hükümet birimlerinin sağlamış olduğu yardımlarla milisler çok acımasız göçe zorlama operasyonlarında bulunmaktadırlar. Buna ek olarak organizeli ve keyfi ve susturucu silahlar ve başka silahlarla suikastlar sürmektedir.

 

Üçüncü Olarak:  Mali ve İdari Yolsuzluk

Mali ve idari yolsuzluk dünyanın hiçbir devletinde görülmeyecek bir biçimde had safhaya ulaşmıştır. Bu konuda sadece hükümetin belgeleriyle yetinecek olursa, Parlamento Dürüstlük Komitesi, 2003 yılından bu yana Irak’ın dışına kaçırılan paraların miktarının 130 milyar dolara ulaştığını ortaya koymaktadır. Parlamento Dürüstlük Komitesi 200 den fazla millet vekiline mal varlıklarını beyan etmedikleri için dava açma aşamasındadır. Öte yandan Irak halkı açlık sınırın altında yaşamaktadır; elektrik,içme suyu, sağlık hizmeti alamamaktadır. İşsizlik ve okula gitmeme oranı sürekli artmaktadır. Dolayısıyla Irak hükümetinin hiçbir meşruiyeti kalmamıştır.

 

Üçüncü Konu: Halk Gösterileri ve Direnişleri

Bu bildiriye imza atam alimler, İzzet, Keramet, Gira ve Şeref meydanlarında sekiz aydan buyana gösteri ve direnişte bulunan onurlu duruşu selamlamaktadır. Bu insanlar, gasp edilen haklarını talep etmek ve zulmü ortadan kaldırmak için barışçıl eylemlerini sürdürmektedirler. Bu,  iyiliğin yayınlaştırılması, kötülüklerin ortada kaldırılması ve hedeflere ulaşmak için en  önemli araçlardan birisidir. Aynı şekilde alimler, güney illerinde başlayan halk gösterilerini selamlamaktadır ve tüm Irak halkını bu gösterilere destek vermeye çağırmaktadır.

Aynı şekilde alimler,  hükümetin ve hükümet birimlerinin Felluce, Musul, Huveyce, Diyala, Camii Sariye ve diğer alanlarda gösteri yapan halka karşı işlenmiş çirkin cinayetleri kınamakta ve bunları işleyenler hakkında yasal kavuşturma başlatılmasını ve  yerel ve uluslararası  mahkemelere tevdi edilmelerini talep etmektedir.

Aynı şekilde alimler bu konuda şunları söylemektedirler:

a-    Bu altı ilde halkımız tarafından yapılan bu tür kutsal eylemlerin devamlı ve uzun soluklu olması.

b-    Gösterilerde barışçıllığın korunması, kirli ellerin bu gösterileri başka yere taşımasına fırsat verilmemesi.

c-     Gösterilerin ve direnişin siyasallaştırılmaması, menfaat peşinden koşan siyasetçilerin bu gösteriler aracılığıyla hedeflerine ulaşmalarına müsaade edilmemesi.

 

Davet

Alimler, Arap Birliğini, İslam İşbirliği Örgütünü, Uluslararası insani yardım kuruluşlarını, bu sıkıntılı günlerinde Irak halkının yanında yer almaya, Irak halkına karşı adaletli davranmaya, hakkettiği önemi vermeye çağırmaktadır. Çünkü Irak, köklü tarihi ve bölgede önemli bir stratejik ağırlığı olan ülkedir. Aynı şekilde alimler, uluslararası toplumu Irak’ta yaşanan olaylarla ilgili daha yapıcı insan odaklı  politikalar geliştirmeye çağırmaktadır. Yaşanan bu olaylar,  Irak halkının acı çekmesine, zulme maruz kalmasına, cinayetlere kurban gitmesine, sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynaklarının yağmalanmasına neden olmaktadır.

Yüce Allah’tan tüm Irak halkını  korumasını, onları tek bir söz etrafında birleştirmesini dileriz. Kuşkusuz O, işiten ve cevap verendir.”

 

Bildiriyi imzalayan alimler:

1-    Prof. Dr. Ahmet Ubeyt el- KUBEYSİ

2-    Prof. Dr. Abdülmelik Abdurrahman Es- SAADİ

3-    Prf. Dr. Ahmet Hasan et- TAA

4-    Prof. Dr. Muhammed Ramazan ABDULLAH

5-    Prof. Dr. Haşim Cemil ABDULLAH

6-    Prof. Dr. Abdullah Muhammed el- JUBURİ

7-    Prof. Dr. Rafi Taha er- RİFAİ

8-    Prof. Dr. Hüseyin Halef el- JUBURİ

9-    Prof. Dr. Haris Süleyman ed- DARİ

10-        Prof. Dr. Abdülhamit Hamet el- UBEYDİ

11-        Prof. Dr. Muhammed Ubeyt el- KUBEYSİ

12-        Abdülhakim Abdurrahman Es- SAADİ

13-        Prof. Dr. Musait Müslim Al CAFER

14-        Prof. Dr. İyade Eyüp El- KUBEYSİ

15-        Prof. Dr. Abdülmunim Halil el- HİTİ

16-         Hhİsmail Kazım el- İSAVİ

17-        Şeyh Adnan Vehap el- ANİ

 

 

 

 

331 total views, 2 views today

Leave a Comment