Irak Müslüman Alimler Birliği; Prensipte Sebat Fedakarlıkta Devam

 

Dr. Ömer Er-Ravi

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin kurulmasından 13 sene geçti. 2003 Nisan ayının 9’unda Amerika ve uzantıları tarafından başlayan Irak işgaliyle beraber temeli atılan HEYET, o gün bugündür işgale karşı belirlediği metoda bağlı kalıp taviz vermeyerek hala şer’i ve milli bir rumuz olmaya devam etmektedir. Bugüne dek yorulmak bilmedi ve usanmadı. İşgalcilerin hilesi, münafıkların aldatmaları, düzenbaz ve entrikacıların tuzakları gücünü kıramadı, onu durduramadı. Aksine dini, ümmeti ve vatanı için ihlası ve vakarı terk etmeden güçlü ve sabırlı bir şekilde dimdik ayakta kaldı.

Esaslarının metaneti, temellerinin kuvveti ve adamlarının samimiyeti söz konusu olmasaydı böyle sebatkâr ve fedakâr davranması devam etmeyebilirdi. Rüzgarın titretemediği dimdik duran bir dağ gibiydi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Iraklı halkın çok fazla ihtiyaç duyduğu bir anda kuruldu. Ülkeye işgal gelip çatmıştı ve bu davayı yüklenecek, Iraklı halkın haklarını arayacak bir yapıda yoktu. Irak’a ve halkına işgalden önce ağlaşanların hakikatleri ortaya çıkmış ve iç dünyalarında gizledikleri hesaplar ayan olmuştu. Oysa onlar ülkeye bu felaketin gelmesinin başlıca sorumlularıydı. Amerika’nın Irak’ı saçma ve yalan bahanelerle işgal etmesinin altında onların uzun elleri bulunmaktaydı.

Bu trajik şartların kalabalığı içerisinde HEYET’in kurulmasıyla şer’i, milli ve ilmi prensipleri temsil eden hak ses kendisini gösterdi. Bu ses, Irak’ı, Amerika ve müttefiklerinin işgal bataklığından kurtarmayı, bütün oluşumların sevgi ve birliktelikle yaşayacağı bir ülkeyi inşa etmeyi hedefliyordu. HEYET, bir mezhebin veya muayyen bir oluşumun güdümüne girmedi. Aksine o, bütün Iraklılarındı. Bütün mazlum ve çaresizlere sıcak bir kucak ve güvenli bir sığınak olmaya devam ediyor.

Irak Müslüman Alimler Heyeti elde edilecek dünyalık bir şey için veya ulaşılması arzulanan bir makam için tesis edilmedi. Aksine Iraklı halkın saygın, güvenli ve istikrarlı bir hayat yaşaması için kuruldu. İşte bu, HEYET’in kurulduğu ilk günden bu yana haykırdığı sloganıdır. Bu nedenle işgalle beraber girenlerin hepsinin silahını HEYET’le savaşa doğrulttuğunu görmekteyiz. Ancak bu kimseler HEYET yapılanmasına karşı bir kazanım elde edemedikleri gibi HEYET’in elde ettiği rumuzuna da halel getiremediler. Onlar HEYET’e ve adamlarına karşı şerli hedeflerine ulaşmaya güç yettiremeyeceklerini kesin bir şekilde anlayınca başka yollara başvurmaya yöneldiler. Hükümet içerisinde bazı makamlarla HEYET’i tahrik etmeye çalıştılar. Ancak ne var ki HEYET, onların teklif ettikleri bütün makam ve mevkileri eliyle itti. Prensip ve duruşlarında taviz vermeden sebat etti. Hatta işgal artığı hükümetler birçok defa HEYET’in genel sekreterliği ile görüşmeye çalıştı. Ancak genel sekreterlik böyle bir görüşmenin olabilmesi için şartlarını sundu. Genel sekreterliğin sunduğu şartları yerine getirmekten aciz olduklarını görünce televizyon kanallarında ve internet sitelerinde HEYET’e karşı zehirli kampanyalarına devam ettiler. Ancak onlar her ne yaptılar ise karşılıksız kaldı ve hileleri ortaya çıktı. Onların Irak Müslüman Alimler Heyeti’ne karşı hilelerine ve yöntemlerine bakıldığı zaman Allah (azze ve celle)’nin şu ayeti akla gelir; “Allah, iman edenleri korur. Şu da muhakkak ki Allah, hain ve nankör olan herkesi sevgisinden mahrum eder.”

Allah (azze ve celle)’nin kendilerini dinin hizmetine adayan, dünyalık menfaatlere iltifat etmeyen ve münafıkların ve düzenbazların hilelerinden korkmayan mümin kullarına olan savunması her vakit aktiftir.

HEYET’in kurulmasını andığımız zaman ümmetin ve ülkenin acılarını taşıyan, bütün zorlukları omuzlayan ve tehlikenin bütün çeşitleri ile çarpışan yiğit adamı da anmamız gerekmektedir. Bütün bunlara rağmen o, sebatkar ve cesaretli bir şekilde durmuştur. Tıpkı o tarif edildiği gibi Şeyhimiz Haris Ed-Dari (rahimehullah)’tır. Allah onu geniş cennetlerine yerleştirsin. Öyle bir yiğit ki yiğitler onun sebatıyla sebat etmektedir. Bütün gayretli kimseler için örnektir. Davasını emanet ve ihlasla taşımıştır. Allah için kınayıcıların kınamasından korkmamıştır. Bu zor zamanlarda benzerine nadir rastlanılan görüş sahibi birisiydi. Arkadaşlarıyla beraber işgalin ve o işgali ülkeye getirenlerin hakikatini açıkladı. Iraklıları, işgalcilerin projelerinden sakındırdı. Ülkenin işgal edilmesiyle terettüp eden neticeleri izah etti. İşgalin ve işgalci hükümetlerin hileleriyle boğuştu. O derece ki, Maliki hükümeti tutuklanması yönünde bildiri yayınladı. Bu sıralarda onu ülkeden uzaklaştırdılar. Sevdiği vatanından uzak kalmasını sağladılar. Bütün bunlara rağmen o ölünceye dek menhecinden taviz vermedi.

Irak’ın onun gibi adamlara en fazla ihtiyaç duyduğu bir zamanda bu dünyada göçerek ayrılığı bize acı verse de HEYET, prensiplerinde sebat etmeye ve fedakarlığa devam ediyor. Bu söylediklerimizin en güzel şahidi, HEYET’in Irak’ı yaşadığı felaketlerden kurtarmak için şuana kadar yaptığı ve yapıyor olduğu projelerdir. Bunların en başında da kapsamlı Irak projesi zikredilebilir.

Allah, Irak Müslüman Alimler Heyeti’ni korusun, onu yol gösteren bir kandil kılsın, ihlaslı adamlarının elleriyle Irak’ı yaşadığı bu mihneden kurtarsın.

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN    

 

776 total views, 1 views today

Leave a Comment