HEYET: Musul’da Çatışan Taraflar, Yaşananların Sorumluluğunda Eşittirler

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti, “Masum vatandaşların canları ve acıları üzerinden hesaplaşan Abadi hükümeti, uluslararası koalisyon tarafından desteklenen mezhepçi milisler ve IŞİD örgütü olarak taraflar, bu suçta ortaktırlar. Hiçbirisinin öncelikleri arasında şehir halkının hayatını korumak yoktur. Herkes, sivillerin canını ve kanını dikkate almaksızın kendi yol ve yöntemiyle zafer elde etmeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada şunlar denildi: “Musul şehrini yerle bir eden büyük olaylar, aylardan beri her gün onlarca masumun hayatını kaybetmesi veya yaralanması gibi her gün tekrarlanan korkutucu manzaralar, bütün sosyal hizmetlerin yokluğu gölgesinde 3 seneden beri şehir halkının çektiği acılarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.”

Açıklamada bütün bunlara rağmen şehri ve halkını hedef alan ölüm, yıkım ve tahrip araçlarının, kasıtlı veya kasıtsız şehre ve halkına eziyet verilen her yolda kullanılmaya devam ettiği vurgulandı. İşler neticeleri, etkileri ve sonuçlarıyla beraber olduğuna dikkat çekilerek “Bunların tamamı, sürekli kurbanın şehir ve masum halk olduğuna işaret etmektedir. Özellikle şehrin uluslararası yasak silahlara ve uluslararası örgütlerin yasakladığı ölüm araçlarına maruz kalmasıyla daha bir belirginleşti.” ifadelerine yer verildi.

Bu bağlamda Genel Sekreterlik sözlerine şöyle devam etti: “Masum vatandaşların canları ve acıları üzerinden hesaplaşan Abadi hükümeti, uluslararası koalisyon tarafından desteklenen mezhepçi milisler ve IŞİD örgütü olarak taraflar, bu suçta ortaktırlar. Hiçbirisinin öncelikleri arasında şehir halkının hayatını korumak yoktur. Herkes, sivillerin canını ve kanını dikkate almaksızın kendi yol ve yöntemiyle zafer elde etmeye çalışıyor. Savaşan taraflar şayet önerilerinde ve açıklamalarında sivillerin hayatını koruma noktasında az bir samimiyete sahip olsalardı sivillerin savaş sahasından çıkmaları için güvenli geçişler sağlarlardı.”

Yayınlanan açıklamada uluslararası toplumun Musul’daki trajediye suskunluğu, Musul halklarının acılarının nakli, çatışmayı durdurmak için yeterli çözümün bulunmaması buna sebep olan taraflarla dayanışma içinde olma sorumluluğunu yükleyeceğine dikkat çekildi. Çünkü sessiz kalmasının, tarihte işlenen suçların üstüne çıkan Musul halkına yönelik işlenen suçlara ortaklık olarak kabul edileceği açıklamada vurgulanırken “Bu suçlar veya bu suçların ir kısmı başka bir devlette işlenmiş olsaydı şayet uluslararası toplum, insanlığına ve mazlumun yanında yer almasına delalet edecek çeşitli yollarla desteğini sunardı.” ifadeleri kullanıldı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti, genel olarak zulme uğrayan her Iraklı vatandaşa, özel olarak Musullu vatandaşlara desteklerinin devam ettiğini ve onlarla dayanışma içerisinde olduklarını duyurur. Birçok kişiyi etkisi altına alan ve gelecek nesilleri de etkileyecek halkımın acılarını hafifletecek hiçbir çaba ve gayreti küçük görmemekteyiz. Irak Müslüman Alimler Heyeti, göçmen ve muhacirleri kurtarmak, onlara yardım etmek için gayret sarf eden hayır ehli bütün oluşum ve gruplara teşekkür eder. Onları, bu çerçevede daha fazla gayret sarf etmeye çağırır. Nitekim bu konu, gevşek davranılması mümkün olmayan anın vaciplerindendir.”

615 total views, 1 views today