(1184 Nolu Açıklama) Hükümet Kuvvetleri ve Haşdi Şabi Milislerinin Felluce’ye Girmesi Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Irak hükümet kuvvetlerinin ve Haşdi Şabi milislerinin Felluce şehrine girmesi ve insan hakları hususunda beklenen ihlallerden sakındırma hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yapılan açıklamanın metni şöyle;

(1184 Nolu Açıklama) Hükümet Kuvvetleri ve Haşdi Şabi Milislerinin Felluce’ye Girmesi Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

22 Mayıs gününden bu yana uluslararası koalisyon uçakları tarafından destek gören hükümet kuvvetleri ve Haşdi Şabi milisleri ile IŞİD’in arasında baş gösteren çatışmalar, Felluce şehrini toz duman etti. Çatışmaların daha başındayken, Felluce operasyonunun, halkından dolayı düzenlenme hedefini taşımadığını açıklamıştık. Şehir ve halkından intikam almanın başlıca hedef olduğunu izah etmiştik, işgale karşı mücadelelerinden ve ümmetin vicdanında rumuz olmalarından dolayı. Ayrıca genel olarak Müslümanların ve özel olarak Iraklıların nazarında bu şehrin tarihi bir şerefe sahip olmasından dolayı. Bu, daha fazla tafsilat ve açıklamaya girmeye gereksinim duymadığımız çok açık bir meseledir. Bu intikam birçok belgelenen ihlaller eşliğinde gerçekleşmiştir; öldürmek, işkence etmek, tutuklamak ve kaçırmak. Tıpkı Saklaviyye’de yaşandığı gibi. Şehirden göçmenlerin teşhir ve haksızlık edilmesi, camilerin yıkılması, Kerme ve başka yerlerde yaşandığı gibi.

Şehir ve halkını cezalandırmada ve insanların kanını hafife almada görünen en barız problem Haşdi Şabi milislerinin söz konusu şehirde İhlal Araştırma Komitesine yetkili olarak atanmasıdır.

Enbar muhafazası ve diğer Irak şehirlerinde meydana gelen büyük olayların gelişmeleri uzun aylar sürdü. Milislerin komutanlarının yaptığı mezhep temelli açıklamalar, bu intikam operasyonlarının Felluce şehrinde devam edeceği ve tekrarlanacağını göstermektedir. Aynı şekilde diğer bölgelerde kullanılan bahanelere uygun olarak şehri hedef alan büyük ihlallerin yaşanacağını haber vermektedir. Tıpkı Salahuddin muhafazasında yer alan Beyci, Tikrit, Yesrip şehirlerinde, Diyala muhafazasında yer alan şehirlerde ve Babil muhafazasında yer alan Jurf Al Nasr şehrinde yaşandığı gibi.

Felluce şehrine düzenlenen operasyonun sorumluluğu, orada yaşanan şeyler sadece mezhepçi milislerin kinleri ve milislerin ihlallerinin sevinci sınırlı olmadığı açık bir şekilde duyurulması ve açıklanması gerekmektedir. Bu operasyona dahil olan, destekleyen ve Felluce’yi özgürleştireceğiz yalanları üzerinde onlarla beraber yürüyen herkesin boynua bu sorumluluktan pay düşmektedir.

Daha önce düzenlenen Amerika ve onun takipçi hükümetlerinin işgallerine karşı yapılan çatışmalardan daha farklıdır Felluce savaşı. Eski çatışmalarda sayı ve askeri eğitim noktasında denklik olmamasına rağmen halkın geneli idarede tek bir görüşe sahipti, yaptıklarının ve kararlarının sorumluluğunu taşıyabiliyorlardır. Düşmanı def etmenin altında yatan en büyük sebep buydu. Oysa şuan ki çatışmalar tam bunun aksinde; herkes ayrı bir karara sahip, savaşın etkileri birinci dereceden şehir halkını etkileyeceğini bilmelerine rağmen.

Irak’ta yaşanan trajedinin problemin asılları devam ettikçe devam edeceğini bir kez daha yineliyoruz. Her hak sahibine hakkını teslim edecek kapsamlı ve köklü bir çözüm gerekmektedir. Bu çözümü gerçekleştirme sorumluluğu uluslararası topluma düşmektedir. Ki ilk olarak Amerika Birleşik Devletlerinin zalimliğine sessiz kalması ve ikinci olarak Irak hegemonyasına göz yumması nedeniyle Irak’ta yaşanan olayların direk sorumlusudur. Komşu devletler çözümde herhangi bir sorumluluk sahibi değiller, çünkü Irak için çözümü sadece siyasi çalışmalarda, Amerika’yı ikrar eden seçim sandıklarında, Amerika gözetimi ve müttefiki İran tebriki ile kandan inşa edilmiş parlamentoda görmektedirler.

İran’ın yayılmacı proje ateşinin komşu devletlere ulaşacağı noktasında uyarılarımızı bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu konuda kimseyi de istisna etmiyoruz. İranlı terör milislerinin işlediği veya işleyeceği katliamlarına ortak olma sorumluluklarından uzak olmadıklarını bilmeleri gerekmektedir. Seçmecilik uygulamanın gerekmeyeceği terörün çeşitli yüzleri olduğu noktasında uyarıyoruz.

 

Genel Sekreterlik

17 Ramazan 1437

22/06/2016

 

 

HEYET Net

740 total views, 1 views today

Leave a Comment