Genel Sekreter: Mikdadiyye Suçlarını İşleyenler Politikacılar ve Dini Mercilerdir

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari, Diyala bölgesinin başkenti Bakubaya bağlı Mikdadiyye ilçesinde Sünni halkların bulunduğu bölgelere mezhepçi milislerin işlediği suçların sorumluluğunun büyük bir bölümünü Necef’te dini mercilerin yüklenmesi gerektiğini vurguladı.

Cuma günü Al Jazeera kanalının düzenlediği programa katılan Genel Sekreter Ed-Dari, Mikdadiyye şehrinde meydana gelen olayların ansızın beklenmedik bir şekilde meydana gelmediğini, yeni bir gelişme olmadığını ve alışılmışın dışında bir olay olarak değerlendirilmeyeceğini belirtti.

Haşdi Şabi milislerinin intikam peşinde olduğunu vurgulayan Ed-Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Haşdi Şabi milisleri Mikdadiyye şehrinin tamamında denetim sağladı. Mikdadiyye şehrinin semtlerinden birinde bulunan kafeteryada yaşanan patlama sonucu hayatını kaybedenlerin öcünü almak bahanesiyle böyle insanlık dışı suçlara ve intikam alıcı eylemlere bulaştı. Oysa onların bu tutumu tamamıyla çelişkilidir. Çünkü kafeteryada ölen insanların genelinin Sünni olduğu herkes tarafından bilinmektedir.”

Haşdi Şabi milislerinin daha önce bunu planladığına ve kafeterya olayını bir bahane olarak kullandıklarına değinen Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed-Dari şunları ifade etti: “Kafeterya patlamasından sonra yaşanan bu olaylar, şehrin ablukaya alınması, insanların dini kimliklerinden dolayı katledilmesi, mescitlerin ve vatandaşların hedef alınması bunun daha önce arzulandığına, planlandığına delalet etmektedir. Kafeterya patlamasının bu fiillerin hayata geçirilmesi için bahane olarak kullanıldığı gün gibi ortadadır. Diyala bölgesi uzun yıllardan beri tam bir teslimiyetle milislere boyun eğmektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari Necef bölgesinde bulunan dini mercilerin açıklamalarını şaşkınlıkla karşıladığını belirtti. Necef bölgesindeki dini mercilerin Mikdadiyye şehrinde meydana gelen olayları devlet çerçevesi dışında gerçekleştiğini iddia ettiklerini belirten Ed-Dari, bu olayları gerçekleştiren milislerin Haşdi Şabi milislerinin ta kendileri olduğunu kaydetti. Ayrıca bu olayların başlıca sorumlusunun yıllardan beri bölgenin siyasi ev güvenlik pozisyonunu ele geçirmiş Hadi El-Amiri’nin liderliğini üstlendiği Bedir Tugayları Örgütü olduğunun altını çizdi. Olayların yaşandığı sıralarda hiç medyada yer almayan Hadi El-Amiri’nin bu gizliliğine dikkat çeken Genel Sekreter, Hadi El-Amiri’nin olay yerinde olduğunu ve orada milisleri bu suçları işlemeleri için koordine ettiğini göstermektedir ifadelerini kullandı.

Dini mercilerin açıklamalarına tekrar değinen Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed-Dari sözlerine şöyle devam etti: “Bu açıklamalar Mikdadiyye bölgesinde yaşanan büyük problemlerin derinliğinde aşağılayıcı bir şekilde geldi. Cumhurbaşkanı gidiyor ve şehre girmesi engelleniyor. Parlamento başkanı gidiyor ve şehre girmesi engelleniyor. Bütün bunların devletin gerçek bir otoritesinin olmadığını göstermektedir.”

Yaşanan olayların baş sorumlusunun dini merciler olduğunda ısrar eden Ed-Dari, “Cihadi Kifai” adı altında Haşdi Şabi milislerinin oluşturulmasına çağıran kişilerin bizzat dini merciler olduğunun altını çizdi. Ed-Dari: “İşte bu kuvvetlerin ve güçlerinin sebep olduğu olayların neticeleri ortadadır. Hükümet kuvvetlerini bile uzak tutabilmektedirler. Dini mercilerin yaptığı açıklamalar ancak gözlere kül savurmaktır. Diğer bir şey ise terör faaliyetlerine ilişkin ıstılahları kullandıklarında eşyaların isimlerini müsemmaları ile isimlendirmemeleridir. Bunun amacı ise bu olaylara şahit olan insanların zihinlerinde sürekli olarak terörist olarak suçlanan Sünnilerin şiddetli olaylarla bağlantısı olduğu algısını oluşturmaktır.”

Mikdadiyye bölgesinde yaşanan olaylarda hasıl olan gelişmeler hakkında Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed-Dari şunları kaydetti: Bunun bir çok şahidi bulunmaktadır. Çünkü problem sürekli konuşulmasına rağmen icraatta herhangi bir adım atılmıyor. Hükümet başkanı gidiyor ancak bölgeye giriş yapamıyor. Uluslararası kanunlar, uluslararası insani kanunlar insan hakları kanunlarına bağlı bütün organlar şunu açık bir şekilde ifade etmektedir; “Vatandaşlarını korumaya güç yettiremeyen yetkililer yaşanan suçlarda ortaktır!”

Dr. Müsenna Ed-Dari, “Hükümet başkanı şuana kadar hala bu suçları işleyen kesimlerin isimlerini vermedi. Hükümet başkanının bu tavrı onun bu olaylarda parmağı olduğu olarak itibar edilir. Çünkü kendileri bu olayın kimler tarafından gerçekleştiğini çok iyi bilmektedirler. Bilmelerine rağmen gerçek bir soruşturma yapmadıkları gibi olaya dair herhangi bir icraatta da bulunmadılar. Bu olayların yaşandığı şehri koruma altına almak için ne Cumhurbaşkanı ne de aralarında Sünni siyasetçilerinde bulunduğu siyasi çalışmalarda Cumhurbaşkanına ortaklık eden kimselerin herhangi bir çalışma veya icraat başlattığına kimse şahit olmadı.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari Mikdadiyye bölgesinde yaşanan olayların tehlikesine dikkatleri çekerek Mikdadiyye şehrinin vakiasını değiştirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Terör faaliyetleri bahane edilerek yeni bir demografi oluşturmayı amaçladıklarını, diğer vatandaşları ihlal edecek türlü bahanelere yapıştıklarını ifade etti. Özellikle bütün amaçlarını İran’a sınır bölge olan Diyala ilinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Ed-Dari, Mikdadiyye bölgesinin büyük direniş tarihi ve etkisi şöyle dursun Diyala ilindeki en büyük ikinci şehir olarak itibar görmektedir ifadelerini kullandı.

Bu hedeflerin gerçekleşmesi mümkün mü sorusuna cevap veren Dr. Ed-Dari şunları ifade etti; “Şayet olaylar bu şekilde devam ederse bu hedeflerin gerçekleşmesi mümkündür. Çünkü Irak bölgelerinden şuana kadar göç eden insanlar güvenlik sağlanmadığından dolayı dönmeyeceklerdir. İşleri onlar için kolaylaştıracağız iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Mikdadiyye bölgesinde yaşananlar diğer kalanları da bitirecektir. İşte bu da hükümetin istediği neticedir.”

Konuşmasının sonunda bu olaylar karşısında sessizliğini bozmayan uluslararası toplumları eleştiren Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Ed-Dari, Diyala bölgesindeki bu önemli şehirde yaşananları kınayan tek bir açıklama bile duymadık ifadelerini kullandı. Son olarak şunları söyledi Ed-Dari: “Burada maalesef gerçekten zor şartlar yaşanıyor. Hükümet ve onun destekçisi mezhepçi milisler bölgede arzuladıkları şeyleri gerçekleştirecekler.”

 

 

HEYET Net

 

Orijinal Arapçası için TIKLAYIN

 

 

464 total views, 1 views today

Leave a Comment