ABD, Maliki Hükümetini Soykırım İçin Silahlandırıyor

Irak Müslüman Alimler Heyeti (HEYET) 983 numaralı basın açıklamasında Amerikan idaresinin Maliki hükümetini sürekli olarak silahlandırmasıyla ilgili konulara değindi. 

Medyadaki haberlere değinen HEYET, Irak ile ABD arasındaki Güvenlik İşbirliği Ofisi (ODC) aracılığıyla Bağdat2ın Amerika'dan 14 milyon mermi, 7000 parça silah aldığını kaydederek silah sevkiyatının devam ettiğinin ve Eylül ayında muhtemelen F-16 savaş uçaklarının ulaşacağından bahsedildiğini belirtti. Mezkur ofisin yaptığı açıklamanın Maliki'nin binlerce masum insanın ölümü ve yaralanmasıyla neticelenen Enbar'daki şehirlere, sivillere yönelik helikopterler, tanklar ve ağır bombardımanla yürüttüğü saldırıların olduğu esnada yapıldığına dikkat çekildi. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü yetkilisi Erin Ervez'in 26 Şubat 2014 tarihinde meşhur Amerikan gazetesi The Huffington Post bir makale yayınladığı hatırlatıldı. Burada Iraklı güvenlik güçlerinin Amerikan silahlarını kullanma ihtimali, suistimal ederek Irak'taki mezhepsel ayrışmayı daha da güçlendireceği yönündeki ihtimale değinmişti. Bu silahların çok daha fazla kötü emeller doğrultusunda kullanılacağına dair çok güçlü delillerin bulunduğu, buna rağmen ABD'nin hiç tereddüt etmeksizin bu tehlikeli silahlandırma programına devam ettiği kaydedilmişti. 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Amerika'nın kendi halkını öldüren bir diktatörü silahlandırmadaki ısrarını kınamaktadır. Bunun Amerikan yönetiminin 2003 yılındaki illegal işgalinden beri Irak halkını yok etme eylemini sona erdirmediği şeklinde değerlendirmektedir. 2011'de çekilmeden önce Amerikan askerlerinin sahada bunu bizzat kendileri yaparken şimdi durumun değiştiği, bu işin aynısını dolaylı olarak destek verdiği müttefiklerinin yaptığı görülmektedir. Gerekli silahlarla donattığı müttefikleri mazlum insanlara soykırıma devam edecektir. Bu durumu açıklamak son derece zor ve acı vericidir. Kendisini dünyanın jandarması ve düzen sağlayıcısı diye düşünen bir süper gücün yaşadığı yüzyılda bunlar olmaktadır. 

Uluslararası kamuoyu bu süpergüç devletin karşısında tarihi bir rol almakla sorumludur, artık uluslararası anlaşmalara daha fazla saygı duyulmayacağını, bu tür politikaların tüm dünyayı hakkaniyet ve adaletin kaybolduğu, bilinmez bir geleceğe sürüklendiği, adaletin kilometre taşlarının ve insanlığın anlamını yitirdiğini söyleyip uyarmalıdırlar. 

Sekretarya

26 Cemaziyelahir 1435

26 Nisan 2014

HEYET Net

289 total views, 1 views today

Leave a Comment