Askeri Operasyon Karşısında Musul Şehrinden Sürülmeyi Bekleyen Bir Milyon Üstünde Sivil

HEYET.net/Araştırma

Çeşitli basın ve askeri kaynakların uluslararası koalisyon kuvvetleri, hükümet güçleri ve milisler tarafından Eylül ayının sonlarında planlanan Musul şehrine düzenlenecek büyük operasyona işaret edildiği bu vakitte, insani alanlara ve şehrin içinde bulunan 1 milyondan fazla sivili koruma yollarına yönelik raporlar hazırlanmaya başladı. Bununla bölgede gelişen olayları, mukarane/kıyaslama hedefleniyor. Öte yandan, daha önce milisler tarafından ele geçirilen ve milislerin eliyle yaşanmayacak hale getirilen Felluce, Ramadi ve diğer şehirlerde daha önce şahit olunan olaylara da yer veriliyor.

Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde BM’nin hazırladığı raporda saldırılara maruz kalacak Musul’dan göç edecek sivillerin kurtarılması için varsayılan insani yardım çabaları, dünya ölçeğinde en kompleks yapıya sahip olduğu belirtildi. Raporda özellikle ilk istatistiklerin, ABD’nin öncülük ettiği batılı kuvvetlerin düzenlediği hava saldırıları ve top atışları nedeniyle problem yaşayan yaklaşık 1 milyon insanın evsiz bırakılıp sürüleceğini gösteriyor denildi. Amerika Dışişleri Bakanlığının temsil ettiği U.S. Digital Outreach Team‎, birçok defa şehrin içine ve çevre bölgelerine ağır top atışlarının yapıldığını gösteren videolar yayınladı.

Ortadoğu gazeteleri, kimler tarafından hazırlandığı gizlenen bazı raporlara işaret ederek Musul’daki sivillerin kimyasal silahlarla düzenlenen saldırılara da maruz kalabileceğini vurguladı. İşgal güçleri, hükümet birimleri ve mezhepçi milislerden müteşekkil saldırı gruplarının, uluslararası toplumun önünde rehine dönüşen Musul şehri operasyonunda uluslararası ölçekte yasak olan silahların kullanabilme ihtimaline değindi. Musul şehrini ele geçirebilmek için yakıcı ve yıkıcı politikaların kullanılacağı öngörülüyor dedi.

Bu bağlamda BM Irak İnsani İşler Koordinasyon Merkezi şu ifadeleri kullandı: “Musul şehrinde en çirkin senaryolar şu şekilde olacak; yüzbinlerce insan toplu bir şekilde şehirden tart edilecek. Yüz binlercesi, insan kalkanı olarak kullanılmak için alıkonulacak. Binlercesi hatta yüz binlercesi kimyasal saldırılara maruz kalacak. Belki de bundan daha fazlası ve daha tehlikesiyle karşılaşılacak. Şayet bunların tamamı gerçekleşirse, aynı zamanda büyük bir felaket bunu takip edecek. İnsani değerleri gözetme ölçüleri ile milyon şahsı gözetme, destek verme ve teskin etme noktasında milyar dolay maliyeti söz konusu olan çalışmaya BM’nin gözlerini dikmesi gerekmektedir. Ancak bugüne dek sadece 320 milyon dolar hasıl olmuştur. Yani istenilen rakamın sadece dörtte biridir. Aynı zamanda bu, milletlerarası ve uluslararası Irak’taki sivillere karşı vurdumduymazlığın da ve onlara karşı savaş araçlarını, ölmelerini ve sürülmelerini desteklediklerinin açık göstergesidir.”

İsmi geçen BM Koordinasyon Merkezi, uluslararası sistemin, yaklaşık 50 bin kapasiteli 5 kamp kurduğunu ve bunun 11 kampın dışında olduğunu iddia ettiğini söyledi. Bu bilgiler şayet doğruysa BM’nin evsiz bırakılıp sürülmesini bizzat itiraf ettiği milyon göçmeni kurtarmak için istenilen amaca fayda sağlamayacağını kaydetti.

Bunun mukabilinde Grandi’nin açıklamaları gözlemcilerin nazarında alay konusu oldu. Nitekim o, Musul’daki halkı mümkün olduğu kadar uzun bir süre evlerinde kalmaya davet etmişti. Sivillerin hayatlarını açık bir şekilde hafife alarak onların yardım çalışmalarını olumsuz etkilememesi için tedrici bir şekilde göç etmeleri beklentisine girmiş. Daha önce Salahuddin muhafazasında Tikrit, Beyci, Şarkat bölgelerinde, Enbar muhafazasında Felluce, Ramadi ve çevre bölgelerinde yaşanan yoğun ve rasgele sava saldırılarının benzerinin yaşanması sonucu yaşanacak toplu katliamlara ilgisiz kalmış Grandi. BM’nin açıklamaları, muayyen politikalar çerçevesinde helak etmekten başka bir şey ifade etmiyor.

Bu rapor, şehri istila edip birçok katliam yapan Haşdi Şabi milisler hakkında suçlara azmetmesi hakkında son zamanlarda yayınlanan güvenilir raporlarla beraber yayınlandı. Bu milislerin komutanlıklarından açık mezhepçi açıklamalar yayınlanmış, intikam ve öç dili çerçevesinde tarihi olayları hatırlatıp Musul halkının öldürülmesinin gerekliliğine açık bir şekilde çağrı yapmıştı. Bu bağlamda Bağdat’ta Musul’a doğru büyük bir hareketlilik başlamıştı. Ancak uluslararası teşkilatlar, özellikle BM, bu mezhepçi suçlar ve Diyala, Enbar, Salahuddin muhafazalarında ve Bağdat kemerinde işlenen savaş suçları karşısında sessiz kalmış herhangi bir talikte bulunmamıştı.

Musul operasyonu ve sonrasında birçok grup arasında bölgesel çatışmanın döndüğü, hükümetin gerilimi artıran açıklamalarının değişmesi, kuvvetlerinin varlığı ve operasyona katılmayı isteyen Türkiye ile krizin ivme kazandığı, aynı zamanda İran Devrim Muhafızlarına bağlı milislerin ve İranlı kuvvetlerin varlığına sessiz kaldığı bir vakitte hükümet Ninova muhafazasını kontrolü altına almaya azmediyor. Özellikle İran, Irak ve Suriye hattını güvene almak için Sincar ve askeri havaalanının bulunduğu batı bölümlerine yönelmek istiyor. Bunun mukabilinde milyonlarca Iraklı göçmen, zor şartlar altında göçmen kamplarında yaşama tutunmaya çalışıyor. Enbar muhafazasından yüz binlerce göçmen bu kamplarda hükümetin yaptırımlarına maruz kalarak yıkılmış ve harabeye dönmüş topraklarına dönmelerine izin verilmiyor.

Bütün dünya ve uluslararası toplumun, tarihte benzerine rastlanmayan toplu katliamlara ve yıkımlara maruz kalan Iraklı Sünni sivil halkın akıbetine önem vermediği ortadadır. Mıntıkaları doğu ile batının ateşleri arasında sıkışmıştır. Kurtuluş fırsatlarının ve ümit parıltılarının olmadığı karanlık tünele girdikten sonra gelecek nesilleri tamamıyla belirsizlikler ihata etmiştir.

 

 

 

730 total views, 1 views today

Leave a Comment