(1202 Nolu Açıklama) Bakanlar Kurulunda Genel Af Kanununun Yürürlüğe Koyulması, Boyutları ve İçeriği Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, bakanlar kurulunda genel af kanununun yürürlüğe koyulması, boyutları ve içeriği hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şöyle;

(1202 Nolu Açıklama) Bakanlar Kurulunda Genel Af Kanununun Yürürlüğe Koyulması, Boyutları ve İçeriği Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

İşgalci Amerika ve İran hükümetinin Iraklı halkın ve masum tutukluların ailelerin duygularını hafife aldığını ifade eden rezilce bir adım içerisinde, annelerinin, çocuklarının, eşlerinin zulümden, eşitsizlikten ve işkenceden yıllarca kurtulmalarını beklemelerinden sonra 25 Ağustos 2016 tarihinde bakanlar kurulu, siyasi pakete uygunluk bağlamında genel af kanununu kabul etti. Uzun yıllar, uygulanması ve ikrarında başarısızlığa uğradıktan sonra.

Bu kanunun maddeleri ve boyutları hakkında uzun araştırmalardan ve kanun uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti,  bu kanun hakkında şunları dile getirmektedir:

  1. Bağımsız küresel hukuk teşkilatları, insan hakları örgütleri, BM insan hakları yüksek sözcüsü, insani teşkilatların tamamı ile dünya, Irak’ta adaletin olmadığında, masum vatandaşların en çok tutuklama operasyonlarına maruz kaldığında icma etmiştir. Bu tutuklamaların çoğu gizli tutulmakta, tutuklulara işkence edilmekte ve işkence yoluyla suç işlemeyen insanlara çeşitli suçlar kabul ettirilmektedir. Kendilerini savunma haklarından mahrum bırakılmaktadır. Bunun ardından gizli muhbirlerin şehadetleri ile onlara karşı yalanlar uydurulmaktadır. Hatta bazen onları suçlamak için yalan ihbarlara bile gerek duyulmamaktadır. Bütün bunlara rağmen birçok masum vatandaş hakkında mesnetsiz iddialarla idam cezası uygulanmaktadır. Irak’ta durum böyleyken bakanlar hangi af kanunundan bahsetmektedir?
  2. Söz konusu kanun mülahaza edildiğinde bazı muayyen kesimlere has olduğu ve herkesi kapsamadığı görülecektir. Bu ise kanun maddelerinin geneline aykırıdır. Bu kanunun gerekli olan asli niteliği, kişiler arasında ayrım yapılmadan, toplumun bireylerinin tamamını kapsaması olmalıydı.
  3. Yaklaşık 13 sene zarfında Irak’taki yargı sisteminin hatalı tecrübelerine istinat etmesi, gerçek adalet prensiplerinin araştırılmasına icabet edilmemesi, hükümet hapishanelerinde işkence şikayetleri ihmal etmesi nedeniyle bu kanun müphemdir.
  4. Kabul ve itminan gözüyle bakılan genel af kanunları, adalet prensiplerine uygunluk sağlayarak bütün mazlumları kapsaması için çalışılması, gerçekleştirilmesi ve kararlaştırılması istenen kanunlardır. Bu kanunun aksi neredeyse bütün af yollarını kapatacak, ondan faydalanma fırsatlarını daraltacaktır.
  5. Bu kanunun birinci maddesi, sivil sorumluluk, terbiye etmek ve disiplinle kayıtlı mutlak genel hükmü kapsamaktadır. Bu olumlu bir adımdır. Ancak bu kanunu örten istisnalar bunu ifsat etmektedir. Bunun yanı sıra gizli muhbirlerin suçlarına, işkence yoluyla suç kabul ettirme veya birinin diğerine ithamda bulunma itirazlarının neresindesiniz? Şöyle ki; kanunun 10. Maddesinin 1. Fıkrası, sadece suçlamayla yargılanan kanuni maddelere bakılmaksızın tan edilen ve yargıları kusurlu olan bütün suçlananları veya mahkumları kapsadığını dayatmaktadır. Ancak kanunun bu gereği hasıl olmamış, kanunu koyanlar tarafından üstü kapatılmıştır. Bu durum, söz konusu bu kanundan bazı özel suçlarla suçlananları kapsayacağı ve sadece bazı muayyen kesimlerin bundan faydalanacağını göstermektedir. Affa dayanan kanuni kaidenin geneli kapsamında bu durum tarafsızlık ilkesini bozmaktadır.
  6. Söz konusu kanun, Iraklıların kanına elleri bulaşan kimseler olarak isimlendirilen kanunu kapsamamaktadır. Bunların geneli gizli muhbirlerin ispiyonlarıyla yargılanmaktadır. Mezhepçilik kokan operasyonlarla gözaltına alınmış bu kimseler, mezhepçilik işaretleri taşıyan terörle mücadelenin dördüncü maddesi kapsamında değerlendirilmektedirler. Siyasi eşitlikleri kabul eden davalarla yargılanan mahkumlardan bir grubun mahkemelerinin tekrardan kurulmasına, bu tarafa veya siyasi kitle tarafına tabi olan kimselerden yolsuzluk ile suçlananların serbest bırakılması karşılığında söz konusu mahkumların serbest bırakılması için siyasi anlaşmaların hasıl olmasına dayanmaktadır. Bu durum, geçtiği üzere maddeleriyle bizzat grupları kapsadığını doğrulamaktadır. Bu grup Iraklıların kanına elleri bulaşan kimseler olarak isimlendirilen; hükümet yetkililerin yerine yolsuzluk dosyalarının araştırılması için kendini takdim edenlerdir.
  7. 5. Maddenin 10. Fıkrasına göre bu kanun, devlet malından çalan hırsızları ve kasıtlı olarak genel malı heder edenler, onlardan mahkum olanlar mahkumiyetinin üçte birini yatıncaya kadar, ülkenin vakasına uygunluk sağlayarak bazı istisnalar dışında malı heder edenlerin geneli serbest bırakacak. Aynı şekilde yargı olarak çalınan meblağdan zahir olan şeyler, hallerin genelinde basit bir şekilde azaltılacak. Bu yöntem benzer suçların işlenmesini artırmaya yeter.
  8. 5. Maddenin 13. Fıkrasına göre belge ve vesikaları yalanlananlar istifade edecek ve ondan faydalanacak. Onun gereği olarak genel müdür derecesine taşıyacak makamlarını elde edecekler. İşte bu durum bu kimselerin yalanlarına meşruiyet kazandıracak, kurtuluş sağlayacak ve makamlarını tekrardan elde etme olanağı sağlayacaktır. Hatta vekalet yolunda daha yüksek makamlara erişeceklerdir. Şuanda onlara, vazifelerine devam etmeleri ve bu aftan faydalanmaları yeterlidir. Kanundaki bu madde, içeriğinin mutlaklığını takyit edecek şartları bu suçları işleyenlere koymamıştır. Bunun sonucu olarak meclislere ve heyetlere adaylık, makam ve kalkındırma bağlamında en yüksek makamları işgal etmişler veya görev yapmayı çare bulmuşlardır. Bunlar ise şerefe aykırı suçlardır.
  9. 7. Maddenin 1. Fıkrasına göre mahkumiyetinin üçte birini yatan mahkumlar serbest bırakılacaktır. Onun durumu ülkesi için çalışan doğru kimselerin hali gibi olacaktır. Bu ise vatandaşlara yapılan bir haksızlık, yolsuzları ve hırsızları cezalandırmada vatandaşların hakkına tecavüz etmektir. Şöyle ki; bu kanun hırsızlık suçlarını, makam, görev ve komisyon pazarlıklarından elde edilen rüşvetlerden faydalanma suçlarını çalınan malları tekrar geri iade etmek şartıyla kapsamaktadır. Gerçek davalarla ilişkilendirildiği zaman bu suçlar nasıl ortaya çıkartılacak? Bunun muhasebesi ve araştırması nasıl yapılacak? Komisyon yoluyla çalınan malların tespiti nasıl yapılacak? Kanunda bu konu açık değildir. Sanki eski ve yeni büyük yetkililerden belli bir tabakayı korumak için çıkartılmış bu kanun. Bu fıkranın koyulmasında çökmüş ekonomi ve ülkenin maslahatı dikkate alınmamıştır.
  10. Bazı kesimlerin faydalanmasını sağlayan kanunun bazı maddeleri şaşırılacak gibidir. Buna örnek olarak ölümle sonuçlanmayan, akıbeti meçhul olmayan, kaçırılanların bilindiği kaçırılma suçlarından bahseden 5. Maddenin 6. Fıkrası zikredilebilir. Bu, vatandaşların güvenliğini ve emanını ayaklar altına alan milislere mutabakat etmektedir.
  11. Bu kanun, böyle bir genel kanunun, zulmeden, düşmanlık eden, iftira eden mezhepçi mahkemelerin zulmünü kapsamasına engel olmakta ve atıl kılmaktadır. Kanuna uygun olarak bundan muaf olanların tekrardan muhakeme olma imkanı sağlamaktadır. Davada müşteki veya hasmın vazgeçmemesi nedeniyle bir kez daha yakalanma olanağı vermektedir. Bu aynı zamanda mazlumların affını kapsamasıyla beraber burada 7. ve 8. Maddelere uygunluk sağlayarak bazı istekler bulunmaktadır. Araştırma ve yargı heyetlerinden, daha önce soruşturmuş ve hükmetmiş, 4. Maddeye uygunluk sağlayarak müştekinin vazgeçmesini şart koşmuş bütün bağımsız olmayan kesimlerden zalimane hükümler çıkarmış kimselere tekrardan göz atma imkanı doğmaktadır. Bu bir yönden böyledir. Önemli olan yön ise kanunun 2. Maddesine uygun olarak Irak mallarını çalmakla suçlanan kimselerin affını da içermektedir.
  12. Terör kanununa özel fıkralar birçok çelişkiyi barındırmaktadır. Bu fıkralar bazı özel gruplara özel olarak hazırlanmıştır. Halkın genelinden bu fıkralardan faydalanacakların sayıcı çok azdır, kanunun 3. Maddesine göre.
  13. Kanunun olaylara yönelik yasallığı, eski sisteme göre göçmüş şahıslara ait Emlaklara el koyulması ve çalınmasıdır. Bu emlakların kayıtları devlet mallarına geçirilmiş, yetkililer tarafından el koyulmuş ve bazıları çok fiyatlarla satılmıştır. Söz konusu kanun, emlak kayıtlarında değişiklik yapan, hile sokan heyetler ve görevlilerden yalancıların tamamını affetmeyi kapsamaktadır. Bu, Irak kanun ve yargı sistemi üzerine olağanüstü bir fıkradır. Irak devleti kurulduğundan ve özel af kanunlarından daha önce benzerine rastlanmamıştır.
  14. Silah bulundurulmasına ilişkin fıkranın kapsayıcı olmaması, içeriğini boşaltan aciz bırakıcı şartların beraberinde getirilmesi.

Hiç şüphesiz bu kanun içeriği boşaltılarak getirilmiştir. Birçok defa, tekrar tekrar siyasi pazarlıklar yapılmıştır. Kanun, siyasilerin arasındaki anlaşmalardan ibarettir. Tamamı, kendi kitlelerinin, partilerinin ve gruplarının içerisinde suç işleyen veya suça ortak olanların çıkarlarına hizmet etmeye yöneliktir. Bu siyasi bir ittifaktır, adaletin gerçekleştirilmesi amaçlanmamıştır. Adalet, mazlumların serbest bırakılması karşısında cezalandırılması gereken halkın mallarını çalan yolsuzların muaf tutulmasıyla gerçekleşmez. Adalet, tarihte benzeri bilinmeyen hırsızlıklarla suçlanan kimselerin mahkemesiz, soruşturmasız muaf tutulmasıyla gerçekleşmez. Bu kanun örfüyle çelişmektedir. Hatta gerçekten veya zulmen hatalı kimseye yönelik olan af fikriyle beraber çelişmektedir. Yolsuzluk yapan suçluların soruşturmaya alınmayacağı anlamına gelmez.

Bu kanun yürürlüğe koyulmak için tartışmaya koyulmadan önce aslen çıkışlarının üzerine ittifak sağlandıktan sonra gerçekleşmiştir. Seçim pazarlıkları için bu kanun bir nevi çerçeve kılınmıştır. Yolsuzluk yapan suçluların, hükümet ve siyasiler tarafından desteklenen milislerin serbest bırakılması ve affedilmesi için bir araç olarak kullanılmak istenmiştir. Aynı şekilde siyasilerin geneli saptırma, mezhepçi boyutlara sahip siyasi faaliyetlerin içinde kalmalarını yasallaştırma bahanesiyle bunu kullanacaklardır. Birçok defa yaşandığı gibi bakanlar kurulunda, muhafazalar meclislerinde düzenlenen çeşitli seçimler için seçim propagandası edineceklerdir.

Daha önce birçok defa yaşandığı gibi bu kanun, hükümetin sorunlu siyasi kuvvetleri tarafından desteklenen suçluları koruma altına alma, mezhepçilik menhecine uyarak masum vatandaşlara zulmetme amacıyla Irak’taki siyasi yargının şeklini güzelleştirmeye dayanmaktadır, kendilerini seçen kimselere bir şey sunmaktan aciz olan siyasi tabakalara hizmet ederek.

Bu kanunun pası olan bütün olumsuzluklara rağmen geçenlerde açıklama yapan başbakan Haydar El-Abadi, bu kanunun teröristlere hatalı mesajlar gönderdiğini, hükümetin bakanlar kurulunda bu kanunu tadil ettiğini duyurdu. Bu durum hükümetin, yolsuzluk yapanları, hükümet tarafından desteklenen partilere mensup katilleri af etmeyi kapsayan, mazlumları istisna eden bu kanunda ısrar ettiklerini göstermektedir.

 

Genel Sekreterlik

8 Zilhicce 1437

10/09/2016

492 total views, 1 views today

Leave a Comment