HEYET, Yesrib Nahiyesindeki Toplumsal Barış Vesikası Gayri Meşru Bir Vesikadır

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Salahuddin muhafazasında yer alan Yesrib nahiyesindeki Toplumsal Barış olarak isimlendirilen vesikayı gayri meşru olarak nitelendirdi. Bu vesikanın kıvrımlarında nahiye halkına karşı zulüm ve gaddarlık taşıdığını vurguladı.

Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Hükümet yetkililerin katılım gösterdiği basın toplantısında ilan edilen vesika sadece bir taraf tarafından hazırlandı. Genel istekler olarak lanse edildiği gibi “aşiretler barışı” prensibine muvafakat eden müşterek bir noktaya sevk edecek müzakere prensibine göre hazırlanmadı. Değerli kesimler tarafından münakaşa yapılmadan, ikinci tarafı dinlemeden bu vesikanın kabul edilmesi, zalim planlar ve yöntemler üzerine inşa edilmiş bu tehlikeli vesikanın gerektirdiği şeri, kanuni ve ahlaki sorumlulukları üstlenmeye onları ortak kılacağını vurguladı.”

HEYET vesika üzerine yaptığı mülahazalarını yaptığı açıklamada bildirdi. “Vesika maddeleri, beklendiği, yayıldığı ve arzulandığı gibi Beled mıntıkası ile Yesrib mıntıkasın arasında ittifak edilen maddeler değil.” ifadelerini kullanan HEYET,  bunun ancak bir kesimin taleplerini içeren bir vesika olduğunu belirtti. Vesikanın “Beled Şehrinin En Önemli İstekleri Vesikası” adını taşıması da buna açık bir şekilde delalet etmektedir açıklamasında bulundu. Aynı şekilde Vesikanın, Yesrib mıntıkasında yaşayan aşiretleri, geçmiş senelerde mıntıkalarda yaşanan şeylerle suçlamakta olduğu ve bunlara ceza getirilmesini talep ettiği belirtilen açıklamada “Bununla beraber, suçlama, hatalı görme istekleri şöyle dursun olayın söz konusu mıntıka halkı ve aşiretler ile hiçbir alakası yoktur.” ifadelerine yer verildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada sonra şöyle devam edildi: “Bu vesikayı hazırlayanlar demografik yapıyı ve bazı mıntıkaların idari şeklinin değiştirme hedefini gerçekleştirme, söz konusu mıntıkaları kesip başka mıntıkalara dahil etme peşindeler. Salahuddin bölgesinde Haşdi Şabi milislerinin hükümet müesseselerine yönelik baskıları bir araç olarak kullanılmış ve söz konusu müesseseler onların bu baskılarına yanıt vermiştir. Düzenlenen basın toplantısında bu vurgulanmış, muhafaza dairelerinin, Beled kazası dairelerinin ve Haşdi Şabi milislerinin arasında mevcut vesikalar ve konuşmalar bunu açığa çıkartmıştır. İşte bu, devlet ve kanun otoritesinin olmadığını gösterdiği gibi bu milislerin bilfiil hakim güç olduğunu ve kanunun üstünde bulunduğunu ortaya koymaktadır.”

HEYET tarafından yapılan açıklamada vesikanın,  Yesrib aşiretlerinden Beled şehrinde ölenlerin diyetlerini ödemesini talep ettiğine dikkat çekildi. Şehir halkına zarar veren terör suçları işlendiği delil olarak kullanıldığı açıklamada ifade edildi. Oysa bu hiçbir delil yokken bölge aşiretlerin toplu bir şekilde suçlanmasıdır açıklamasında bulunan HEYET, Şeri ve kanuni bütün maddelere aykırı olduğu gibi bizzat aşiretleri kınamak için açık bir çabadır ifadelerini kullandı.

HEYET açıklamasına şu sözlerle devam etti: “Vesika, toprakları etkisiz hale getirmeye ve terör bahanesiyle o toprakların askeri mıntıkalara dönüştürülmesine çağırıyor. Tıpkı Tel Zeheb mıntıkası gibi. Diğer toprakların müsadere edilmesine ve sahiplerinden veya mirasçılarından ya da yakınlarından veyahut aşiretlerinden haksız bir şekilde zorla alınmaya davet ediliyor. Aslında buradaki maksat, bu mıntıkaların asli vatandaşlarından boşaltılması ve başkalarının onların yerine koyulmasıdır.”

Vesikaya imza atanların birçok suça göz yumduğunun altını çizen HEYET, Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Milisler ve Haşdi Şabi’nin yaptıklarına, vatandaşlar hakkında işledikleri ihlallere ve vatandaşlara yönelik cinayet, kaçırma, tutuklama, mallarını çalma, evlerini yakma, topraklarını yok etme gibi işledikleri suçlara göz yumuluyor. Aynı şekilde mallara el koyduktan sonra yakarak ve tamamıyla yok ederek vatandaşlara, topraklarına ve mallarına birçok bölgede verdiği zararlara kayıtsız kalınıyor. Bu mıntıkalar vesikada zikredilen mıntıkalardır. Özellikle 11 Nolu El-Keşkeriyye mıntıkası. Söz konusu vatandaşların şeri ve kanunun kendisine kefil olduğu şahsi hakları ayaklar altına alınıyor.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “2003 yılından beri Beled şehrine karşı işlenen suçların günahının aşiretlere yüklenmesi. Meydana geldiği zaman suçlanan bir tarafın olmaması şöyle dursun bu istek aşiretlerin sorumluluğunun dışındadır ve kendine has şartları bulunmaktadır. Haklarında, toprakları ve malları hakkında işlenen suçlara karşı davaların kaldırılmasına yönelik Milislerin ve Haşdi Şabi’nin fiilleriyle zarar görmüş aşiretlerin mahrumiyeti… ve bu davaların başlangıçta hileli davalar olarak sayılması… Bu vesikanın 11 nolu fıkrası çerçevesinde gerçekleşmektedir; Milislere, Haşdi Şabdi’ye ve diğer emniyet kuvvetlerine karşı hileli davaların oluşturulmamasına taahhüt… İşte bu, uluslararası teşkilatların suçlarını belgelediği ve kınadığı milislere beraat verilmesi anlamına gelir.”

 

 

HEYET Net

631 total views, 1 views today

Leave a Comment