Hükümetin İhmalinin Neticesi Olarak Savaş Çekici ve Mahrumiyet Örsü Arasında Iraklı Çocuklar

HEYET.net/Araştırma

Çeşitli farklılıklarla Iraklı çocukları kuşatan problemler, karanlık bir gelecek, daha fazla yozlaşmış bir sosyal bir hayat, ilim ve terbiye noktasında uyarı yapan korkunç felaketlerin öncüsü olarak kabul edilmektedir, işgalin ve projelerinin karşısında 13 seneden beri savaş felaketlerinden ve bütün suç çeşitlerinden muzdarip olunan bir beldede.

Son zamanlarda yayınlanan bazı haber raporları, hükümetin geniş mıntıkalarda ve neredeyse coğrafi alanı Irak’ın yarısına denk düşen savaşın sürdüğü diğer mıntıkalarda acı çeken vatandaşlara hiçbir yardımda bulunamama acizliği ekseninde meydana gelen Irak’ın sorunlarını irdeliyor. Bu problemlerin başında çocukların acıları, şiddetin, fesadın ve ihmalin onların yaşantılarına ve neredeyse pozitif hiçbir işarete rastlanmayan geleceklerine nasıl etki ettiği yer almaktadır.

Bu bağlamda “Genel Sağlık” hakkında yeni bir çalışma yayınlayan Johns Hopkins Bloomberg Üniversitesi, şu açıklamada bulundu: “Irak’ta her 6 çocuktan biri yaralı, savaş nedeniyle yaralanmış bu çocuklar. Iraklı çocuklardan biri, dünyada yaralanan her 50 çocuktan birine denk düşmektedir. Şiddet nedeniyle yaralanan Iraklı çocuklar, -bunun içinde direkt ateş etme, şarapnel parçasının isabet etmesi ve patlamalara maruz kalma bulunuyor- diğer sebeplerle yaralananlara nispetle ölüm ve sakat kalmaya belki on defa daha fazla maruz kalıyor.”

Üniversitenin özel bölümü Iraklı çocuklar hakkında hazırladığı dosyada şunlara işaret etti: “2003 yılında Irak işgalinden sonra çatışmaların başladığı bölgelerde yaralanan çocukları konu eden çalışmalar gerçekten çok azdır.” Fakültedeki araştırmacıların en uzmanı olarak nitelendirilen Adam Kouchner, yardım teşkilatlarını patlamalara ve diğer şiddetli yaralanma nedenlerine dikkat kesilme noktasında uyarıyor ve bunun dışında ki diğer önemli alanları çok fazla dikkate almamaya davet ediyor. Bunlar arasında yolları düzenlemek gibi imar çalışması ve arızi isabetler için muhtemel kaynaklar hakkında bilinçlendirme sağlanması yer alıyor.

Bu bağlamda Irak’ta yaralı çocuklar hakkında çalışma yapan bir grup 2014 senesinde bir saha araştırması gerçekleştirmişti. Söz konusu üniversite, yakın zamanda Iraklı çocukların vaziyetini nitelendirmek için bu çalışmayı delil olması açısından tekrardan yayınladı. Bu çalışmanın, 18 yaş altı çocukları, çocuklara yönelik sıhhi gözetimi ve 2003-2014 arası çocukların başlarına gelen olayları konu ettiği açıklandı.   Sayısı 800 aile arasında 5 bin 148 şahsa ulaştığı neticesi ile özetlendi. Katılım gösterenler, burada 152 yaralı çocuğun olduğu, bütün yaralılara nispetle yaralı çocukların %28 oranına denk düştüğü açıklamasında bulundu. Savaş nedeniyle yaralanan çocukların %15’i teşkil ettiği ifade edildi. Söz konusu çalışmada dünya genelinde şiddet nedeniyle yaralanan çocukların %2’i geçmediğine dikkat çekildi.

Özellikle Enbar, Salahuddin, Diyala, Ninova ve Bağdat Kemeri mıntıkalarında devam eden bombalamalara ve çatışmalara şahit olan Irak mıntıkalarındaki çocuklara ilişkin saha raporları, çocukların %80’inin en basit haklardan dahi mahrum kalmanın acısını yaşadığını bildirdi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF, yaklaşık 1 milyon Iraklı çocuğun okula gitmediğini ve 1 milyon 200 bin çocuğun okulu terk etme tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Raporda, bu muhafazalarda yaşayan çocukların diğer istikrarlı ülkelerde yaşayan çocuklarla kıyas edilmesinin mümkün olamayacağı değerlendirmesine yer verildi. Bunun başlıca nedeninin ailelerini ve mıntıkalarını etkileyen açık olumsuz faktörler, gerekli hizmetlerin olmayışı, yaşadıkları bölgelerde sağlıklı bir altyapının bulunmayışı, bunların yanı sıra göç sorunu, korkutucu oranlara yükselen fakirliğin sebep olduğu evsiz barksız kalma olduğu belirtildi.

UNICEF geçtiğimiz ay Irak’taki çatışmanın, şiddetin ve tehcirin eğitimi yıkıma uğrattığı açıklamasında bulundu. Irak’taki bu kaosun bu nesli tamamıyla yok etme tehdidini taşıdığı, resmi olmayan istatistiklere göre Iraklı çocukların %38’i teşkil ettiği ifadelerini kullandı.

Askeri operasyonların olmadığı Irak mıntıkalarındaki Iraklı çocukların durumuna değinecek olursak UNICEF Irak’ta çocuk çalıştırma şekillerinin en kötüsü için yayınladığı değerlendirme, başkent Bağdat’la birlikte dört muhafazayı kapsıyor. Bunlar; Basra, Zi Kar, Necef ve Tamim bölgeleridir. Bununla çocukların maruz kaldığı tehlikelerin boyutlarını kıyas etmek amaçlanmıştı. Bu değerlendirmenin sonuçları, geleceği korkunç bir şekilde tehdit eden topluma yerleşmiş tehlikenin çok yüksek boyutlara ulaştığını gösterdi. Bu tehlike beklentisi, Bağdat’ta tuğla fabrikalarında çalışan, Basra’da seyyar satıcılık yapan, Necef’te mezarlıklarda çalışan, genelevlerinde kullanılan, caddelerde dilencilik yapan çocuklara yönelik araştırmadan sonra peyda olduğu ifade edildi.

Çocukları küçük yaşta çalışmaya sevk eden en önemli problemlere değinen değerlendirme ve araştırma, buna Iraklıların genelinin maruz kaldığı büyük fakirliğin neden olduğu bilgisini paylaştı. Yine çocuklara baskının başlıca nedenlerinden birinin ülkedeki işsizlik olduğu, Irak’ta hiçbir sosyal güvencenin olmadığı, eğitim alanında bile bu sorunla boğuşulduğu belirtildi. Bu sorunun okuma yazma sorununun artmasına, cehaletin yaygınlaşmasına, kültür seviyesinin artmayıp düşük seviyede kalmasına neden olduğu, Irak’ın diğer dünya ülkeleri arasında hizmet, çocuklara saygı ve ihtiyaçlarının karşılanması hususunda en aşağı dereceye düşmesine sebebiyet verdiği ifade edildi. Irak’ın birçok zenginliklere, doğal kaynaklara sahip olmasına rağmen Irak halkı, bunlardan mahrum bırakılmaktadır. Bu zenginliklerin tamamı, hükümet müesseselerin her alanında yolsuzluğun başladığı bu süreçte otoriter partilere ve nüfuz sahibi kimselere akıtılmaktadır. Bu durumda Irak’ ekonomik ve siyasi olarak yıkıma uğramış en kötü devlet olarak örnek olmuştur.

İşgal başladığından, işgalin uzantıları hükümetlerin Irak’ın zenginliklerini soyduğundan ve alt yapıyı yok etmek için bu zenginliklerin bu şahıslar tarafından kiralanmasından bu yana genelini çocukların ve gençlerin oluşturduğu Iraklı halkın karşı karşıya olduğu tehlikeler, belki de bu halkın tarih boyunca karşılaştığı en tehlikeli sorunları temsil etmektedir. Ki bu halk bu sorunlar karşısında hayatını, malını ve geleceğini feda etmektedir.

944 total views, 1 views today

Leave a Comment