(1193 Nolu Açıklama) Felluce’de Camilerin ve Mahallelerin Bombalanması Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Felluce şehrinde camilerin ve mahallerin bombalanması hakkında yeni bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şöyle;

(1193 Nolu Açıklama) Felluce’de Camilerin ve Mahallelerin Bombalanması Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Felluce şehrine yönelik hükümetin askeri operasyonlarından, orada yaşanan yıkımlardan, şuan ki mevcut hükümetin Felluce şehrinin kontrol altına alındığı ilanından sonra ihlaller ve insan haklarına ilişkin çeşitli suçlar hala devam etmektedir. Mehepçi Haşdi Şabi milislerinin Felluce şehrine girdikten sonra işledikleri en önemli ihlaller Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından kayıt altına alındı:

Hükümet kuvvetleri ve mezhepçi milisler Felluce şehrinde bazı camileri patlatarak ateşe verdi.  Bu açıklamanın yayınladığı saate dek imha edilen camilerin sayısı 9’a ulaşmıştı. Bu camilerin; Takva Camisi, Firdevs Camisi, Enbiya Camisi, Furkan Camisi, Nebi Yunus Camisi, Muadidi Camisi, Müdellil Camisi, Ebu Ubeyd Camisi ve Osman bin Affan Camisi olduğu belirtildi. Söz konusu bu imha edilen bu camilerin yıkım oranı birbirlerine nispetle değişiyor. Bazıları tamamıyla yıkıma uğrarken bazılarının yarısı veya bir kısmı yıkıma uğradığı gelen bilgiler arasında.

Halkın şehir evlerinde bıraktığı eşyaların ve özel araçların çalınması. Özellikle şehrin çeşitli bölgelerinde düzenli bir şekilde evleri ateşe vererek yaptığı bu hırsızlık suçunun kanıtlarını gizlemeye çalışıyor.

Şehrin caddelerinde ve mahallelerinde elektrik enerjisi ve trafoların çalınması.

Ticari merkezlerde yapılan hırsızlık. Özellikle hırsızlık yapılan bu merkezlerde kanıtların yok olması için ateşe verilmesi. Sosyal medya araçlarında bu hırsızlıkları belgeleyen birçok görüntü yayınlandı. Yayınlanan kısa video parçalarında ticari merkezlere sızan Haşdi Şabi milisleri, önce içerden değerli eşyaları çalıp sonra bu mekânları ateşe veriyor. Ardından halkın hüviyetini etkileyecek çağrılar yapıyorlar.

Şehrin merkezinde ticari ana çarşıların ateşe verilmesi. Bu çarşılar; Hamidiyye Çarşısı, Tıbbi Şifa Çarşısı, mahkeme karşısı 40. caddede bulunan Mütemeyyiz Çarşısı’dır. Aynı şekilde eski köprüden Şifa kurumuna uzanan şehrin ana caddesinde bulunan, yine merkezden Kemaliyyat Çarşısına doğru giden yoldan bulunan ticari dükkânlarda söz konusu milisler tarafından ateşe verildi.

Şehrin içinde bulunan sanayi bölgesinin son durumunun bilinmemesi. Özellikle haber kaynaklarından birçoğu mezhepçi milislerin söz konusu yeri tamamıyla imha ettiğini vurguluyor. Felluce halkının büyük bir kısmı günlük geçim kaynağını bu bölgede çalışarak elde ettiği biliniyor. Bu bölgenin bir çok makine ve özel aleti ihtiva ettiği belirtiliyor.

Geçen suçlara ve ihlallere bakıldığı zaman bu işin bir metot takip ederek gelişti görülebilir. Nitekim mezhepçi milisler kullandıkları araçlarında petrol ve benzin taşıyorlar, ateşe verme planlarını gerçekleştirmek için. Zikredilen bütün konular şunu göstermektedir; Felluce halkının yaşantılarının devam etmesi için kullandıkları bütün kaynakların imha edilmesi, saygınlıklarının ayaklar altına alınması, aşağılık duygusunu onlara hissettirilmesi amaçlanmıştır. Nitekim bu halk şehirlerinin yıkıma uğradığını ve yandığını gördüğü halde ellerinden hiçbir şey gelmemektedir.

Felluce şehrinde bazı yerel yetkililer, şehir özgürlük olarak itibar ettiği operasyondan sonra büyük bir yıkıma şahit oldu itirafında bulundu. Bu yıkım, hükümete bağlı kuvvetler ve hükümet ordusu ve Polis Birliği kıyafeti giyip şehre giren Haşdi Taifi milislerinin eliyle gerçekleşti. Bunlardan biri olan Kaymakam İsa Sayir basın organlarına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Son askeri operasyon karşısında şehir büyük bir zarar görmedi. Ancak evlerin, çarşıların ve camilerin kasıtlı olarak birçok mahallede büyük bir yıkıma sebep oldu.”

Şehrin içinde bulunan polis birliklerinin komutanlıklarının sessiz kaldığı ve bu suçlara göz yumduğu belirtildi. Özellikle ateşe verilen camilerin, çarşıların ve evlerin söndürülmesi için şehre giren sivil savunma kuvvetleri Haşdi Şabi milisleri tarafından tehdit edildi. Aynı şekilde söz konusu sivil savunma üyelerinin bir arkadaşlarının akıbetinin ne olduğunu bilmedikleri için yaşanacak ihlaller karşısında korktu duydukları ifade edildi. Bu kimsenin başlangıçta ihlallere yönelik basın organlarına bir video gönderdiği ve daha sonra polis müdürü Hadi Rezic tarafından tutuklandığı belirtiliyor. Şuanda kendisi hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılmadığı gelen bilgiler arasında.

Felluce halkından kaçırılanların sayısı ise şuanda 700’e ulaşmış durumda. Felluce Kaymakamı yaptığı açıklamasında bu rakamı paylaştı. Haşdi Şabi milisleri ve hükümet kuvvetleri tarafından kaçırılan bu kişilerden herhangi bir alınmamakta ve akıbetlerinin ne olduğu bilinmemektedir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, bu suç ve ihlallerin metodik politika olarak görmektedir. Askeri operasyonların eşlik ettiği bu suçları, ihlalleri bundan ayrı tutmanın mümkün olmadığını belirtmektedir. Bunlar birbirini tamamlamaktadır. Bunun amacı halkın tehcir edilmesinden sonra şehirleri yıkıma uğratmaktadır ki evlerin, dükkânların, çarşıların ve alt yapının yıkımı nedeniyle geri dönüş kolay olmasın.  Bu saldırı ve yıkımlardan sonra Felluce şehri yaşama elverişli yönünü kaybetmiştir. Nitekim Irak’ın en büyük kazaları sayılan bu bölgelerde nüfus yoğunluğu fazladır ve merkezde bulunan insan sayısı muhafazalarda bulunan insan sayısının üstündedir. Bu operasyona katılan, destekleyen ve bu milislerin işledikleri suça sessiz kalanların hepsi bundan sorumludur.

Genel Sekreterlik

9 Şevval 1437

14/07/2016 

684 total views, 1 views today

Leave a Comment