(1190 Nolu Açıklama) Soruşturma Komitesinin İngiltere’nin 2003 Irak Savaşıyla İlişkisine Yönelik Raporu Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Soruşturma Komitesi’nin 2003 Irak savaşında İngiltere’nin de parmağı olduğuna dair hazırladığı rapora ilişkin bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şöyle;

(1190 Nolu Açıklama) Soruşturma Komitesinin İngiltere’nin 2003 Irak Savaşıyla İlişkisine Yönelik Raporu Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Irak savaşıyla alakalı en kapsamlı raporları hazırlayan Soruşturma Komitesi başkanı John Chilcot, İngiltere’nin Irak savaşıyla ilişkisine dair 150 bin belge çalışmasının ardından 6 Temmuz tarihinde raporun neticelerini ilan etti. Yaklaşık 7 sene araştırması, soruşturması ve belge incelemesi süren söz konusu rapor, savaşını, işgalini, yıkımını işgal güçlerine ve karanlık kuvvetlere bağlı ve onların uzun hegemonya projelerine hizmet eden hükümetlere devreden İngiltere’nin Irak savaşında parmağı olduğuna ve bizzat savaşa ortaklık ettiğine dair önemli gerçekleri ve tehlikeli hakikatleri içeriyor. Ardından milyonlarca yetim, dul ve sakat bırakan, aynı şekilde milyonlarca insanın ölümü, yaralanması, kaybolması ve tehcir edilmesiyle neticelenen Irak işgali üzerinde dönen komploların hakikatlerine de yer veriliyor raporda.

Hazırlanan raporda İngiltere hükümetinin 2001 ile 2009 arasında aldığı kararlar ve yürüttüğü icraatlara yer verildi. Söz konusu karar ve icraatlar, İngiliz hükümetinin 2003 Irak savaşına bizzat katıldığını ve ABD ile beraber hareket ettiğini doğruluyor. Ayrıca savaşın arka planını, kendi çıkarlarına uygun kuvvetlerin hazırlanması, çatışmanın nasıl şekilleneceği, savaşın bitiminde planların mahiyeti gibi birçok problemi de kapsıyor. Bu aşama rapor tarafından “Mezhepsel şiddetin yükselişi” aşaması olarak kodlanıyor.

Hazırlanan rapor, sonunda değinilen bazı gerçeklerle özetleniyor. Irak savaşı ve işgalini, ve bunların neticelerini tedavi etmekle uluslararası sorumluluğu üstlenen kesimlerin belirlenmesi şöyle dursun uluslararası kanun hareketlerinin, savaş kararına direkt ortaklık eden yetkilileri, Irak halkının maruz kaldığı soykırım, yıkım ve kaosa ortaklık edenleri hesaba çeken yargıların,  üstlenmesi gereken gerçeklerdir bunlar.

Raporun özetlediği konular ve Irak savaşıyla direk alakalı olan başlıklar şunlardır:

1- Irak’ın bütün barışçıl tercihlerini tükettikten, çözüm için son sığınak olan askeri operasyonun olmamasından önce İngiltere’nin Irak savaşına direkt katılmayı tercih etmesi. Irak’ı ihtiva eden stratejik güvenin olmamasını reddetmek, mümkün siyasi tercihlere sığınıldığı zaman buna devam edilmesi. Özellikle Güvenlik Meclisi üyelerinin ekseriyeti, Irak’ta kitle imha silahlarının gözetimi ve teftişi programı çalışmalarında Birleşmiş Milletlerin tercih ettiği kararı desteklediler.

2- İngiltere hükümetinin, Irak kitle imha silahlarını temsil eden tehditlerin varlığı hakkında (doğrulanması şüpheli, yasal olmayan) hükümlere itimat etmesi.

3- Irak’ın biyolojik ve kimyasal silahları üretiminde devam ettiği yönündeki istihbarati bilgileri takdim etmemesi.

4- Doğru olmayan ve kapalı istihbarati bilgiler üzerinde olan Irak’ın durumu hakkında siyasete itimat etmesi.

5- Irak’a karşı İngiltere’nin askeri operasyonlarının meşru karar alınması spekülasyonlarını razı olunmayacak şeklinde nitelemesi.

6- Av. Lord Gold Smith’in askeri operasyon olabilmesi için meşru bir gerekçenin gerekliliği yönünde tavsiyelerine rağmen savaş kararı alması. Aynı şekilde bakanlar meclisindeki tavsiyesi hakkında herhangi bir sorgulamanın olmaması ve bu kararın meşruiyetine taalluk eden tartışmaları belgeleyen herhangi bir vesikanın olmaması.

7- Birleşmiş Milletler’de Güvenlik Meclisi yönetiminin çökertilmesi kapsamında Irak savaşına İngiltere planlarının katkısı. Söz konusu Birleşmiş Milletler’in misakı şöyle belirlenmişti: Güvenlik Meclisi çalışmaları kapsamında barışı ve güvenliği koruma sorumluluğu, “Güvenlik Meclisi yönetimini güçlendirmek için uluslararası toplumun vekili olarak hareket ediyor” iddialarına büyük desteğin olmamasının İngiltere hükümeti tarafından bilinmesi.

8- Savaş kararı sonuçlarını İngiltere hükümetinin açık uyarılara rağmen aşağılaması. Savaş sonrası Irak için planların ve hazırlıkların olması.

9- Irak’ta bizzat kendisinin amaçladığı hedefleri gerçekleştirmede hükümetin başarısızlığı ve Iraklı halkın korkutucu zararlara katlanmak zorunda kalması. 2009 Temmuz ayının girmesiyle kurbanlar 150 bine ulaşmıştır. Belki de bu sayı daha artmıştır. Aynı şekilde bir milyon insan göç etmek zorunda kalmıştır.

10- İngiltere’nin eski başbakanı, döneminde İşçi Partisi başkanı, Irak savaşına katılma kararı sahibi Tony Blair araştırma neticesi hakkında “istihbarat bilgilerinin doğruluk taşımadığından dolayı üzgünüz” açıklamasını yapmıştır. Bütün sorumluluğu üstleneceğini ilan etmiştir. Ancak bu karara yönelik özür dilemeyi reddederek hükümetin savaşa katılmasını savunmuştur. Zamanında uygun bir karar aldığını, Irak savaşından sonra dünyanın daha güzel bir yere dönüştüğünü ve istihbarat raporlarının sahte olmadığını iddia etmiştir. Bunca felakete rağmen işlediği suçları temize çıkartma da ısrar etmiştir. Şuan ki İşçi Partisi başkanı Jeremy Corbyn bunun tam aksinedir. Takdiri hak edecek şekilde savaş nedeniyle partisinden özür dileyerek şöyle demiştir; “Siyasiler ve siyasi partiler, hatalarını belirleme ve bu hatalarla mücadele etmek için kuvvet artırmaya güç yettirebilirler. Bu nedenle ben partimin adıyla Irak savaşı kararından dolayı özür diliyorum. Savaştan önceki aşamada parlamentonun  saptırmaya maruz kaldığını biliyoruz. 13 sene geçtikten sonra bu meseleye nasıl muamele edileceği yönünde karar verilmesi gerekmektedir. Chilcot raporları göstermiştir ki, her ne olursa olsun neticeler ile karşılaşmalılar. Uluslararası Ceza Mahkemesi bütün yetkilerini genişletmelidir.”

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti şunları belirtmektedir;

Soruşturma Komitesi’ne ait raporun sonuçları HEYET’in ve işgale muhalif kuvvetlerin dayandığı şeyin sıhhatini doğrulamaktadır. Bundan önce bütün dünya, ABD, İngiltere ve İspanya’nın bütün dünyaya karşı çıkarak ve Birleşmiş Milletlerin direktiflerine karşı çıkarak aldığı Irak savaşı kararının meşru olmadığı yönünde birleşmiştir.

Savaş kararını temize çıkarak bütün iddiaların sahteliğini bu rapor ortaya çıkarmıştır. Ki bu savaş kararı kötü bir niyet ve alınmış bir karardı. Bu kararın uygulanması için uyduruk yalan delillerle yola çıkıldı. Bu durum, bunu yapan kimselere ahlaki ve kanuni sorumluluğu yüklemektedir. Karar ve savaşın sonucu olan sorumlukları dayatmaktadır. 2003 yılından bu güne dek tehlikeli yansımalarından hasıl olan şeylerin sorumluluğunu üstlenmeyi gerekli kılmaktadır.

Meşru olmayan savaş ve karar üzerine bina edilen işgal ve savaştan sonra yapılan bütün şeylerin meşru bir yönü yoktur. Bu bizim sürekli açıkladığımız ve hatırlattığımız bir meseledir. Araştırma neticeleri, işgale ve onun suç koalisyonlarına karşı direniş gösteren Iraklı halkın mücadelesini haklı çıkarmaktadır. İşgal edilen halkın, işgalden ve işgalcilerden kurtulma ve özgürlük taleplerinin kesin bir şekilde doğruluğunu göstermektedir. O işgalciler ki, Iraklı halkın sırtına çökmüş masum insanları öldürerek, kaçırarak ve korku salarak ülkeyi harap etmiştir.

Iraklı halkın işgale ve işgal sonucu hükümetlere karşı direnişi ilahi şeriatların, anlaşma prensiplerinin, uluslararası kanunların tanıdığı meşru bir haktır. Direniş güçlerine, direnen halka, direnen gruplara karşı işgalcilerin ve işgalci hükümetlerin işlediği suçlar, Irak’a ve halkına karşı işledikleri suçlar soykırım ve yıkıma ulaşmıştır.

Ulusal Özgürlük Hareketi çerçevesinde silahlı çalışma yöntemini tercih etme yolunda Iraklı halkın direniş kararı doğruluğuna uluslararası kanunlar kefil olmaktadır, savaş ve işgal başladığından günümüze dek bütün delil, veri ve mazeretlere rağmen.

Savaş ve işgalin ardından peyda olan siyasi faaliyetlerin meşru olmaması ve hiçbir kanuni etkinin terettüp etmemesi ABD’de hiçbir soruşturma başlatılmaksızın Amerika idarelerinin devam ettiği bir vakitte İngiltere kaynaklı Chilcot Komitesinin hazırladığı raporda da belirtildiği batıl bir savaş üzerine bina edilmiş asıl üzerine muvafakat etmesindedir.

Şuan ki İngiltere hükümeti ve aylar sonra gelecek İngiltere hükümeti, bu iki hükümet Irak savaşına katılma kararının hatasını ve bunun karşısında İngiltere’nin yaşadığı rezilliği araştırmaktadır. Aynı şekilde bu konu üzerinde ciddi ve insaflı bir şekilde gerçek kararı vermekten sorumludurlar. İşgalden 13 sene boyunca yaşanan ve hala yaşanıyor olanlardan dolayı Iraklı halka resmi özür takdim etme talebinde bulunmalılar. Bu bağlamda atılacak her pozitif adımın yansımaları tedavi edeceğini hesaplarına katmaları gerekmektedir. Amerika’nın saptırmasına aldanan İngiltere devlet siyasetinin güvenilirliğini güçlendirecektir bu durum.

Amerika saptırmasına kanan, Irak’taki Amerikan holokost’una katılan bütün bölge devletlerinin, Amerika siyasetinden, kaotik kararlarından ve yıkıcı savaşlarından geri dönmeleri gerekmektedir.

Blair ve onun Irak hakkındaki yıkıcı kararına değinecek olursak, İngiltereli siyasetçiler ve basın grupları bu noktada bizlere yeterlidir. Eski Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone şunları demektedir: “Irak’ta yapılan savaşın terörle savaş ile hiçbir alakası bulunmamaktadır. Bu biraz daha ekonomiyle alakalıdır. Blair, George W. Bush’un elinde oyuncağa dönüşmüştü. Bu ikisi halkı yalanladırlar.” Diğerleri savunma açıklamasını, “Sanki cenazede temize çıkarma açıklaması” olarak nitelendirdi. Savaş kararı hakkında ise şöyle denildi: “Yönetimde hata vardı. Irak’taki boşluğu iç savaşla doldurdu.” Blair’in konuşmasının özeti: “Hiçbir hata yapmadım. Sizi kurtarmak için yaptığım şeyleri anlayamıyorsunuz.”

Soruşturmaların bu neticeleri yargılama ve kınama fırsatlarını zorunlu olarak güçlendirmektedir. İngiltere’nin genel iddiası, Komitenin duyurduğu şeye binaen yargıya takdim etme istekleridir. Tabi ki bu, Irak savaşına katılma kararının gerektirdiği bütün sorumlulukları üstlenme itirafından dolayıdır.

Burada şunu açık bir şekilde belirtmemiz gerekmektedir; zayıf devletlerin halklarına reva görülen soykırımlara karşı sessiz durmaktan ve bu katliamları meşru görmekten bütün dünyanın sıyrılması gerekmektedir. Amerika’nın kibirli siyasetine karşı konulmalıdır. Bütün dünyayı vuran aşırılık ve terörü bizzat tesis edenin Amerika siyaseti olduğu ilan edilmelidir. Amerika’nın bu siyaseti, devletlerin güvenliğini yıkmaktadır, devletlerin derinliklerini vurmaktadır, güvenlik ve istikrarı bozmaktadır ve ülkelerin egemenliklerini ayaklar altına almaktadır. Gerçeklere kayıtsız kalma yönelimiyle yapılan kibir, uluslararası toplumun ve halkların çıkarlarına yönelik olmadı ve hiçbir zaman olmayacaktır. Uluslararası ve Birleşmiş Milletler teşkilatları, işgalci Amerika ve İran’ın çıkışlarını, dünya ve bölge devletlerinde egemenlikleri ayaklar altına almalarını ve güvenliği tehdit etmelerini tedavi edecek ciddi ve gerçek sınırlar belirlemeleri gerekmektedir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, İngiltere kaynaklı Soruşturma Komitesi’ni hazırladığı raporundan dolayı selamlıyor. Birleşmiş Milletlerden, Güvenlik Meclisinden, uluslararası, milletlerarası ve Araplararası teşkilatlardan, hazırlanmış bu raporu asli ve ana vesikalar kapsamına dahil etmelerini talep ediyor. Irak’a karşı savaşının neticesi olarak yaşanan değişiklerin sonucunda araştırmalarda, kararlarda ve siyasette yapılacak düzenlemelerde bu rapora itimat edilmesini istiyor. Adalet ve hakkı elde etmek için insaflı bir şekilde gerekli yargı sürecinin başlatılmasını, cüretli bir şekilde Amerika’nın ve onun müttefiklerinin hatalı politikalarının bütün dünyada mezhep kavgalarını alevlendirdiği, bütün dünyayı savaşlarla ateşe veren batı terörünü karşı karşılık gibi aşırılık ve şiddeti bizzat alevlendirdiği açıklamalarını yapmalarını talep etmektedir. Nitekim, Amerika’nın ve müttefiklerinin hatalı politikaları karşısında  bu durumun  yansımaları bütün devletleri kaynatmaktadır. Olaylar kötü bir şekilde artmaktadır, sonucu takdir edilmeyecek bir istikrarsızlık haline doğru bütün devletleri çekmeye sevk etmektedir. Bu durum bütün insanlığın geleceğini etkileyecektir.

 

Genel Sekreterlik

3 Şevval 1437

08/07/2016 

478 total views, 1 views today

Leave a Comment