İnsan Hakları Birimi, Chilcot Raporu ve İngiltere’nin Irak Savaşındaki Rolü Konulu Sempozyum Düzenledi

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet yürüten İnsan Hakları Birimi, “İngiltere Araştırma Komisyonunun Raporu ve Irak İşgalinde İngiltere’nin Rolü” adını taşıyan bir sempozyum düzenledi. İçinde bulunduğumuz yılın ortalarında yayınlanan bu raporun kanuni ve objektif çerçevesi, ayrıca faydalanılacak imkânları değerlendirildi.

Söz konusu sempozyumda raporun içeriği, etkileri ve neticelerine ilişkin araştırmaları bulunan İngiltere’de Arap Avukatlar Cemiyeti Başkanı Akademisyen Sabbah El-Muhtar ve Iraklı Siyasetçi Analist Araştırmacı Akademisyen Velid Ez-Zubeydi ağırlandı.

Sempozyumun başında konuşma yapan Sabbah El-Muhtar, 2003 yılı Irak savaşında İngiltere’nin rolüne ilişkin tarihi hakikatlere değindi. Birleşik Krallık’ın savaşa girmekten razı olmadığını belirten El-Muhtar, savaşa katılma kararına karşı çıkma hususunda o sıralarda İngiltere tarihinde en büyük gösterilere şahit olunduğuna vurgu yaptı. Londra hükümetinin baskı altında bu kararı verdiğine, özellikle işgalin sonlarında ve 2004 yılının başlarında savaşa katılmaya eşlik etme sebeplerinin tahkik edilmesinden dolayı olduğuna dikkat çekti.

Yaklaşık 1 milyon 600 bin kelimeyi barındıran ve 12 cüzden oluşan raporu El-Muhtar, İngiltere hükümetinin yanında en üst nifak ve riya derecesi hakkında tek olmakla niteledi. Çünkü İngiltere’nin Irak ve zor durumda kalan halkı için gelmediğine vurgu yapan El-Muhtar, sadece kendi özel çıkarları için Irak’ta bulunduğuna dikkat çekti. Bu nedenle savaşta hayatını kaybeden Iraklılardan mutlak olarak konuşmayı rapor içermediği gibi ABD’nin sorumluluk çerçevesine dahil edilmediğini açıkladı. Bütün bunlara rağmen kanuni bir senet olmaya elverişli önemli bir vesika sayılacağına dikkat çeken El-Muhtar, George Bush ve Tony Blair yazışmalarını kapsamasını bu öneme neden olarak gösterdi. Ülkesinin Irak problemi için uluslararası bir çözüm araştırdığını iddia ettiği zaman İngiltere genel meclisine atılan son yalan bu yazışmalarda ortaya çıktığını bildirdi.

Raporun içeriği ve ihtiva ettiği bilgiler hakkında Sabbah El-Muhtar şunları söyledi: “İngiltere’nin savaşa katılma kararın arkasında yatan nedenleri, neticelerini, Birleşik Karallık’a ne gibi etki edeceğini araştırdım. İngiltere ordusundan hayatını kaybedenlerin yakınları çocuklarının ölme nedenlerini araştırmak için harekete geçti. Özellikle İngiltere ordusunun ideolojisi, İngiltere tacını korumayı gerektirir.” Savaş boyunca bunun araştırılmasında yaşananlara değindi.

Sabbah El-Muhtar sözlerini şöyle sürdürdü: “Chilcot komitesi raporu, genel bir rapordur, cezai bir rapor değildir. Eski Başbakan Tony Blair’in, İstihbarat Başkanının ve ordunun yalanlarını ortaya çıkartan argümanları içinde barındırmaktadır. Bu mesele, İngiltereli askerlerin zor durumda kalan yakınlarına, telafi etmek için sivil iddialar imkanı sunmaktadır. Aynı şekilde bu durum, İngiltere yargısı önünde Iraklılara bundan faydalanma imkanı sağlamaktadır.

Araştırma neticeleri karşısında Iraklıların rolü hakkında El-Muhtar şunları vurguladı: “Şuan ki hükümetin söz konusu mevzu ile alakalı hiçbir ilişkisi yoktur. Bu konuda herhangi bir tepki yayınlanmadı. Iraklılar, hükümette, mecliste ve yargıda bütün güvenirliklerini yitirdiler. Bu yetkilerde olan acizlikler ve yolsuzluklar, soruşturma komitesi bilgilerinden faydalanmak için resmi hareketleri zor bir meseleye dönüştürmektedir.

Rapordan ve içeriği hakkında faydalanma imkanları hakkında araştırmacı, araştırmanın neticelerini kapsayan hukuki delillerden Iraklılara faydalanma imkanı sağlayacak bazı öneriler sundu. Ölümle veya işkenceyle yada mal zararıyla zarar gören insanların toplanmaya başlanması ve bu yoldan faydalanmaya yoğunlaşması haklarını tekrar alacağı anlamına geldiğini vurguladı. Muayyen başarılara yönelik propaganda oluşturmak için siyasilerin ve vekillerin parti yarışından oluşturulacak ticaretten sakındırdı.

Sabbah El-Muhtar sözleri şöyle özetledi: “Hükümetle ve şuan ki siyasi rejimle hiçbir ilişiği olmayan ulusal heyetin kurulması zaruridir. Chilcot komitesine ait raporun içeriklerine güvenme imkanı sağlayan İngiltereli avukatlarla koordinasyon sağlayarak Iraklıların haklarını tekrar geri almak için bu durum zaruridir.

“Savaşta İngiltere’nin Rolü: Irak Görüşü” adını taşıyan çalışmanın sahibi Velid Ez-Zubeydi’ye söz hakkı verildiğinde Irak hakkında kendisine dayanılan büyük yalanlardan bahsetti. Bahsettiği bu yalanları Amerika kaynaklı CNN haber kanalının sunduğu rakam ve istatistiklerle güçlendirdi. 2003 Irak savaşında meydana gelen birinci dereceden tarihin en büyük 10 yalanına değindi. Aynı şekilde arama motoru Google’de yaptığı araştırma sonucunda Irak savaşıyla alakalı yalanlar hakkında 416 bin arapça linkle karşılaştığını İngilizce dilinde 536 bin linkle karşılaştığını vurguladı. Başka dillerde arama yapıldığı takdirde bu rakamların milyonlara ulaşacağına dikkat çeken Ez-Zubeydi, bütün bunların bu konuda söylenmiş yalanların ve neticelerin boyutlarını yeterince ortaya koymaktadır ifadelerini kullandı.

Ez-Zubeydi hazırladığı çalışmasında uluslararası hukuka muvafakat eden bazı olumlu sorular sundu. Öne sürülen bahanelerin mutlak olarak yalan olduğu kesinleşmesi neticesinde Amerika-İngiltere’nin Irak savaşı ne ile nitelendiriliyor? Irak’ın karşı karşıya kaldığı bu yıkımın sorumluluğunu kim üstleniyor? Bu yalan savaşından sonra siyasi, hukuki ve kanuni oluşumlarla nasıl bir ilişkiye giriliyor? Bu savaşın uzaktan yakından hiçbir meşruiyeti olmamasına rağmen savaş kuvvetiyle gelen siyasi çalışmaların kanuni tarifi nedir? gibi sorular başlıca sorulardı.

Ez-Zubeydi, Iraklıların hallerini ve Irak’ta yaşanan olayları objektif ve güncel nitelendirme yoğunluğunu açıkladı, uluslararası kanuna, ABD misakına ve Irak dışında diğer tecrübelere dayandırarak. 2003 Mart ayının 20’sinde başlayan operasyona ve bunu takip eden sonuçlara ışık tuttu. Irak’a saldıran kuvvetlere ta ki çekilmeye mecbur kalıncaya kadar grupların şiddetli bir şekilde saldırı düzenlediği direnişin rolünü ve savaş operasyonlarını anlattı. 2011 yılında Kuveyt topraklarından Irak’tan çekilen son kuvvetin Amerikan kuvvetleri olduğuna vurgu yaptı. Irak’ın kesin delillerle Iraklı halk kuvvetleri ile ülkeye saldıran kuvvetler arasında savaş sahası olduğunu vurguladı. Kuvvetli sığınaklarına rağmen varlık merkezi Yeşil mıntıkada bile güvence elde edemediğini belirtti. Böylece çeşitli silahlarla hedef alan direnişçilerin saldırılarına hedef olduğunu açıkladı.

Ez-Zubeydi sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşın kendisi üzerine tesis edildiği yalanlara ek olarak; ABD, resmi olarak açıklamalarında savaşın devam ettiğini devam etti. Pentagon tarafından yapılan resmi açıklamalarda ölen kuvvetlerinin sayısının 4500 üstüne ulaştığını itiraf etti. Bu da Irak sahasında dönen şeylerin savaştan ibaret olduğuna açık bir delildir. Meydana gelen siyasi, idari, kanuni problemlerin operasyon yapan kuvvetlerle ilintilidir, Irak’la uzaktan yakından alakası yoktur. Bütün bunlar illegal aba altında gerçekleşmiştir. Nitekim bu kuvvetlerin varlığının meşruiyeti söz konusu değildi, onlarla beraber çalışan, onlarla yardımlaşan Irak kanunlara uygunluk arz etmesi için cezalandırılmalıydı.

İngiltere’nin Irak savaşındaki rolünü tahsis etmek hakkında Ez-Zubeydi’nin çalışması 4 aşamaya bölüyor. Tafsillerini ve cüzlerini iç içe girmek nitelendirerek hepsinin ayrı bir özelliği bulunmaktadır açıklamasını yaptı. Bunların savaşa hazırlıklar yapolması, uzun sene İngiltere’nin Irak’taki varlığı, Chilcot raporunun hazırlanma süreci ve raporun ilanından sonra nelerin yaşandığı olduğunu belirtti. Bu dört aşamanın her birini alakalı argümanlar ve istatistiklerle destekleyerek tafsilatlı bir şekilde açıkladı. Bu raporun, uluslararası hukuk zaviyesinde tartışması yapılan Irak’a karşı operasyon dosyasına büyük destek sağladığını vurguladı. Bir cümle neticeyi özetlemek için uluslararası anlaşmalara ve müzakerelere bunu dayandırdı. ABD ve İngiltere’ye mensup silahlı çetelerin düzenlediği saldırı ve operasyonlardan hasıl olan şeyleri bu neticelerin doğruladığını belirtti. Uzun seneler boyunca meydana gelen şeylerin operasyon kuvvetleri ve yanında yer alan kimselerle bu operasyona karşı çıkan, direnen ve onların yanında yer alan Iraklılar arasında bir çatışmadan ibaret olduğunu ifade etti. Silahlı kuvvetlerin elinde hiçbir kanuni belge olmadığına işaret eden Ez-Zubeydi, onların varlığının itiraf edilmesi mümkün olmayan şaz bir durum olduğunun altını çizdi.

Araştırmacı Ez-Zubeydi sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu savaş için gösterilecek hiçbir kanun, icraat, siyasi ve idari şekil itiraf edilmesi mümkün değildir. onun tamamıyla ilga edilmesi, uluslararası kanunlara, vesikalara, anlaşmalara, ABD misakına dayanması gerekmektedir. Aynı şekilde Iraklılar hakkında savaş çetelerinin işlediği suçlar karşısında yargı alanının da ihmal edilmemesi gerekmektedir. De facto olarak tabir edilen şeye itibarla siyasi faaliyetlerden dem vuran sözlere boyun eğilmemelidir. Batılın ve problemin hangi şekli olursa olsun itirafı mümkün olmayan bir duruma evrilmesi mümkün değildir. Özellikle uluslararası kanunların tamamının siyasi faaliyetleri ve onlardan neşet eden şeyleri meşru olarak kabul etmezken.

Konuşmasının sonunda Ez-Zubeydi, Irak’a düzenlenen operasyonun kanuni boyutunun açıklanması için programlı harekete başlamaya yönelik uluslararası kanunda mütehassıs bir grubun oluşturulmasını tavsiye etti. Böylece operasyonun bütün yansımalarından kurtulmak için Irak’taki olayları düzeltme çalışmaları başlar dedi. İnşa ve kalkınma fırsatlarını kaçırmaya, Irak zenginliklerini yok etmeye, milyonlarca insanın ölümüne ve göçe neden olan operasyon karşısında Irak’ın ve Iraklıların haklarının ihmal edilmemesine değindi. Irak’taki adalet programının tercih edilmesi, operasyon düzenleyenlere yardım edenlere, onlarla haberleşenlere ve ülkenin işgal edilmesini kolaylaştıranlara Irak kanunlarının uygulanması gerekliliğine vurgu yaptı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet yürüten İnsan Hakları Birimi’nin düzenlediği “İngiltere Araştırma Komisyonunun Raporu ve Irak İşgalinde İngiltere’nin Rolü” adını taşıyan sempozyuma birçok araştırmacı, gazeteci, akademisyen, aşiret liderleri katılım gösterdi. Bu problem etrafında tartışmaya neden olan bazı soru ve önerilere onların aracılığıyla yer verildi. Irak probleminin çözümünün araştırma çerçevesinde yeni bilgiler ve öneriler ortaya çıkmış oldu.

 

 

HEYET Net

993 total views, 1 views today

Leave a Comment