HEYET: Musul Şehrinde İşlenen Suçlar, Gelecek Nesilleri Tehdit Eden İnsani Felaketlerin Habercisidir

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti, uluslararası toplumun, hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerin Musul şehrinde sivillere karşı işlenen suçlara doğrudan ortak olduğu suçlamasını bir kez daha yeniledi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Amerika’nın başkanlığını yürüttüğü uluslararası koalisyon güçlerinin, hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerin dayandığı yıkıcı politikalar ışığında Musul halkından binlerce masum vatandaşın hayatını kaybetmesi ve yaralanmasıyla sonuçlanan çatışmalar devam ediyor.”

Açıklamada Musul şehrinin sağ yakasındaki mahallelerin, ölüm kokan yığıntılara dönüştüğü vurgulanırken bu mahallelerde kalan sivil vatandaşların, en kötü hali yaşadığı ifade edildi. “Çünkü korkunun her türlüsüyle karşılaşıp, her gün ölümle yüzleşiyorlar.” ifadeleri kullanılan açıklamada “Yiyecek, içecek, tıbbi ihtiyaçlar, devam eden hava saldırılarında yaralananların tedavisi için gerekli araçların yokluğu nedeniyle insani ve sağlık durumunun tehdidi artıyor.” denildi.

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti şunları vurguladı: “Bu yolla sivil vatandaşları hedef alan bu katliamları, sadece soykırım suçuyla ve insanlığa karşı işlenen suç olarak vasıflanması, iddia edilen özgürleştirme operasyonlarında tanık olunan şeylerin hakikatini açıklamak için yeterli değildir. Bu katliamların terörle mücadele adı altında gerçekleşmesinin kabul edilir hiçbir yanı bulunmamaktadır. Katil, kurbanını öldürmekten lezzet alıyor ve katliamlarını, hiçbir şekilde haya etmeden, çekinmeden bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleştiriyor.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Uluslararası toplumun sessizliği, katillerin daha fazla suç işleme cüretini artırmasına doğrudan ve açık bir destektir. Hiçbir hesaba çekme, cezalandırma veya suçları ortaya çıkarma çalışmalarının olmaması, bu mahallelerde hükümet tarafından veya başka nedenlerle çıkması engellenen diğer sivillerin katledilmesi için ameli bir yetki verme olarak sayılır. Bu durum, şuanı aşıp felaket bölgesi bu şehrin gelecek nesillerini tehdit eden insani felaketlere sevk etmektedir.”

 

HEYET Net

371 total views, 1 views today