Prof Dari: Irak’taki durum gittikçe kötüye gidiyor

Irak Müslüman Âlimler Heyeti (HEYET) Genel Sekreteri Prof. Dr.  Haris Ed- Dari Irak'ın içerisinde bulunduğu çıkmazdan, ancak iki şekilde kurtulabilineceğini yineledi. Ya mevcut durumu örten hususlardan, düzeltilmesi mümkün olanları düzeltmek için; ayrım yapmaksızın, tüm Iraklı oluşum ve aşiretleri temsil edecek, milli meclisi oluşturarak, adil seçimler yapacak, bağımsız Iraklı yetkin şahsiyetlerden oluşan, Iraklıların istek ve beklentilerine cevap veren bir anayasa oluşturacak geçiş hükümetine gitmek, ya da halkın katılımıyla yapılacak seçimlere başvurmak.

Prof. Ed-Dari, Suudi Arabistan'da yayınlanan el- Yevm Gazetesine verdiği özel röportajda,  siyasi, ekonomik, güvenlik ve kültürel açıdan ülkeye hakim olan mevcut yöneticilerin Irak halkına çektirdiği eziyetlerden, yağmaladıkları milli servete, ülkeyi yakıp yıkıp yok etmelerinden, uyguladıkları karartma politikaları nedeniyle dünyanın Irak'ta yaşanan yıkımlardan,  insan hakları ihlallerinden habersiz olduğunu ifade etti. Irak'ın şu an yaşadığı durumun giderek kötüye gittiğine işaret eden Ed-Dari Irak'ın mevcut hükümet, ona bağlı güvenlik güçleri, milisler ve istihbarat teşkilatları tarafından ilan edilmemiş bir savaşla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

HEYET'in federalizm ve bölgecilik olarak isimlendirilen projeler karşısındaki tutumunu değerlendiren Prof. Ed-Dari; "Bu mesele takip edenlerce ve bu konuyla ilgilenen herkesçe biliniyor. Bizim tutumumuz, federalizm ve bölünmeyi reddetmektir. Çünkü bizler federalizmin, başta İsrail olmak üzere Amerika, İngiltere ve İran gibi çoğu tarafın Irak'ı bölme projesi kapsamında olduğuna inanıyoruz. Irak'ı bölmek adına orada veya burada tuzak kuran tüm arzu ve çabaların karşısındaydık. Halen de karşısında olmaya da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Röportaj:

el- Yevm: Irak'ın şu anki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Ed-Dari: Irak'ın şu anki durumu kötü. Her geçen gün, bu kötü durum giderek artıyor. Mevcut Maliki hükümeti, güvenlik güçleri, milisleri ve istihbarat teşkilatları tarafından Irak halkına yönelik ilan edilmeyen bir savaş var.

Maliki hükümeti, Irak halkına karşı çeşitli yollarla bir savaş başlattı. Irak halkını sindirmek için, hükümet güçlerinin yapmış olduğu baskınlarda her gün onlarca kişinin öldüğünü veya yaralandığını görüyoruz.  Bunlar duyuruluyor veya duyurulmuyor. Yine baskınların yanı sıra idamlarla halkı sindirmek için elindeki tüm araçlar kullanılıyor. Birçok kişi bu olaylarda ortadan kayboluyor (faili mechul). Bazen yüzlerce kişi rejimin 'şehitlerin intikamı, sözde terörle mücadele' olarak isimlendirdiği, silahlılar, suçlular ve kanun kaçaklarını aramayı gerekçe göstererek tutuklanıyor. Halkımızı sıkıntıya sokan simge ve davalar ile insanlar açık veya gizli  hapishanelere gönderiliyor. Hükümet ve milislerinin gerçekleştirdiği tehcire ilaveten, 2013 yılı katliamlarla dolu bir yıl oldu. İnsanların çoğu ölü, yaralı, kayıp, tutuklu ve tehcir edilenler arasına kaydedildi.

Bu hükümet, zarar verici tutumuna, hükümeti ve onun cezai uygulamalarını, ülkenin para ve servetiyle gelen yolsuzluğu reddeden Irak halkını uzaklaştırmaya devam etmek için çaba harcıyor. Iraklıların çoğu yoksulluk, açlık ve mahrumiyet evresine ulaştı. Bu yüzden Irak'ın bugün ilan edilmemiş bir savaşa şahit olduğunu söylüyorum. Bu savaş da şu anda Suriye rejimi tarafından halkına karşı ilan ettiği savaşa benziyor. Irak'ta olanların Suriye'de yaşananlardan pek bir farkı yok. Ne var ki Suriye'de olanlar apaçık ortada, medya tarafından da yayınlanıyor. Ancak Irak'ta olanların çoğu gizli ve medyada az da olsa görünmüyor. Dünya Irak'ta yaşanan yıkımlardan, çekilen eziyetlerden, servet yağmalamalarından ve siyasi, ekonomik, güvenlik ve kültürel açıdan hâkim tutum sergilenmesinden, ülkeyi yıkıp yok etmelerden, insan hakları ihlallerinden habersiz.

 

Suudi el- Yevm: Irak Müslüman Âlimler Heyeti( HEYET)  hükümet ile olan ilişkilerine çekişme itişmeli başladığı için bu ilişkinin sonu nasıl olacak? İki taraf arasındaki bu ilişkinin niteliği ne zamana kadar devam edecek?

Şeyh Ed-Dari: Bu çekişme ve itişmeler seçeneklerden biri değildi. Biz bu yolda ısrarcı olmadık. Kişisel, siyasi vb çıkarları kaybettik. Çünkü Amerika, İran ve destekçilerinin işgallerini kuran bu hükümet Irak halkına karşı yasal olmayan eylemler gerçekleştiriyor. Bu hükümet hatalı ve suçlu bir hükümet. Genellikle mevcut hükümet, Irak halkının gençleri, özellikle de intikam ve dışlanmışlık ile ehlisünnet üzerine oynuyor. Maliki 8 sene önce hâkimiyeti ele geçirmesinden bu güne kadar halkı için hayırlı bir iş yapmamıştır. İhtiyaçlarının yanı sıra temel kamu hizmetleri gibi zaruri ihtiyaçlarını onlara sağlamamakla beraber, halkına hizmet etmek adına sağlık, eğitim, ekonomik, sosyal vb kurumlar inşa etmedi. Rakipleri dışındakilere yani değer verdiklerine ve yakınlarına özellikle de Maliki'nin partisine ( Dava) destek verenlere önem verdi. Bu yüzden halkına düşmanca davranıyor ve bahsettiğim gibi onlara zarar veriyor.  Bu sebeple bu hükümet gidene kadar bizim aramızdaki çekişme ve itişmeli durum da devam edecek. Yada Irak ve Iraklılara karşı bakış açısını değiştirerek gitmiş olduğu yolu ciddi bir şekilde gözden geçirmesi gerekiyor. Ancak bunun için bir şey yapacağını düşünmüyoruz. Allah aramızda hükmedene kadar da bu çekişmeli ve itişmeli durum da devam edecek.

 

Suudi el- Yevm: HEYET'in yurtdışında geniş faaliyetleri olduğunu biliyoruz.  Bu çalışmalar yurt içindeki faaliyetleri tamamlayıcı nitelikte mi?

Şeyh Ed-Dari: HEYET'in yurtdışındaki çalışmaları, yurtdışı çalışmalarının uzantısından başka bir şey değil. Yurtdışı çalışmaları, yurtiçi faaliyetlerini destekleyici ve güçlendirici nitelikte. Bilindiği üzere; ülkede yapılan çalışmalar, yurtdışındakinden daha fazla. Yurtdışındaki çalışmalarda takipçiler tarafından bir hayli biliniyor. Fakat ülkemizde yaptığımız çalışmalar HEYET'in ülkede yaşadığı zorlu güvenlik şartları sebebiyle; ne ülke içerisinde ne de dışarıda diğerleri kadar bilinmiyor. Hükümet HEYET'i düşman listesinin başı olarak görüyor. Çünkü HEYET, şartlar ne olursa olsun, baskılar ne kadar artarsa artsın, Irak ve Iraklıların hesabını sormada kibar davranmayacak tek taraf. Bu da bizi sürekliliğini ve bu işi gerçekleştirenlerin güvenliğini sağlamak için yaptıklarımızın çoğunu ilan etmemek zorunda bırakıyor.

 

Suudi el- Yevm: HEYET'in, bazı Iraklıların davet ettiği Federalizm ve bölgeciliğe karşı tutumu nedir?

Şeyh Ed-Dari:  HEYET'in bu duruma karşı tutumunun olumsuz olduğu, konuyu takip eden ve bu konuyla ilgilenen herkes tarafından biliniyor. Nitekim bizler biliyoruz ki bu davet, başta İsrail, Amerika, İngiltere ve İran olmak üzere birçok ülkenin yürüttüğü, Irak'ı bölme projelerinin üstünü kapatma vazifesi taşıyor. Federalizm ve bölgecilik adı altında dört bir yandan Irak'ı bölmeyi hedef alan bu davet ve çabaların hep karşısında durduk ve durmaya da devam edeceğiz. Bundan dolayıdır ki; bizler canlılığını sürdüren Irak'ın ulusal tarafları ve oluşumları olarak, bu tehlikeli proje karşısında işbirliği sağlamamız gerekmektedir. 

Suudi el- Yevm: Irak'ta gerçekleşen olayların medya tarafından açık bir şekilde çarpıtıldığını görüyoruz. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir? Yapılan gösteri ve eylemlerin umulduğu gibi sonuç vereceğine inanıyor musunuz?

Şeyh Ed-Dari: Irak'taki olayların çarpıtılması yeni değil. Bu çarpıtma, farklı medya organlarına yapılan Amerika baskısı ve onlara yönelttiği tehditlerin sonucu olarak Irak işgalinin başlangıcından beri var. Bu zaman zarfında, Amerika'nın Irak'taki çıkar ve hedefleriyle uyuşmayan ve onu rahatsız eden söylemlerde bulunmak kesinlikle yasaktı. Çarpıtmalar günümüzde de devam ediyor, çünkü –bazıların zannettiği gibi- Amerika Irak'tan tamamen çekilmedi. Bunun yanında İran'ın da Irak'ta Amerika kontrolü ve etkisini de aşan bariz müdahalesini artırması için birtakım çıkarları var. Bu durum İranlıların ve Amerikanların bizzat kendi sözleri. Nitekim, kongre üyelerinden biri, Maliki'nin son Amerika ziyaretinde " İran'ın Irak üzerindeki etkisinin birinci sırada olduğunu " ifade etmişti.

Eylemlerden ise;  henüz istediğimiz sonuçları alamadık. Çünkü taleplerimiz Maliki tarafından kesin bir şekilde reddedildi. Bunun için, uğruna sokaklara döküldüğümüz hedeflerin gerçekleştirileceğine inanmıyorum. Ancak, Allah'a hamdolsun ki, Maliki ve işlemiş olduğu suçları ifşa eden ve onun ülke yönetimindeki acziyetini, halkını kılıçtan geçirerek kanıtladığı diktatörlüğünü ortaya koyan birtakım soyut, siyasi ve medyatik hedeflerimize ulaştık.
 

Suudi el- Yevm: Irak için önemli bir unsur olan Suriye'deki olaylara nasıl bakıyorsunuz? Özellikle aralarında dağılmaların söz konusu olduğu gruplar olmak üzere Suriye'nin iç durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şeyh Ed-Dari: Suriye'de yaşanılanlar kelimenin tam manasıyla dramdır. Rejim, devletler arasında çıkan savaşlarda kullanılan her türlü silahlarla halkına karşı şiddetli savaşını sürdürüyor. Uçaklar, tanklar ve füzelerin yanı sıra 1000 den fazla Suriyelinin ölümüne sebep olan kimyasal silahlar gibi öldürücü silahlar kullanıyor. Tabii tüm bunlar, Rusya, İran, Hizbullah, Maliki hükümeti ve mezhepçi milisler gibi rejime destekleyen unsurların yardımlarıyla gerçekleşiyor. Suriye'de olup bitenler ve insanlığı inciten mazlumların ahları karşısında, uluslararası toplum ve Arap- İslam aleminin sessizliği   bu içler acısı durumun devam etmesine sebep oluyor. Bu yüzden diyoruz ki; acımasızca katledilen ve haklarında sonuçları çok tehlikeli olacak uluslararası komplolar kurulan –Sadece Suriye halkına değil, bölgedeki tüm Arap ve Müslüman halkları hakkında – Suriye halkını kurtarmak adına,  Tüm Arap ve İslam aleminin, özellikle de körfez bölgesinde yaşayan Müslümanların hem halkların hem de hükümetlerin acilen gereğini yapması gerekmektedir.
 

Suudi el- Yevm: Mısır'daki olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şeyh Ed-Dari: Mısır, Arap ülkelerinin en büyüğüdür ve hem bizlerin hem de tüm Arap ve İslam halklarının kalbinde büyük bir yere sahiptir. Ne yazık ki bugün, zor zamanlardan geçiyor. Temennimiz odur ki; tüm bu olaylar Salih müminlerin imanı, aklıselim kimselerin müdahalesiyle biran önce aşılır. Yaşanılan kriz, Mısır'ın ve İslam ümmetinin siyasi kişisel ve toplumsal çıkarları gözetilerek, yaraların bir an önce sarılması için karşılıklı diyalog ve hoşgörüyle çözülür. Bizce, Mısır'ın bu krizden kurtulması için bir an önce siyasi çözüme başvurması gerekmektedir. Genel çıkarlar diğerlerinin üstünde gelirse bunu yapabileceklerine inanıyoruz. Bu süreçte Arap ülkelerinin hiçbir tarafı dışlamadan söz konusu siyasi çözümde yardımcı bir fonksiyon üstlenmesi gerekir. Yüce Allah'tan Mısır'ı ve halkını her türlü kirli tuzaktan korumasını niyaz ediyoruz.

 

Suudi el- Yevm: Irak'ın bugünkü çıkmazdan kurtulması için ne düşünüyorsunuz?

Şeyh Ed-Dari: Irak'ın bugünkü çıkmazdan kurtulabilmesi için önünde sadece iki seçeneği kaldı;  ya, belirli bir süre  bağımsız Irak yetkililerinden oluşan geçici hükümete gidilerek, bugünkü durumun biraz olsun düzelmesi için uzlaşma yolu seçilecek. Ardından halkın her kesimini ve oluşumunu istisnasız temsil eden bir Irak parlamentosu için şeffaf seçimler yapılacak. Seçimlerin akabinde ise, halkın güvenliğini temin edip, isteklerini gerçekleştirmek için bir anayasa oluşturarak Irak'ın yönetimi için ulusal bir hükümet kurulacak; ya da halkın seçimine başvurulacak.

 

Suudi el- Yevm + HEYET   

Gamze Özden ve Şeyma Akıtürk – HEYET Net’e özel çevri

385 total views, 1 views today

Leave a Comment