1920 Yılından Bugüne Dek Iraklı Halk, En Yüksek Fakirlik Problemiyle Boğuşuyor

Iraklıların garip veya nadir olsun çöp kutularında yiyecek aradığına şahit olunmamıştı bugüne kadar. Petrol içinde yüzen Ortadoğu devletlerin belki de en zengin ülkelerinden biri olan Irak’ın, neredeyse vatandaşlarından üçte biri kahredici bir fakirlik içinde yaşıyor artık. Durum böyleyken Bağdat’ın merkezinde yer alan Yeşil Bölge, başkentin sokak ve semtlerinde ve diğer Irak muhafazalarında yaşananlardan tecrit edilmiş ayrı bir bölgeye dönüştürülmüştür.

Irak’taki işgalin ve işgalciler güdümünde hareket eden hükümetlerin belasıyla imtihan olunduğundan bu yana Irak’ta mali ve idari yolsuzluk afeti, işsizlik ve iş fırsatı sunulmamasıyla sıkıntıya düşen Iraklı halkın fakirliğinin bu derece artmasının baş sebebidir. Fakirlik ve işsizliğin her geçen gün artmasına karşın hızlı bir şekilde fahiş zenginliklere ulaşan zenginlerden ve işadamlarından yeni bir tabaka hükümet içerisinde ortaya çıkmaktadır.

Bu tehlikeli problem bağlamında haber ajansları şuan ki mevcut hükümet yetkililerinden birinin şu sözlerini aktarmaktadır: “Ülkede fakirlik durumu, onarılmasına güç yettirilemeyen veya fakirlik oranlarının yükselmesine engel olunamayan bir noktada daha kötüye doğru ilerlemektedir. Iraklı halkın üçte biri, bir günde 4 dolardan daha fazlasına sahip olamıyor. Bu onların fakirlik hattı altında yaşadığını göstermektedir.”

İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu oranın büyük bir kesimi, gün içerisinde 3 öğün yeme imkanına sahip değil. Şuanda fakirlik, diğer muhafazalara nispetle başkent Bağdat’ta daha korkunç bir şekilde yayılmaktadır. Son anketler, bir milyondan fazla Iraklının teneke ve topraktan yapılmış gecekondularda, terk edilmiş askeri karargahlarda yaşadığını, 10 milyondan fazla Iraklının kendisine ait yerinin olmadığını ve basit bir ev almaya bile güç yettiremediğini göstermektedir.

Öte yandan Planlama Bakanı Selman Cemili, fakirlik oranlarının şuanda %30, işsizlik oranlarının yaklaşık %20 arttığı gerçeğini itiraf etti. Hırsızlık ve silahlı soygun gibi suç oranlarının artması ve çocuk işçiliğinin fazlalaşmasını, fakirlik oranlarının artmasına neden gösterdi. İşgalin vuku bulmasından sonra gelen hükümetler, Irak’ın tarih boyunca benzerine rastlamadığı bu tehlikeli probleme engel olma noktasında başarısız oldu.

İnsan Hakları Barış Örgütü Başkanı Muhammed Ali, Iraklıların çöp artıklarında yemek arama görüntülerinin üzücü ve utandırıcı bir şekilde her geçen gün arttığını vurguluyor. Bu acı veren görüntülerin, yetkililerin ve siyasilerin simalarında utanç olarak duracağını belirtiyor. “1991 yılında başlayıp yaklaşık 13 sene sürmesine rağmen Amerika idaresi tarafından dayatılan ekonomik ambargonun olduğu yıllarda bile bu tarz görüntülere şahit olunmamıştır” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları Barış Örgütü Başkanı Muhammed Ali sözlerini şöyle sürdürdü: “Aktivistler, geçtiğimiz günlerde Iraklı kadınların çocukları için çöp kutularında yemek ararken görüntülenen resimlerini yayınladılar. Son zamanlarda Bağdat’ın fakir semtlerinde bedava yemek büfeleri açılmasına şahit olundu. Bu durum Iraklılardan bir çoğunun bir parça yaşam güvencesinin olmadığını yeteri kadar doğrulamaktadır. Durum bu seviyedeyken siyasi faaliyetlerde yer alan partiler ve kitleler, halka ait Irak’ın zenginliğini gasp etmeyi ve umuma ait malları çalmaya devam ediyor.

Bu bağlamda araştırmacı Vasik Sadık şunları söyledi: “İngiliz işgalinin bir neticesi olarak 1920 yıllarında şahit olunan açlık sınırından günümüze denk en üst seviyelere çıkan Irak’taki fakirlik oranları, 2003 yılından beri ekonomik, sosyal ve siyasi bütün seviyelerde belki en büyük ve en korkunç krizin göstergeleridir. Fakirlik, sosyal kalkınma için sakat amillerden meydana gelmektedir. Özellikle yolsuzluk ve işsizlik gibi ardında yatan gerçek sebepler onarılmadığı takdirde bu daha kötü bir hal alacaktır.

Fakirliğin, sosyal değerlerden, örf ve geleneklerden sapma noktasında ve çeşitli suçlara yönelme hususunda vücut bulmuş birçok tehlikesi olduğu belirtiliyor. Aynı şekilde bu problem eğitimsizliği de beraberinde getirmektedir. Nitekim birçok aile çocuklarını maddi yetersizlikten dolayı okula gönderememektedir. Aynı şekilde bu durum, onlara zaruri ihtiyaçlarını gidermek için yardım edilmesi nedeniyle bitkinliğe sevk ediyor ki bunun toplum üzerindeki olumsuz etkisi kimseye kapalı değildir.

 

HEYET Net

668 total views, 1 views today