HEYET, Haşdi Şabi Kanununun Askeri Müesseseleri Düzenlemek İçin Sıkılmış Son Kurşun Olduğunu Vurguladı

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Cumartesi akşamı bakanlar meclisinin onayladığı Haşdi Şabi kanununun, içerik ve şekilsel olarak son derece tehlikeli bir yasa olduğunu vurguladı. Bunun Irak, halk ve bölgeye açılacak birçok yeni şer kapısını aralayacağını ifade etti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bu kanun yeni gelmiş bir şey değildir. Çünkü Haşdi Şabi milislerinin terörle savaş bahanesiyle Irak’ı ve Iraklıları hedef almasını, zalimane mezhepçi siyasetin içine iyice sızmasını, kök salma yollarını takip etmesini, uluslararası ve bölgesel ölçekte yasaklanmış insan haklarını ihlal etmesini göstermektedir. Adı çıkmış İran tecrübesinin kötü bir benzeri, Devrimci Muhafızlarının uzantısı, sınır karşısında mezhepçi görevi tamamlayan hükümet aracıdır.

Bu bağlamda onaylanan bu yasa hususunda siyasi, askeri, kanuni ve insani bazı tehlikeli noktalara değinilen açıklamada yasamasını gerektiren sebeplerin kanun için zikredilmesi ve “Irak’a ve yeni sistemine düşmanlık yapanlara karşı Irak’ı savunmak için Irak’ın çeşitli vatandaşlarından gönüllü olan herkesin, çeşitli entrikalara karşı etkisi olanların itibarını artırmak” için yasallaştırıldığı hususunda maddelenmesine vurgu yapıldı. Bu maddenin, Haşdi Şabi nasıl ise o şekilde kendisiyle muamele edilmesi için koyulduğu belirtilerek bunun ulusal ihtiyaç nedeniyle olmadığı, bunun altında sadece Haşdi Şabi’ye itibar kazandırmak yattığı açıklandı.

Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Ordudaki dengeleri sağlamak ve onu, Iraklı oluşumlara dahil etmek hedefleniyor. Mutlak bir şekilde mezhepçiliğinin üstü örtülerek benzer bir oluşum inşa edilmesi, durumları daha girift bir hale sokuyor. Onun yasallaştırılmasının sebebinin “Irak’ı savunmak için fedakarlık gösteren gönüllülerine, Haşdi Şabi’ye ve Haşdi Aşairi’ye itibar kazandırmak” olduğu takdirde bu kanun hiçbir zaman ihtiyaç gidermeyecektir. Önceki tecrübeler, Haşd’in dışındaki bütün isimlendirmelerin hiç şüphesiz ulusal nitelendirme kazandırmak için olduğunu göstermektedir. Haşdi Aşairi ve Haşdi Vatani örneğinde olduğu gibi. Hiçbir zaman yeni bir müesseseyle ilişkisi olmayacağı gibi ona girişi de mümkün olmayacaktır. Şayet girerse mezhepçi Haşd’ın tabiatından gayri hakiki sıfatının devam etmesi için örtü görevi görür.”

Aynı şekilde kanunun, Haşdi Şabi müntesiplerinin siyasi, parti ve sosyal çevreyle ilişkisini kesmesini maddelediği ifade edildi. Yönetim partilerine bağlı olan mezhepçi milislerin güçlerinden dolayı bunun gerçekleşmesinin mümkün olmayacağı belirtilirken siyasi ve parti bağlılıkları olan bireyler şöyle dursun bu komutanlıkların çözüleceğinin tasavvur dahi edilmeyeceği kaydedildi. “Asli olarak milis endeksli kurulmasından dolayı problem çekilen ordudaki baş askeri müessesede daha önce gerçekleşmedi. Bu nedenle siyasi müesseselerde bunun gerçekleşmesini beklemek anlamsız.” ifadelerine yer verilerek ordu ve polisten grupların milislere yöneldiği, silahlarını ve askeri teçhizatlarını onlara teslim ettiği geçtiğimiz senelerde Sadr ve Basra şehirlerinde yaşanan olayların hala tazeliğini koruduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelerle devam edildi: “Kanuna, kanunların yasallaşmasında ve siyasi oluşumlar arasında karar alınmada bilinen siyasi anlaşma ilkesiyle oylandı. Özel siyasi çıkarlar ve dar parti kazanımlarına muvafakat ederek zararlı kanunların devam etmesi için bir giriş için kullanılıyor genelde bu. Bu durum Sünni oluşum temsilcilerinin sadece resmi tamamlamak ve meşruiyet kazandırmak için kullanışlı araçlar olduğunu doğrulamaktadır. İhtiyaçları giderdikleri zaman onlardan istiğna olunduğu da mümkündür. Bu, hükmü uygulayanların gücüne ve uyulmasına çağrı yapılan anlaşma ilkesinden yüz çevirmelerine delil olan şeydir.

Geçen şeylere binaen HEYET, bu kanun sayesinde Haşdi Şabi’nin, silahlı kuvvetlerin tam bağımsızlığından faydalanarak ideolojik askeri bir oluşuma dönüşeceğini, devletin silahlı imkanlarının tamamından ve diğer destek araçlarının genelinden faydalanacağını vurguladı. Kanun ismini, terörle savaş bahanesini kullanarak, ülkenin kaynaklarının genelini hizmetine sunarak, fakirlikten, hastalıktan ve hizmetsizlikten acı çeken Iraklı halkın genelini terk ederek vurucu bir araca dönüşeceğine vurgu yaptı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklama söz konusu kanunun ihtiva ettiği zararları ve olumsuz etkileri detaylı bir şekilde 10 maddede ele alıyor.

Açıklamanın içerdiği 10 maddeyi Arapça detaylı okumak için lütfen TIKLAYIN

 

 

HEYET Net

473 total views, 1 views today