Genel Sekreter: Sorunları Çözmek İçin Ümmet İnce Anlayış ve Doğru Uygulamaya İhtiyaç Duymaktadır

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, “Çağımızda İslam ümmetine dayatılan politikaların, ilim adamları ve ilim talebelerinin gayretlerinin sadece dini meseleleriyle sınırlı olmasını, önceki alimlerin yaptığı gibi insanların idaresinde herhangi bir role sahip olmamalarını istediğini” vurguladı.

Rafidin kanalında yayınlanan Makasıd adlı programa konuk olan Dr. Müsenna Ed-Dari şu ifadeleri kullandı: “Siyaseti Şer’iyye ilmi, Kuran ve Sünnet naslarından ilham alınan esaslar üzerine kaim bir ilim dalıdır. Genel manada Fıkıh ilminin parçasıdır. Siyaseti Şer’iyye ilmi, hükümlerini şeriattan alır, ona dayanır ve onun otoritesine boyun eğer.”

Genel Sekreter Ed-Dari İslam alimlerinin çalışma alanı bakımında ister dini olsun ister dünyevi olsun siyaset mefhumunda herhangi bir ayrıma gitmediklerine dikkat çekerek Siyaseti Şer’iyye’nin üç ana unsuru kapsadığını vurgulayıp şu ifadeleri kullandı: “Siyaseti Şer’iyye’nin üç ana unsuru; kitap ve sünnet üzerine bina edilmesi, maslahata mebni olması ve ilkelerini şer’i ilimden almasıdır.

Siyaseti Şer’iyye manasına ilişkin Genel Sekreter Dr. Ed-Dari şu ifadeleri kullandı: “Bununla ister dini olsun ister dünyevi olsun maslahatı gerçekleştirmek amacıyla Müslümanların genel işlerinin idaresi kastedilir. Siyaseti Şer’iyye ilmi ile Makasıt ilminin arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Çünkü diğeri, İslam’da içtihat disiplini olan ve aynı zamanda fakih ve mütehidin hüküm istinbat ederken ana mekanizması olan fıkıh usulü ilminin bir parçasıdır.”

Fıkıh usulü ilminin önemine binaen Dr. Ed-Dari şöyle devam etti: “Alim ve ilim talebesini geniş yargı yoluna sevk eden şer’i fikir disiplinini oluşturan fıkıh usulü ilimdir. Bu bağlamda fıkıh usulü ilmine ve onun asli araçlarına sahip olmayan bir alim veya fakihin hüküm istinbat etmesi mümkün değildir.

Programın asıl konusuna dönerek ümmet içerisindeki olayların geldiği boyutlardan dolayı üzgünlüğüne belirterek siyaseti şer’iyye teriminin, bazı kimselerin şeriattan uzak fiillerini temize çıkarmak için bir bayrağa, şeri, siyasi ve cihadi alanda disiplinsiz tasarruflarına bahane oluşturmak için yola dönüştüğünü ifade etti.

İslam mirası ve ümmet alimlerinin yaptıkları hakkında konuşan Ed-Dari sözlerini şöyle devam ettirdi: “Müslümanlar akılları aracılığıyla fıkıh usulü ilmini istinbat etmeyi başardılar. Bu ilim, batılıların iftihar duyduğu John Locke’nin mantık ilmi ölçüleriyle aynıdır. Müslümanın nazarında akıl, ortaya çıkartan, istinbat eden, işleyen, istidlalde bulunandır. Sadece hatalardan, vehimlerden ve tenakuzlardan koruyan mücerret akıl demek değildir.”

Siyaseti şer’iyyenin uygulanması ve gerekliliğinin sebepleri hakkında şunları dile getirdi: “Siyaseti şer’iyyenin ancak İslam devletinde geçerli olduğu doğru değildir. Aksine İslam devleti olmadığında buna daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Çağımızda İslam ümmeti, boğuştuğu birçok sorunu çözmek için ince bir anlayışa ve doğru bir uygulamaya daha fazla ihtiyaç duymaktadır.

Sorunlara değinen Ed-Dari, birçok alim ve ilim talebesinin asli görevlerini yerine getirmediğine vurgu yaparak bunlardan en önemlisinin iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak olduğunu söyledi. Şöyle devam etti: “Makasıd ilmi, bu çağdaki alime özgürlük kavramını açıklamasını, insanların özgürlüğünü, saygınlığını ve izzetini sağlaması için çalışmasını gerekli kılmaktadır. Çağımızın ilimleriyle ve toplum bilimiyle iştigal eden eşsiz alimlerin varlığı çoğaldı. Bunlar hüküm istibat etmede görev dağıtıyorlar.”

 

Genel Sekreter Ed-Dari’nin katıldığı Rafidin kanalında yayınlanan Makasıd programının tamamını izlemek için lütfen  tıklayın

 

415 total views, 1 views today