Felluce Tarihte Benzeri Olmayan Bir Savaşa Karşı Duruyor

Amerika idaresinin ve müttefiki İngiltere liderliğinde Irak’a karşı düzenlenen 2003 savaşının ilk gününden beri Felluce halkı, işgalci projeye karşı mücadelede kahramanca bir rol üstlendi. Felluce şehri kahraman direnişi ile Irak’ın diğer devrimci şehirlerine rumuz ve örnek oldu her zaman.

2004-2005 yıllarında işgalci Amerika kuvvetlerine karşı Felluce’nin kahraman halkının girdiği şiddetli ve uzun çatışmalar, bunun ardından bütün gücünü, silahını ve askeri imkânlarını kullanarak saldıran bu kuvvetlerle olan mücadelesinde yazdığı destan ve kahramanlıklar, bütün dünya tarafından bilinmektedir.  Bütün bunlara rağmen bu şehir hala düşmanın yüzüne bir tokat gibi inmeye devam etmektedir. Dünyadaki bütün özgür halklara “haklar fedakârlıklarla geri alınır, temennilerle değil” sloganını ilan eden izzet ve mecdin yüksek bayrak gibi dalgalanmayı sürdürmektedir.

Birinci ve ikinci Felluce savaşlarından yaklaşık 10 sene sonra şer ve düşman odakları, bütün hainler ve ajanlar, binlerce paralı asker, hava ve kara silahları; hepsi, Irak’ın bu asil şehrinin bütün zulüm ve ihlallere karşı onurlu duruşuna karşı koymak için toplandı. Son on günden beri Felluce şehri, savaşlar tarihinde benzerine rastlanmamış kalabalık askeri bir muhasaraya şahit olmaktadır. Buna şerefli Iraklı halkın, dünya özgürlerinin alakası bulunmayan iftiraları ve bahaneleri kullanmaktadırlar.

Başkent Bağdat’ın ortasında yer alan Hadra mıntıkasını göstericilerin istila etmesinin ardından, şuan ki hükümetin ve vekillerinin, mezhepçilik üzerine bina edilmiş siyasi çalışmalarına karşı tam bir reform ve tam bir değişiklik noktasında halkın meşru isteklerine icabet etmede ki başarısızlığını kapatmayı hedefleyerek Felluce savaşından konuşulmaya başlandı. Özellikle adı çıkmış Paul Bremer’in tesis ettiği bu operasyon çıkmaz yola girdi, bundan sonra hiçbir yama onunla fayda sağlamaz.

Felluce şehrinden yaşanan suçları ve ihlalleri ortaya çıkarma bağlamında Uluslararası Af Örgütü, hükümet kuvvetlerin ve mezhepçi milislerin muhasara altında olan şehrin içinde yaşayan halka ve oradan göç edebilmiş vatandaşlara karşı işledikleri suç ve ihlalleri belgeledi.

Gazeteler, örgütün genel sekreteri Salil Shetty’in askeri operasyon muhitinde bulunduğu sırada 700 vatandaşın alıkonulduğu merkezi incelediğini, bu vatandaşların kaldığı mekanın dar olması nedeniyle uykunun bile gerçekleşmeyeceği incelemelerinde bulunduğunu aktardı. Hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerin aşağıladığı ve eziyet ettiği alıkonulan insanların genelinin çocuklar ve bebeklerden oluştuğu yine genel sekreter tarafından belirtildi.

Öte yandan Norveç Göçmen Meclisi, geçenlerde yayınladığı açıklamasında yaklaşık 2,5 seneden beri devam eden muhasara, hava ve kara saldırıları nedeniyle insani bir felaket içerisinde yaşadıklarını vurguladı. Felluce halkının eski hurma ve otlarla beslendikleri ve direkt nehirden su içtikleri açıklamasında bulundu.

Norveç Göçmen Meclisi açıklamasının sonunda şu ifadelerle dikkat çekti: “Felluce şehrine hava saldırıların ve yoğun top atışlarının devam etmesi, saldırıya başlamak için yaklaşık on günden daha fazla bir süredir hükümet kuvvetlerinin ve Haşdi şabi milislerinin muhasara altına aldığı şehirden halkın çıkması için güvenli geçişlerin sağlanmaması nedeniyle şehrin içindeki vatandaşların vaziyeti şuanda çok zor durumda.”

Bu bağlamda insan hakları ile ilgilenen uluslararası örgütler, yaklaşık 10 gündür şehrin maruz kaldığı saldırılar karşısında tıbbi ve gıda malzemelerinin olmamasının zorunlu neticesi olarak muhasara altında olan Felluce şehrinde olayların daha fazla artması hususunda korku ve endişelerini dile getirdi.

Haber ajanslarının BM’nin Irak’taki UNİCEF temsilcisinin sözlerini aktardığına göre kendisi şöyle demektedir: “Muhasara altında olan Felluce şehrinin içerisinde ölüm tehlikesi ve şehirden çıkarken ailelerinden ayrılması operasyonları ile karşı karşıya olan binlerce çocuğun korunması karşısında çok fazla endişe duymaktayız. Şehirdeki sivilleri koruma altına almayı ve şehirden çıkmaları için güvenli çıkışların sağlanmasını talep ediyoruz.”

Dünya Gıda Programı bu bağlamda yayınladığı açıklamada şu açıklamalarda bulundu: “Felluce şehrindeki insani durum, fiyatların yükselmesine ve halkın almaya güç yettirememesine neden olan gıda yokluğu her geçen gün daha bir artmaktadır. İşlemeyen çarşılarda gıda dağıtım şirketlerinin olmadığı bir vakitte şehre insani yardımları sokamadığımız için üzgünüz.”

Görgü tanıkları, vatandaşların şehirden çıkma esnasında hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerinin adamları ve yaşları 12’nin üzerinde olan çocukları soruşturma bahanesiyle kadınlardan ayırdığını aktardı. Ancak bu kuvvetlerin tutukladığı insanların akıbetinin ne olduğu bilinmiyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, şehri tekrar geri almak bahanesiyle hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerin başlattığı zalim askeri operasyonların başlamasından bu yana 3 bin 700 kişinin şehri terk ettiği açıklamasında bulundu.

Felluce şehri ve çevre mıntıkaları, hükümet kuvvetlerinin ve İran’a bağlı mezhepçi milislerin dayattığı muhasara nedeniyle aylardan beri büyük ölçüde gıda ve tıbbi malzemelerinin eksikliğine, ayrıca hastalık ve fakirliğin artışına şahit olduğu biliniyor. Aynı şekilde 2 seneden beri havadan ve karadan bombardımana maruz kalıyor. Bu saldırılar, genelini çocuk ve kadınların oluşturduğu on binlerce ölü ve yaralıya sebebiyet vermiştir. Aynı şekilde bu bombardıman, binlerce evin yıkımına ve en basit hayat dinamiklerine ihtiyaç duyan çadırlarda şuanda yaşamlarını sürdüren halkın büyük göç dalgaları oluşturmalarına neden olmuştur.

 

HEYET Net

636 total views, 2 views today

Leave a Comment