(1208 Nolu Açıklama) İran İslam Dirilişi Konulu 9. İran Yüksek Konseyi Toplantısı Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Âlimler Heyeti Genel Sekreterliği, İran İslam Dirilişi konulu 9. İran Yüksek Konseyi Toplantısı hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Âlimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şöyle;

(1208 Nolu Açıklama) İran İslam Dirilişi Konulu 9. İran Yüksek Konseyi Toplantısı Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Irak’ın başkenti Bağdat’ta 23 Ekim Pazar günü düzenlenen İslam Dirilişi konulu yüksek konsey toplantısı, sonuç bildirgesi yayınlanarak sonlandırıldı. Söz konusu bildirgede İslam Dirilişi konusuna ilişkin çeşitli sorunlara ve İslam bölgelerinde gelişen olaylara dair bazı başlıklara yer verildi. Toplantı koordinatörünün Irak’taki siyasi olaylarla içli dışlı olduğu bilinirken İran’la sıkı bağları olduğu belirtiliyor. Irak Müslüman Alimler Heyeti, söz konusu toplantı ve sonuç bildirgesi hakkında şu noktalara dikkat çekmek istemektedir:

Birincisi: İslam Dirilişi Yüksek Konsey Toplantısı, İran müesseselerine bağlıdır. Şekil, içerik ve hedef olarak İran müessesesi olmasıyla beraber bu vakitte Bağdat’ta düzenlenmiştir. Bu adım, İran’ın siyasi ve kültürel olarak ayaklar altına aldığı Irak’ın egemenliği hafife aldığını izhar eden tehlikeli, provokatif ve dikkat çekici bir gelişme olarak kabul edilmektedir.

İkincisi: Toplantıda söz hakkı verilen konuşmacıların genelinin konuşmasında açık bir şekilde mezhepçilik propagandası bulunmaktaydı. Konuşmalarda mezhepsel dışlayıcı ve tekfir edici kavramlar, işaretler ve detaylar yer almaktaydı. Oysa bu, toplantının kendisi için düzenlendiği İslam birliği ve dirilişle tamamıyla çelişmektedir.

Üçüncüsü: Toplantının sonuç bildirgesinde şu ifadeler yer almaktadır: “Toplantının hedefi, Bağdat hükümetinin terörle savaşına destek olmaktır.” Bu ifadeyle aslında toplantıyı, taktiksel siyasi amaçlarla düzenlediklerini, masaya yatırmayı iddia ettikleri problemlerin onarılmasında siyasi amacı, ilim ve davet alanlarından ayrı tuttuklarını açıklamış oldular.

Dördüncüsü: Toplantı “İslam Dirilişi” gibi anlam ve boyutu çok büyük bir başlıkla yayınlanmasına rağmen yapılan konuşmalar “mezhepçilik çerçevesine” sıkıştırıldı. Buna örnek şu sözlerdi: “İslam Dirilişi, parlayan bir hakikat gibi bugün açık bir şekilde İslam’ın bereketi ve İmam Hamaney’in liderliğiyle yükselişe geçtiği görülmektedir.” Bu sadece soyut bir iddiadır. Hatta bu, iftira olduğu gibi bu yolda çaba gösteren ve çalışmalar yapanların gayretlerini görmezden gelme ve haklarını inkar etmektir. Ayrıca bütün dünya, İran’ın çıkar endeksli politikalarının ümmetin birliğini baltaladığını bilmektedir. Mezhepçilik fitnesini körüklediği, bölgedeki birçok Müslüman devletlerinde en büyük ihlaller işleyen mezhepçi milisleri beslediği herkesin malumudur. İslam alemi, ümmetin en değerli alimlerinin kimler olduğunu çabalarını dikkate alarak şahit olmaktadır. Bu alimler, en yüce İslami değerlere teşvik etmek için kendilerini feda ettiler, çok ağır bedeller ödediler. Mezhepçiliğin aksine gerçek İslam birliği mefhumunu tüm insanlara yaydılar, dar anlayışlardan, din ruhunu ve ümmet vicdanını sınırlandıran anlayışlardan uzak durarak bu öğretileri her yere ulaştırdılar.

Beşincisi: Toplantı tamamıyla aldatmaca olarak nitelendireceğimiz şöyle bir mesaj verme çabasına girdi; Irak’taki veya dışardaki Sünni alimler, onların amaçlarıyla ve önerileriyle müttefiktirler ve onların düzenlediği toplantıya katılıyorlar. Ancak toplantıyı düzenleyenlerden, ilmi ve saygınlığı yüksek toplumun saygı duyduğu kimseye davet gelmedi. Çünkü bu alimler, hakkın yanında yer alıyorlar, itibarı olmayan, bölgede bilerek veya bilmeyerek İran projesinde aktif olan kişileri reddediyorlar.

Altıncısı: Toplantının sonuç bildirgesi, halkını katleden Esed rejimine garantörlük yapacak siyasi çözümün, Suriye’de tek çözüm yolu olarak görüyor. Suriye’deki asıl probleme ve nedenlerine kayıtsız kalarak, İran’ın bölgesel çatışmadaki tehlikeli etkisine ve Irak, Lübnan’daki milisler üzerindeki rolüne gafil kalarak böyle bir sonuca varıyor. Ki İran’ın bu konumu, yaş kuru her şeyi yok eden Suriye savaşında kendini daha bir gösteriyor. Ayrıca toplantının sonuç bildirgesi, normal bir dille İslam devletlerine seslenerek Suriye’deki barış çalışmalarına destek vermeye çağırıyor, İran’a yardımcı rolü vererek ve komutanlık merkezi sağlayarak.

Yedincisi: Toplantı, Yemen’de İran destekli Husi milislerine çağrı yaparak onları İslam alemindeki İslami dirilişin bir rumuzu olarak gördü. Bu ülkenin ve meşru yönetiminin yanında duran Arap devletlerini, dış müdahale ve düşmanlık olarak niteledi. Destek amaçlı, Yemen halkının birliğini, egemenliği ve geleceğini sağlamak için İran’ın operasyona katılacağını vadetti.

Sekizincisi: Son olarak açıklamada Filistin sorununa yer vermekten de geri durulmadı. Onun merkezi konumuna dikkat çekilerek denizden nehre kadar her yerinin özgürleştirilmesinin zaruri olduğu öne sürüldü. Bu kimseler bu tür açıklamalarla, Filistin sorununa destek verme noktasında önemli rolü bulunan, onların yanında yer alan ve onların zafer elde etmesi için gerekli adımları atan Arap devletlerinin güvenliğini ve egemenliğini tehdit eden İran’a dönen bakışları, başka taraflara çekmeye çalışıyorlar. Oysa bu kimseler bu şekilde davranarak, düşman olduklarını iddia ettikleri Siyonistlere hizmet etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Aynı şekilde Irak’ta yaşayan Filistinli göçmenlerin, İran destekli mezhepçi milisler tarafından katledildiği, tutuklandığı, işkence edildiği ve tehcir edildiği herkes tarafından bilinmektedir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Irak’taki mezhep temelli hareket eden hükümetin direktiflerini destekleyen bu toplantı hakkında bu noktalara dikkat çekmektedir. Bu nevi bedbaht çabaların ümmetin kültürel durumunu etkilemeye güç yettiremeyeceğini, ana fikri meydanlara saldırmaya güç yettiremeyeceklerini, ümmetin birçok fedakarlıklar kan akıttığı bedel ödediği kavramları ayaklar altına alamayacaklarını vurgulamaktadır. Ancak onlar ortalığı bulandırmaya devam edeceklerdir. Tarihi ve fikri olarak eğilmeden ve bükülmeden uzak duran ümmetin aktif üyelerini meşgul etmeye devam edeceklerdir.

 

Genel Sekreterlik

 25 Muharrem 1438

26/10/2016

 

260 total views, 1 views today