HEYET Sosyal Birimi, Şeyh Süleyman Ed-Dari’nin Yolu Üzere Devam Edeceklerini Bir Kez Daha Yeniledi

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde çeşitli faaliyetler düzenleyen Sosyal Birimi, Şeyh Haris Süleyman Ed-Dari (rahimehullah)’in son nefesine kadar takip ettiği metoda bağlı kalacaklarını bir açıklama yayınlayarak bir kez daha yenilediler.

HEYET’in eski Genel Sekreteri Şeyh Haris Süleyman Ed-Dari (rahimehullah)’ın vefatının birinci yıldönümü münasebetiyle açıklama yayınlayan Sosyal Birim, sebat ile ahde vefa göstereceklerini, sakınarak hak yolda yürüyeceklerini, dünya hayatından ve süslerinden yüz çevireceklerini ve Şeyh Ed-Dari’nin davasını yükleneceklerini bir kez daha vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde çeşitli faaliyetler düzenleyen Sosyal Birimi tarafından yapılan açıklamanın metni şöyle;

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve Selam Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, aline ve ashabına olsun…

İmam Ahmed Müsned adlı kitabında, Ebu Davut Sünen adlı kitabında şu hadisi rivayet etmektedir: “Abdullah bin Amr (radiyallahu anh) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "İnsanların eleneceği (iyilerin gidip) kötülerin kalacağı, ahid ve emanetlerinin bozulacağı ve ihtilafa dü­şüp şöylece -parmaklarını biri biri arasına soktu- olacakları zamanın gel­mesi yakındır. Veya geldiği zaman haliniz ne olur?"

Oradakiler: (O zaman) Biz ne yapalım, ya Rasulullah? dediler, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle cevap verdi: "İyi bildiğinizi alır, kötü gördüğünüzü bırakırsınız. Kendinize ait işlere yönelir, umuma ait işleri terk edersiniz.”

Bir yıl geçiyor ve Irak Müslüman Alimler Heyeti’ndeki özgürlerin komutanı, lideri ve örneği Şeyh Süleyman Ed-Dari (rahimehullah)’ın üzerinden geçecek yıllar birbirini takip edecek. Ancak bu oluşum komutanını unutacak mı? Bu oluşum hakka yardım edeceği hususunda ahitleştiği ahdinin üzerinde mi hala? Hakkın üzerinde sebat ederek, dünya hayatı ve süslerinden geri durarak ve sakınarak ahitleştiğimiz?

Evet… Allah’a yemin olsun ki seni kaybettik, senin göç etmenden sonra ümmetin karşı karşıya kaldığı uğursuz günlerde hala fikirlerimizi toparlamaya çalışıyoruz…

Vatanın öneminin farkında olan, halkın izzetinin ve saygınlığının kaybolması ile sancı çeken ve vatan hürriyetinin, ülkenin güvenliği için endişelenen bu adamlar içerisinde tek örnek ve model olması hususunda insanlar ittifak etti.

Evet Şeyhimiz, yol uzun ve şiddetlidir, savaş sert ve huysuzdur. Ancak bu savaş kaybedilenleri tekrar kazanma, geri alma savaşıdır. Vatan, helak olmuş fasitlerin elinde açık artırma ile satılmaktadır…

Evet Şeyhimiz, seni kaybettik. Ancak hala sana verdiğimiz ahdimiz üzerindeyiz. Senin bizim cesaretlendirme fazlın ile devam etmekteyiz. Bizler zor bir imtihan ile karşı karşıyayız. Ülkemizin, ümmetimizin, halkımızın yeniden tarihi resmini çizme sadedindeyiz.

Seni kaybettik… Ancak senin HEYET’teki kardeşlerin, öğrencilerin senin yürüdüğün yol üzerinde devam eden erlerdir. Evet seni gerçekten kaybettik, belki de ümmeti tekrar diriltecek bir adam vardır…

Dine önem veren adamlara, dini için, vatanı ve şiarları için hizmet edecek sadık adamlara en çok ihtiyaç duyulan bir zamanda göçüp gittin…

Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir. Çünkü Allah sadâkat gösterenleri sadâkatları sebebiyle mükâfatlandıracak, münafıklara -dilerse- azap edecek yahut da (tevbe ederlerse) tevbelerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Ahzab 23-24)

Evet seni kaybettik şeyhimiz, Sen ümmetin vicdanı ve gözü olan bu adamların, ümmeti savunan adamların örneğiydin… Onlar ümmeti müdafaa edip savunuyorlar, düşmanları def ediyorlar. Öyle adamlar ki sadece ümmeti önceliyorlar. Bütün Müslümanlar onlar ile doğruya yöneliyorlar. Uzun tarihin her türlü şartları içerisinde ümmetin ihtiyaç duyduğu adamlar… Ümmetin bugün onlara daha fazla ihtiyacı var. Ümmetin değerlerini, dengelerini tekrar eski haline getirmeye güç yettirecek adamlar… Ayrışma fitnesi ortaya çıktığı zaman, Ruveybidalar zuhur ettiği zaman onlar her zaman hakkı açıklamaktan ve batılın çirkinliğini göstermekten geri durmazlar. Evet seni kaybettik şeyhimiz, ancak sen emir olunduğumuz şer’i maksatları gözeten, Allah (azze ve celle)’nin muradını, rızasını önceleyen adamlar yetiştirdin.

Evet senin adam yetiştirmedeki özelliğini kaybettik. Adamlar içerisinde model tipleri eğitmeni…

Hakim’in Müstedrek adlı eserinde Zeyd bin Eslem’in babasından naklettiği rivayette şöyle geçmektedir: “Bir gün Halife Ömer b. Hattab (radiyallahu anh) ve bir grup ashab-ı kiram ile oturuyorduk. Hz. Ömer (radiyallahu anh) herkes bir temenni de bulunsun dedi. İçlerinden biri: Ben bu ev dolusu gümüşüm olmasını ve bunu Allah (azze ve celle) yolunda infak etmeyi isterim dedi. Hz. Ömer (radiyallahu anh) yine bir şey temenni edin dedi. İçlerinden başka birisi de: Ben bu ev dolusu altınım olmasını ve onu Allah (azze ve celle) yolunda infak etmeyi isterim dedi. Hz. Ömer (radiyallahu anh) yine temenni de bulunmalarını isteyince. Bir diğeri: Bu ev dolusu mücevherim olsa da Allah (azze ve celle) yolunda infak etsem dedi. Hz. Ömer (radiyallahu anh)  yine ne isterseniz söyleyiniz dedi. Orada bulunanlar bundan sonra söyleyecek bir şeyimiz kalmadı dediler. Bütün bu söylenenler üzerine Hz. Ömer (radiyallahu anh) de: Bense Rabbimden bu ev dolusu Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, Muaz b. Cebel ve Huzeyfet’ül Yeman gibi adamlar olmasını ve Allah yolunda onları vazifelendirmeyi isterdim dedi.”

Bu özgür adamları ancak özgür adamların komutanının gitmesi hüzünlendirdi. Bu özgür adamların kalplerini ancak zulmü kaldırmaktan, vatanları özgürleştirmekten, insanın saygınlık ve değerini batı ve doğuda İslam düşmanlarının ortaya çıkarttığı asrımızın tağutlarından çekip alamamaktan aciz kalmak yaktı. Allah (azze ve celle)’yi şahit tutuyoruz ki bizler seni çok sevdik, asil duruşlarından dolayı sana hürmet gösterdik. Bizler ancak senin Allah (azze ve celle)’nin kitabı ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünneti üzere bizlere öğrettiğin ilkeleri esas alarak Allah (azze ve celle)’ye dostluk ile ibadet ediyoruz. Allah (azze ve celle) sana rahmet etsin şeyhimiz, seni Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler ve Salihlerle beraber haşretsin. Hiç şüphesiz O buna güç yettirendir. 

 

HEYET Net

244 total views, 2 views today

Leave a Comment