Irak’ta Sünnilerin Aleyhine Gelişen Demografik Oyun

Başkent Bağdat kemerinde yer alan mıntıkalar, şuan ki mevcut Irak hükümeti ve İran tarafından fonlanan mezhep eğilimli milisler tarafından -terör ve IŞİD gibi yapılar bahane edilerek- demografik operasyonlara maruz kalmaya devam ediyor. Basın, söz konusu demografik değişime karşı suskunluğunu korurken bölge uzmanları zikri geçen mıntıkalarda yeni insani felaketlerin yaşanacağını noktasında uyarıda bulunuyor.

Bağdat’ın kuzeyindeki Tarimiyye kazasında görev yapan yerel basın kaynakları, şuan ki hükümetin –terör ve IŞİD yapısını bahane ederek- kaza halkının tamamını tehcir etmeye kararlı olduğu açıklamasında bulundu. Aralarında Bağdat Muhafazası Meclis Başkanı Riyad El-Adad’ın da yer aldığı hükümet yetkilileri ve askeri komutanlar ile Tarimiyye kazası yerel meclis başkanı ve aşiretler arasında ani bir toplantının gerçekleştiğine dikkat çeken kaynaklar, toplantıda güvenlik dosyasının masaya yatırıldığını vurguladı.

Birçok konunun tartışıldığı toplantıda; göçmenlerin kazadan gönderilmesi, yerel halkın tehcir edilip kaza dışındaki Sahraviye bölgesinde yer alan kamplara belli bir süreliğine yerleştirilmesi,  yerel meclis ve emniyet kuvvetleri tarafından izin belgesi verilmeden bölgeye dönüş yapmalarına izin verilmemesi gibi başlıklar, öne çıkan konular arasındaydı. Bu yöntem kullanılarak bölge halkının tehcir edilmesi, “mevcut hükümetin Sünnilerin aleyhine gelişecek demografik değişim için çabaladığı ve dış güçlerin bölge üzerinde planladığı hedefleri gerçekleştirmeye çalıştığı” yorumlarına neden oldu.

Bu bağlamda kaza halkı, hükümete bağlı emniyet kuvvetlerin ve mezhepçi milislerin binlerce dönüm arazi ve bastonı imha ettiği, vatandaşların kullandığı onlarca balık gölünü toprağa gömdüğü ve onlarca evi yıktığı şikayetinde bulunurken halkın üzerinde baskı oluşturmayı ve evlerini terk etmeye mecbur bırakmayı hedefleyerek geniş ölçekli gayri hukuki gözaltı operasyonları düzenlediği açıklamasında bulundu. Bölge halkını tehcir etmeyi amaçlayan mezhep temelli yöntemin, güvenliği sağlamak, terör tasfiyesi gibi bahaneler adı altında resmi bir dille ambalajlandığına bölge halkı vurgu yaptı.

Haber ajansları, Tarimiyye halkından olan Ahmet Es-Selmani’nin şu açıklamalarına yer verdi: “Genel olarak Bağdat’ın kuzey mıntıkaları ve özel olarak Tarimiye halkı, 2003 yılından günümüze dek en büyük tehcir tehdidiyle karşı karşıya. Onlarca aile, hükümet ve milislerin baskısı nedeniyle evlerini terk etmeye başladı ve kamplara yerleştirildi. Bütün hizmetlerin sağlandığı evlerini terk eden bu aileler, hiçbir hizmetin olmadığı kamplarda yaşamaya itildi.”

Konuya dair açıklama yapan siyasi uzman Zeyd El-Usi şu ifadeleri kullandı: “Tarimiyye halkının bugün, hükümet ve çeşitli güvenlik birimlerinin gözü önünde maruz kaldığı ölüm ve tehcir operasyonları, uzun yıllardır bölgede hedeflenen demografik oyunun parçası. Nitekim söz konusu bölge, mezhepçi milislerin ele geçirdiği Bağdat’ın güney ve batı halkı için tek sığınak. Tarimiyye kazasından da başka kuzeyde sığınılacak başka bir yer yok.

Tarimiyye kazasının geçtiğimiz hafta hükümet kuvvetlerinin düzenlediği üç gün süren büyük gözaltı operasyonlarına şahit olduğu biliniyor. Operasyon sürecinde birçok masum vatandaşın tutuklandığı belirtilirken emniyet kuvvetlerinin bölge halklarına çirkin ifadeler kullandığı ve kamplara yerleştirmekle tehdit ettiği ifade edildi. Bütün bunlar, siviller arasında korku ve endişeye yol açan ve tehcire zorlayan hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerinin yöntem olarak benimsediği mezhepsel politikaları doğrulamaktadır.

Özellikle Yusufiyye, Curf Es-Suhr ve Latifiyye olmak üzere Bağdat kemeri mıntıkaları, 2 seneden beri mezhepçi milislerin kontrolünde olduğu ve bölge halkına evlerine dönmelerine izin vermediği belirtiliyor. Söz konusu bölgelerde toprakların milisler tarafından el koyulduğu belirtilirken Curf Es-Suhr bölgesindeki arazilere ait sözleşmelerin değiştirildiği ifade ediliyor.

 

 

HEYET Net

668 total views, 1 views today

Leave a Comment