HEYET Genel Sekreteri, İşgalin 13. Yıldönümü Münasebetiyle Iraklı Halka Açık Mektup Yayınladı

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari, milli kuvvetlerden, halk hareketlerinden ve toplumsal hareketlerden herkesle faydalı iletişimde ve ciddi istişareler üzerinde devam ettiklerini vurguladı. Bütün bunlarla, Iraklı halkın tamamına hizmet edecek barışçıl ve doğru bir şekilde tesis edilmiş milli çalışmalarda yeni aşamalara ulaşmayı hedeflediklerini yeniledi.

Irak’ın işgalinin 13. yıldönümü münasebetiyle Iraklı halka yönelik yayınladığı açık mektupta şu ifadelere yer verdi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, sözümüz ve vaadimiz üzerinde olduğumuzu belirtiriz. Sizlere hizmet etmeye devam ediyoruz ve gücümüz yettiği oranda sizin acılarınızı hafifletmeye çalışıyoruz. İki seneden beri hayırlı kuvvetlerin benimsediği ve hala vefalı olan sabiteler ışığında yol alacak bütün ciddi çalışmaları selamlıyoruz. Irak’ın kimliğini, birliğini ve bütün halkı esas alan hizmeti koruyacağımıza söz veriyoruz. Bu çalışmanın bir cüzü olmamız veya olmamamız, gerekçelerin bizlere dönmesi veya dönmemesi bizim için önemli değil. Bizim için önemli olan Irak’a hizmet etmek ve halkın emellerini gerçekleştirmek, dinlerinin, oluşumlarının, gruplarının ve ırklarının farklı farklı olmasına rağmen halk nazarında makbul olmaktır. Ki ilk önce Rabbimizin huzurunda sonra da halkımızın huzurunda temiz olalım. Ayrıca Irak’ı kurtarmak için çalışan herkese yardımcı olmak, bu hedefi gerçekleştirme hizmeti ekseninde bütün imkanlarımızı ve güçlerimizi ortaya koymak, üzerinde ittifak edilmiş milli sabiteler ve kapsamlı Irak girişimi çerçevesinde yol almak önceliğimizdir.”

Yayınlanan açıklamada Ed-Dari şöyle devam etti: “Burada önemli bir meseleye açıklık getirilmelidir; Bu yılın başında sizlere kapsamlı Irak projesi vaadinde bulunduk. Allah’ın yardımıyla bu vaatleri pratiğe dökebildik. Kapsamlı Irak girişiminin ikinci aşamasını başlattık. Birçok milli kuvvetle, Irak’ın dahilinde veya haricinde çeşitli sivil toplum grupları ile geçtiğimiz 2 ay boyunca istişareler, diyaloglar ve ilitişimler gerçekleştirdik. Önümüzdeki aşamalarda çalışmaları faydalı ve aktif hale getirmeyi amaçlayarak…” Daha sonra şunlara işaret etti: “Bu aşamada girişim için önemli adımlar attık. Bu kuvvetlerden övülür cinsten reaksiyonlar aldık. Şuanda bütün işlemler doğru bir güzergah üzerinde yol almaktadır. Allah’ın izniyle Irak’a, bütün halkına, komşularına ve mıntıkaya hayır olarak dönecek bu proje meyvesini verecek.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari, bunu bir fırsat olarak değerlendirerek şu açıklamalara yer verdi: “Geçen şeylere binaen, tekrardan ciddi bir şekilde düşünmek için bu bir fırsattır ki ülkeyi ve halklarını daha fazla derinliğe batması beklenen ve daha tehlikeli sonuçları beraberinde getiren bu çukurdan kurtarmayı gerektirmekte ve Irak’ı ve halkını şuan içinde bulunduğu durumdan kurtaracak görevimizi yerine getirmeye çağırmaktadır. Başımıza gelecek tehlikeleri en az zararla aşmak için hazırlık yapmayı öğütlemektedir. Bütün bunlar bölünmeleri ve (Allah müsaade etmesin) yıkıcı çatışmaları sonlandırmayacaktır. Bunun bedeli; milyonlarca evsiz barksız çocuk, milyonlarca dul kadın, milyonlarca göçmen, milyonlarca işsiz demektir. Bunun yanında on binlerce tutuklu ve bir o kadarda nerede olduğu bilinemeyecek kayıp demektir. Bütün bu kişiler Irak’ın semalarına bakıp Rahman’ın acılarını ve azaplarını bitirecek Iraklı halkın evlatlarından bir zümre seçmesini ümit etmektedirler.”

Dr. Ed-Dari, Irak’ın devam eden Amerika işgali ile İran işgalinin hala baskısı ve tesiri altında olduğunu bir kez daha vurguladı.  “Irak’ın, milli egemenliğini, siyasi kararını ve özgür iradesini hala elde edemediğini belirtti. Batıl siyasi faaliyetlerin çarpık kalıpsal neticeleri, Iraklıların boyunlarına, güçlerine, Dicle ve Fırat nehirleri yanında üçüncü bir nehir gibi akan kanlarına hükmetmekte ve yönetmektedir.” ifadelerini kullandı.

Dr. Ed-Dari, İran’ın yayılmayı hedefleyen projesinin hala devam ettiğine işaret etti. “Irak bu projenin sadece birinci halkasıdır. İşte o, gördüğünüz gibi devletlere müdahale etme ve devletleri yıkıma uğratma çabalarını sürdürmektedir” ifadelerini kullandı. Suriye ve Yemen’in bizden çok uzak olmadığının altını çizdi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yapılan açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi: “İşgalden şuana kadar olmuş olan ve hala oluyor olanların başlıca sorumlusu Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleridir. Uzun yıllardan beri meydana gelen olaylardan uluslararası toplumlarda sorumludur. Iraklıların maruz kaldığı ve hala kalıyor olduğu acı ve felaketlerin günahından onlar mesuldür. Onlar için gerekli olan Irak çevresi, bölgesel çevre ve uluslararası çevre olmak üzere çeşitli idarelerinde bu açık hatayı düşünüp ahlaki görevlerini yerine getirmeleri ve Iraklıların acılarını sonlandıracak ciddi adım atmalarıdır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından Irak işgalinin 13. yıldönümü münasebetiyle Irak halkına yönelik yayınladığı açıklamanın tam metni şöyle;

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Ey sabırlı ve sebat ehli Irak halkı, işte size Amerika ve İngiltere’nin Irak’ı işgal etmesinin 13. yıldönümünde bir kez daha sesleniyoruz. Bizler, vaziyetleri, şartları ve trajedileri hiçbir değişiklik yapmadan, üzerinde oynamadan bizzat yükleniyoruz. Aksine daha artmış ve şiddetlenmiş bir şekilde yükleniyoruz. Buradan yola çıkarak bizler, Irak’ta yaşananları ve halkının maruz kaldığı musibetleri nitelerken yeni şeyler getirmeyeceğiz. Daha önceki yıldönümlerinde veya farklı münasebetler nedeniyle yayınladığımız risalelerde ve açıklamalarda bütün bunları birçok defa dile getirdik. Her defasında problemin devam ettiğini ve her geçen gün felaketlerin daha bir ivme kazandığını vurguladık. Eski teşhis hala tazeliğini korumaktadır. Yaşanan olaylar hakkında daha önce takdim ettiğimiz açıklamalar, olayların ulaşacağı boyut için yaptığımız sunumlar ve dile getirdiğimiz çözüm ve tedaviler ne ise aynı şekilde devam etmektedir.

Siyasi faaliyetlerde parmağı olan kimselerden bunu reddeden, muhalefet eden ve geri duranların artmasıyla beraber bugünlerde bu dile getirilmektedir. Daha önce kendi aramızda konuşmadığımız şeylerle ortaya çıkarmak ve kusurlarını gündem etmek için adeta bir yarışa girişilmiştir. Bu anlayışın, yıkımı tesis ettiği, onu ve detaylarını bildirdiği malumdur. Ancak bugünlerde dönüş yapıp işgalcilerin vaatleri ve sizin kanlarınız ile ördükleri içi boş değersiz örgülerini reddedip aykırı davranmaktadırlar. Iraklılara mahrumiyet, muhtaçlık ve hastalığı miras bırakan parti ve özel grup çıkarlarının zehiri ile bağlarını sağlamlaştırdılar. Iraklı halkın kendi ülkelerinde, yeryüzünün sahralarında ve denizlerinde güvenliğini korkuyla, tokluğunu açlıkla, güven ve istikrarlarını korku ve tehcirle tebdil etmişlerdir.

Ey kardeşlerim!

Daha önce söyledik ve hala söylemeye devam ediyoruz; Irak devam eden Amerika işgali ile İran işgalinin hala baskısı ve tesiri altındadır. Irak, milli egemenliğini, siyasi kararını ve özgür iradesini hala elde edememiştir. Bunun aksini iddia edenlerin veya şuan ki vaziyetin aksini iddia edenlerin hilafına burum böyledir. Batıl siyasi faaliyetlerin çarpık kalıpsal neticeleri, Iraklıların boyunlarına, güçlerine, Dicle ve Fırat nehirleri yanında üçüncü bir nehir gibi akan kanlarına hükmetmekte ve yönetmektedir. Aralarındaki yönetim taraflarının çatışması, başı ve sonu olmayan bazı fitneler üzerinde yardımlaşmaları, çıkarlar ve ganimetler söz konusu olduğu zaman anlaşmaları, uzlaşmaları ve ittifak etmeleri, yaptıkları açıklamaların seslerini hafifletmeleri, tehdit lügatini asgariye düşürmeleri, vatanın, vatandaşların çıkarları için değil de kendi özel çıkarları söz konusu olduğu zaman ihtilaf etmeleri, tehdit seslerini yükseltmeleri, dosyalar açmaları, mazlumların, ötelenenlerin ve gözaltına alınanların haklarını talep etmeleri…İşte yaşananlar ve hasıl olan şeylere mutabık olanlar bundan ibarettir. Bu kişilere ümit beslenecek yeni görüntü yoktur.

Ey kardeşlerim!

İran’ın yayılmayı hedefleyen projesi hala devam etmektedir. Irak bu projenin sadece birinci halkasıdır. İşte o gördüğünüz gibi devletlere müdahale etme ve devletleri yıkıma uğratma çabalarını sürdürmektedir. Aynı şekilde işte pişmanlık, çadırını kuruyor. Bu düşmana karşı uzun suskunluğumuzun ardından bu pahalı yorgunluğu üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Toprağımıza, güvenliğimize, özgürlüğümüze ve zenginliklerimize uzanan… Suriye ve Yemen bizden çok uzak değildir. Şu sözleri sarf eden gerçekten doğru söylemiştir: “Irak doğu yönünde tek sığınaktır. Onun doğuya olan sınırında renk, yüz ve dil değişir. Sanki bu onu bir kale kılmaktadır. Çünkü bu noktada basit bir gevşeklik ve hoşgörülük oluşumlarını yıkıma maruz bırakmaktadır. Bu nedenle çevresini ona karşı temkinli olmaya itmektedir.”

Geçen şeylere binaen, tekrardan ciddi bir şekilde düşünmek için bu bir fırsattır ki ülkeyi ve halklarını daha fazla derinliğe batması beklenen ve daha tehlikeli sonuçları beraberinde getiren bu çukurdan kurtarmayı gerektirmekte ve Irak’ı ve halkını şuan içinde bulunduğu durumdan kurtaracak görevimizi yerine getirmeye çağırmaktadır. Başımıza gelecek tehlikeleri en az zararla aşmak için hazırlık yapmayı öğütlemektedir. Bütün bunlar bölünmeleri ve (Allah müsaade etmesin) yıkıcı çatışmaları sonlandırmayacaktır. Bunun bedeli; milyonlarca evsiz barksız çocuk, milyonlarca dul kadın, milyonlarca göçmen, milyonlarca işsiz demektir. Bunun yanında on binlerce tutuklu ve bir o kadarda nerede olduğu bilinemeyecek kayıp demektir. Bütün bu kişiler Irak’ın semalarına bakıp Rahman’ın acılarını ve azaplarını bitirecek Iraklı halkın evlatlarından bir zümre seçmesini ümit etmektedirler.

Ey kardeşlerim!

Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, sözümüz ve vaadimiz üzerinde olduğumuzu belirtiriz. Sizlere hizmet etmeye devam ediyoruz ve gücümüz yettiği oranda sizin acılarınızı hafifletmeye çalışıyoruz. İki seneden beri hayırlı kuvvetlerin benimsediği ve hala vefalı olan sabiteler ışığında yol alacak bütün ciddi çalışmaları selamlıyoruz. Irak’ın kimliğini, birliğini ve bütün halkı esas alan hizmeti koruyacağımıza söz veriyoruz. Bu çalışmanın bir cüzü olmamız veya olmamamız, gerekçelerin bizlere dönmesi veya dönmemesi bizim için önemli değil. Bizim için önemli olan Irak’a hizmet etmek ve halkın emellerini gerçekleştirmek, dinlerinin, oluşumlarının, gruplarının ve ırklarının farklı farklı olmasına rağmen halk nazarında makbul olmaktır. Ki ilk önce Rabbimizin huzurunda sonra da halkımızın huzurunda temiz olalım. Ayrıca Irak’ı kurtarmak için çalışan herkese yardımcı olmak, bu hedefi gerçekleştirme hizmeti ekseninde bütün imkanlarımızı ve güçlerimizi ortaya koymak, üzerinde ittifak edilmiş milli sabiteler ve kapsamlı Irak girişimi çerçevesinde yol almak önceliğimizdir.

Burada önemli bir meseleye açıklık getirilmelidir; Bu yılın başında sizlere kapsamlı Irak projesi vaadinde bulunduk. Allah’ın yardımıyla bu vaatleri pratiğe dökebildik. Kapsamlı Irak girişiminin ikinci aşamasını başlattık. Birçok milli kuvvetle, Irak’ın dahilinde veya haricinde çeşitli sivil toplum grupları ile geçtiğimiz 2 ay boyunca istişareler, diyaloglar ve ilitişimler gerçekleştirdik. Önümüzdeki aşamalarda çalışmaları faydalı ve aktif hale getirmeyi amaçlayarak…

Bu aşamada girişim için önemli adımlar attık. Bu kuvvetlerden övülür cinsten reaksiyonlar aldık. Şuanda bütün işlemler doğru bir güzergah üzerinde yol almaktadır. Allah’ın izniyle Irak’a, bütün halkına, komşularına ve mıntıkaya hayır olarak dönecek bu proje meyvesini verecek. Bu diyaloglar,  ortak çalışmada yardımlaşmak, belirli hedefler üzerinde uzlaşmak, onun üzerinde birçok yönden çalışmak, bunu yok edecek duruşları engellemek için herkesle üst seviyede koordinasyon kurmak gibi önemli neticeler verdi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, milli kuvvetlerden, halk hareketlerinden ve toplumsal hareketlerden herkesle faydalı iletişimde ve ciddi istişareler üzerinde devam etmektedir. Bütün bunlar, Iraklı halkın tamamını hizmet edecek barışçıl ve doğru bir şekilde tesis edilmiş milli çalışmalarda yeni aşamalara ulaşmayı hedeflemektedir.

Son olarak şunu vurguluyoruz; açıklanması gerekli olan önemli mesele şu ki; işgalden şuana kadar olmuş olan ve hala oluyor olanların başlıca sorumlusu Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleridir. Uzun yıllardan beri meydana gelen olaylardan uluslararası toplumlarda sorumludur. Iraklıların maruz kaldığı ve hala kalıyor olduğu acı ve felaketlerin günahından onlar mesuldür. Onlar için gerekli olan Irak çevresi, bölgesel çevre ve uluslararası çevre olmak üzere çeşitli idarelerinde bu açık hatayı düşünüp ahlaki görevlerini yerine getirmeleri ve Iraklıların acılarını sonlandıracak ciddi adım atmalarıdır.

Allah (azze ve celle)’den halklara ve beldelere lütfetmesini, göçmenleri ve muhacirleri istikrar ve memleketlerine dönmekle nimetlendirmesini, Irak’ın dört bir yanına ve genel olarak bölgeye barışı getirmesini niyaz ediyoruz. Şüphesiz O işiten ve dualara icabet edendir.

 

 

HEYET Net

466 total views, 2 views today

Leave a Comment