Genel Sekreter, İran, Siyasi Faaliyetleri Koruyan Amerika’nın İsteklerine Uyum Sağlamaktadır

HEYET.net/Araştırma

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Irak’ta mevcut başlıca sorunun, mezhep ve ırk temelli siyasi faaliyetlerden, yönetimin partiler ve çekişen kuvvetler arasında tedavül etmesinden doğduğunu vurguladı.

Genel Sekreter Ed-Dari, 349 sayılı Beyan dergisinde yayınlanan röportajında şuan ki problemin, bazılarının reform içerikli bir adım olduğunu öne sürmeye çabaladığı veya reform davetçiler ile diğerlerinin arasında meydana gelen siyasi bir çatışma iddia ettiği gibi olmadığını belirtti. “Bu ancak, kabineyi düzenlemek için anlaşmalar esnasında müzakere şartlarını düzenlemeye yönelik siyasi bloklar arasında siyasi bir çatışmadır.” açıklamasında bulundu.

Şuan ki siyasi çatışmaya hakim olan iki ana kanatın varlığına işaret eden Dr. Ed-Dari, bunlardan birinin Maliki ve destekçileri cephesinin oluşturduğunu bir diğerinin ise El-Abadi’yi destekleyen yüksek kurulu, siyasi anlaşmaların ve aşamalı müzakerelerin arkasında olan millet meclisini oluşturan cephe olduğunu belirtti. Es-Sadr akımının ise her zaman olduğu gibi başka kesimler tarafından amaçlarını gerçekleştirmek için bir araç olarak kullandığını açıkladı. Ed-Dari, “O tereddüdün, geri adım atışın ve sonu olmayan mühletlerin tefsiridir. Özellikle siyasi anlaşmaların çıkarları ve Maliki cephesini zayıflatmak için gösterilerden çekilmesi örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde Hadra mıntıkasını muhasara altına almaktan geri adım atması, ardından tekrar saldırması ve sonuç olarak tekrar çekilmesi başlıca örneklerdendir” değerlendirmelerinde bulundu.

Irak sahasının şahit olduğu gösteriler ve Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin bu gösterilere karşı duruşu hakkında şu taliklerde bulundu: “25 Şubat 2011 gösterilerinden ve 2013 gösterilerinden sonra Bağdat’ta, güney ve orta mıntıkalarında 30 Temmuz 2015 gösterilerinin üçüncü aşaması başladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti, en başından şuana dek bu gösterilerin gidişatına ayak uydurdu. Bu gösteriler kısa değildi, aksine süresi uzundu. Irak Müslüman Alimler Heyeti göstericilere yardımcı oldu ve gösterileri gücü nispetinde sonuna kadar destekledi. Bu gösterilere yönelik onlarca açıklama yayınlayıp, onları doğruladı. Gösteri ve göstericilere destek ve yardımını kamuoyuna duyurarak duruşunu belirledi. Irak Müslüman Alimler Heyeti, bu desteğinin yanında gösterilerin politize edilmesi ve bazı siyasi kesimlerin özel hedeflerine hizmet etmek için bu gösterileri kullanması hususunda uyarılarda bulundu. İleriki aşamalarda bizim uyarıda bulunduğumuz noktalar bir bir gerçekleşti.”

İçerde siyasi faaliyetlerin reform imkanına yönelik derginin yönelttiği soruya Dr. Ed-Dari, bu ümidi taşıyan kimse gerçekten hayal kuruyor cevabını vererek şunu ekledi: “Aşamaya yönelik sorulacak en uygun soru, siyasi faaliyetlerin başarısızlığa uğradığı ve çıkmaz sokağa girdiği anlaşıldığı zaman ne olacak sorusudur.

Dr. Ed-Dari ile yapılan röportajda Irak Müslüman Alimler Heyeti’ne özel bazı duruşlar konu edildi. Bunların en önemli başlıklarından biri Dr. Ed-Dari’nin ABD açıklamasıydı. Ed-Dari, ABD’nin veya yakın olsun uzak olsun diğer devletlerin belirli hesaplaşmalarda HEYET ile iletişim kurmak için herhangi bir adım atmadığını vurguladı. Aynı şekilde Dr. Ed-Dari, şuan ki hükümetle aralarında görüşmelerin olduğu iddialarını yalanladı. Kendi görüşü üzerinde ısrarla devam ederek uluslararası örgütlerle iletişimi sürdürdüklerinin altını çizdi. Birleşmiş Milletlerinin Genel Sekreteri ile direkt görüştüklerini açıklayan Ed-Dari veyahut Irak’ta bulunan heyeti ile görüştüklerini ifade etti.

Amerika’nın tedrici olarak Irak’a tekrar geri dönmesini ve Washington’un kuvvetlerinden yeni bir grubu Irak’a göndereceğini ilan etmesi hakkında Ed-Dari şu açıklamaya yer verdi: “Bu mesele daha önce Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin “işgal henüz bitmedi ve tabii bir şekilde devam etmektedir” açıklamalarını doğrulamaktadır. Irak Müslüman Alimler Heyeti daha önce bu durumu devam eden işgal şeklinde nitelemişti. Irak’ta hasıl olan şartları bahane edenler için hiçbir özrün olmadığı yönünde uyarılarda bulunmuştu. Dönüş bu sebeplerledir, yoksa işgal halinin devam ettirmesinden dolayı değildir. İki halde de netice aynıdır. Bu netice de Irak’ın terk etmeyen işgalin varlığıdır. 2011 yılında kuvvetlerinin büyük bir kısmını çekti. Bunun sebebi geçen senelerde yaşanan bazı olayların neticesi olarak savaş çalışmalarının azalmasıydı. Bunun en barizi şudur; bir çok kesim tarafından vaktinde Irak direnişinin siyasi entrika ağlarıyla örülmesidir.

Genel Sekreter Dr. Ed-Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Irak’ta İran varlığı kimseye kapalı değildir. Şayet İran Irak topraklarında kuvvetlerinin varlığına ihtiyaç duymasaydı, kuvvetleri, partileri ve milisleri buna engel olurdu. Aynı şekilde müsteşarları, güvenlik ve istihbarat birimleri de aynı tavrı takınırdı. İran, etkili, yönetici ve sızıcı varlığından meyve devşirmek için muazzam çaba sarf ediyor. Kuvvetlerinin gücüne ve savaşçı karakterlerine bakılmaksızın İran kendisine ait kuvvetleri bir çok çatışma bölgesine dahil etti. Özellikle gece sene baş gösteren Salahuddin muhafazası çatışmaları. Kasım Süleymani kuvvetleri geçtiğimiz sene boyunca savaş operasyonlarının içerisinde yer aldı. Kendisiyle beraber olan partilere bağlı olan milis kuvvetleriyle yardımlaştı. Bu hakikati ortaya çıkaran yüzlerce resim ve basında yayınlanan videolar bunu ispatlamakta ve doğrulamaktadır. Aynı şekilde Irak’ın terörle savaş olarak isimlendirilen savaşında İran’ın verdiği destekle övünen parti ve kuvvet üyelerinin itirafları da bunu açık bir şekilde teyit etmektedir.

Dr. Ed-Dari, ABD’nin asli olarak İran’ın vekâleten Irak’ı işgal ettiğini vurguladı. İşin başında böyle olduğuna dikkat çeken Ed-Dari, şuanda İran’ın Irak’ı nüfuz, hegemonya, tesir ve fayda olarak işgal ettiği Amerika’nın ise Irak’ı varlık ve siyasi faaliyetleri koruma olarak işgal ettiği açıklamasında bulundu. Hiçbir şekilde bu faaliyetin yıkılmamasını isteyerek, araya girmek için hükümete iktisadi olarak destek verdiği açıklamasında bulundu.

Siyasi faaliyetlerin geleceği hakkında Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed-Dari şu değerlendirmelerde bulundu: “Amerikalılar, siyasi faaliyetleri koruma ve kırılgan duruma ayak uydurma babından “Üçlü Başbakanlık” adı altında El-Abadi ve Selim Ceburi’nin kalmasını destekliyor. İran, Maliki’yi destekleme isteğinin aksine Amerika isteklerine ayak uyduruyor. İran, vakiayı güzel okuyor. Irak’taki oyun ağlarını tekrardan örüyor.

Dr. Ed-Dari, geçiş döneminin şuanda oluşum sürecinde olan yeni bir koalisyon veya yeni müttefiklere sevk edeceği beklentisinde olduğunu vurguladı. Bu kimselerin diyalog ve tartışmalardan oluşan iki veya üç aşama sonra krizi çembere alacaklarını, Amerika seçimlerinin gözetimi önüne direksiyonu kıracaklarını, kalmalarına hiçbir ihtiyaç duyulmayacağı zamana kadar üçlü başkanlığın sabitliği yolunda herkese yardım dağıtmayı sonlandıran bir seviyenin ortaya çıkacağını ifade etti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Beyan dergisiyle yaptığı röportajın sonunda şu ifadeleri kullandı: “İşgale hizmetler devam ettiği müddetçe milisler de devam edecektir. Özellikle bir diğerleri ondan razı olduğu ve göz yumduğu müddetçe terörle savaş bahanesi devam edecek, yan ve ferdi çalışmalar olarak tefsir edilme sürdürülecektir.”

 

HEYET Net

638 total views, 2 views today

Leave a Comment