Amerika ve İngiltere’nin Irak’ı İşgal Etmesinin 14. Yıldönümü Münasebetiyle Açık Mektup

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Irak’ın Amerika ve İngiltere tarafından işgal edilmesinin 14. Yıldönümü münasebetiyle bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın metni şöyle;

Amerika ve İngiltere’nin Irak’ı İşgal Etmesinin 14. Yıldönümü Münasebetiyle Açık Mektup

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun…

Amerika ve İngiltere’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesinin 14. Yıldönümünü karşılamaktayız. Manzara, genel çerçevesinden hiçbir şey kaybetmeksizin karanlığını ve trajedisini korumaktadır. Sadece her sene artan detaylarda bazı değişikliklere rastlanmaktadır. Devam eden Amerika işgali ve peşinden bıraktığı mevcut siyaset, ülkenin gerçek sorunu olmaya devam ettiği gibi ülkede yaşanan ve yaşanıyor olan bütün sorunların altında yatan nedenler de yine bunlardır. Küresel ve bölgesel anlamda mevcut siyasetin destek görmesi, kaçınılmaz tek çıkış ve tercih yolu olarak kabul edilmesi,  ülkenin trajedisini artırmakta ve Iraklı halkın yaşadığı acıları ve mihneti daha bir uzatmaktadır. Bütün bunların altında yatan sebebin mevcut siyaset, ona ilhak edilenler ve acı tecrübeleri olmasına rağmen bu tutumdan vazgeçilmemektedir.

İşgal sonrası aşamaların tamamında Iraklı halk, kurban olmaya devam etmektedir. Zulme ve düşmanlığa maruz kalarak canlarını verenler, keyfi tutuklamalara maruz kalanlar, vahşice, sadistçe işkencelere maruz kalanlar, hicret edenler, göç edenler ve garip kalanlar, evleri yıkılanlar, tarlaları ve bostanları yakılanlar, mülkleri müsadere edilenler onlardır. Modern çağın suçu olan işgalin bedelini hiçbir suç işlemeksizin ödemeye devam etmektedirler.

Bundan daha kötüsü seslerinin kısık, rollerinin kenara itilmiş, beklentilerinin değişmiş olmasıdır. Kendi geleceklerinin ve ülkenin geleceğinin inşası, bastırılmış ve başladığı anda bu düşünceler hemen toprağa gömülmektedir. Ülkenin dışından gelen herhangi bir tercihe veya ülkenin zenginliklerine musallat olan veya hakimiyet kuran siyasetçilere karşı bir ümitsizlik havasına kapılmışlardır.

İhmal politikalarına devam etmek, Iraklıların özgürlüğünü, güvenliğini, istikrarını ve birliğini gerçekleştirecek gerçek ve ciddi çalışmalara kayıtsız kalmak, Irak’ın sorunlarını tamamıyla çözecek bir görüş ortaya koymadan tecrübe edilmiş eski çözüm yollarında ısrar etmek, İran hegemonyası karşısında Arap ve bölgesel aktif bir bilincin yokluğu Iraklılar için kayda değer bir şey gerçekleştirmeyecektir. Tıpkı önceki adımlarda olduğu gibi yine başarısızlıkla sonuçlanacak, herkes beklenen sonuca katlanacak ve ardından Irak’ın ve Iraklıların sorunlarını artıracak acı dolu yansımalar bırakacaktır.

Mevcut siyasetin başarısız durumu, içerde olanları, yakın olanları veya dahil olmak isteyenleri gerçek bir gözden geçirme işlemine çağırmaktadır. Özellikle kendisiyle başlayan, kendisiyle son bulan zalim, ötekileştiren, mezhepçi ve ırkçı kural ve sınırlamalara uygunluk arz ederek Amerika’nın yeşil ışık yakmasından sonra… Gelecek dört yılda da Iraklıların acıları devam edecektir. İçinde bulunduğumuz durumdan kurtuluş imkanı sağlayacak kapsayıcı çözüm, kasıtlı olarak gizlenmeye devam edecektir. İşgalden günümüze dek Iraklıları zayıflatan başarısız durumu onaracak ana ve önemli esaslar üzerine ikame edilmesi gereklerdendir. Bu esasların en önemlileri;

  1. Halk ve toprak olarak Irak’ın birliğini gözetmek, öne sürülen bahaneler her ne olursa olsun bölünmesine karşı çıkmak, problemlerini çözmek, herkesin haklarını koruyan ciddi ve yapıcı diyalog ile ülkenin birliği ve egemenliği çerçevesinde sorunları tedavi etmek…
  2. Bütün bunların ulusal siyasi sistemin gölgesinde ve barışçıl yollarla gerçekleştirilmesi, devlet inşa etmek için siyasi çokluğun esas olarak kabul edilmesi, siyasi istibdadın her türlüsünden, her türlü ötekileştiren yollardan uzak durulması…
  3. Irak’ın bağımsızlığını ve egemenliğini garanti altına almak, uluslararası arenadaki eski konumunu tekrar kazanması için çalışmak, komşu ülkelerle en güzel ilişkileri kurmak, iyi komşuluk esaslarını kuvvetlendirmek, ortak çıkarlara ve karşılıklı ilişkilere saygı göstermek, hiçbir devletin içişlerine karışmamak…
  4. Irak’ın zenginliğini ve servetlerini korumayı üstlenmek, dış düşmanlardan bunları korumak, ülkeyi geliştirecek ve ilerletecek şeyleri gerçekleştirmek, işgalin eserlerini izole etmek, yolsuzları hesaba çekip hakkı ehline tevdi etmek…
  5. Bağdat hükümetiyle gayri ciddi sınırlama ve normalleşme politikalarına son vermek, Irak’ı çöküşe sevk eden felaketlerin ve problemlerin her türlüsünden kurulan siyasi sitemi korumaya gayret etmek…

Bu münasebetle Irak’ın kahraman direnişini bir kez daha selamlamayı fırsat biliyor ve başarılarını ve işgal planlarının ve projelerinin karşısında duran, yıllarca bu planların başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olan duruşlarını, Irak’ı ve bölgenin tamamını korumak için katılımlarını hatırlatıyoruz. Her türlü baskı, ötekileştirme, cezalandırma ve alternatif oluşturma araçlarının kullanılarak bu direnişin yok edilme çabaları, bazı dönemlerde olumsuz etkisi olsa da hiçbir zaman sonuç vermedi ve hiçbir zaman faydalı bir sonuç vermeyecek de.

Bu aynı zamanda Felluce savaşı anıları ışığında direnişin bütün gruplarına, sahada yaşananlar hakkında görüş belirtmeleri, pozisyonlarını duyurmaları için bir çağrıdır. Böylece tekrardan birçok insanın umutları geri dönsün. Gerçek ve canlı direnişin, içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için halkın umudu olduğunu doğrulasın. Özellikle Iraklıların tamamının arzularını ifade eden bilinçli bir özgürlük hareketi olduğunu, kendisi için kurulan her türlü tuzaktan, aşırılığa ve özel projelere çekilme çabalarından uzak durduğunu ispatlayan Irak direnişi gibi olduğu zaman, istenilene ulaşılacaktır.

Allah’tan Irak’a ve Iraklılara lütfetmesini, onlardan sıkıntılı olanların sıkıntılarını gidermesini, yakın bir kurtuluşla bizleri nimetlendirmesini, göçmenlerin ve muhacirlerin topraklarına, şehirlerine, köylerine dönmesini, barışın Irak’ta ve bütün bölgede yayılmasını niyaz ediyoruz. Hiç şüphesiz O duaları işiten ve icabet edendir.

 

Genel Sekreterlik

12 Receb 1438

09/04/2017

 

187 total views, 1 views today