HEYET: Siyasi Faaliyetler Iraklılara Musibetler Getirdi ve Ülkenin Yıkımına Neden Oldu

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti, ümmet tarihinin kutladığı Irak’ın büyük devrimi, 1920 devriminin 97. yıldönümü münasebetiyle Iraklı halkın tamamına yönelik bir açık mektup yayınladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari tarafından okunan açık mektupta şu ifadeler kullanıldı; “Üzerine sis çökse de tarihi kaydını gün yüzüne çıkartmak, onun şerefli, kahramanca ve övgü dolu konumunun yanında durmak için bugün Irak’ın büyük devrimi, 1920 devriminin 97. Yıldönümünü anmaktayız. Bu yıldönümü, ahvalimiz yenilenmedikçe, acılarımız değişip trajedimiz son bulmadıkça bizim için tazelenecektir. Şöyle ki; bütün sonuç ve neticeleriyle işgal, ülkemizde karanlığını sürdürmekte, Iraklıların hiçbir maslahatı olmadığı zulmün karanlığı ve savaş dumanları ülkeyi kaplamaktadır. Iraklıların değeri, ülkelerinin milletlerin oyunlarını tertip ettiği ve ganimetleri paylaştığı tarihi bir geçiş olmasıdır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şayet siyasi alana yönelinirse çatışmaların şiddeti ve hiddeti bağlamında onda da durumun çok farklı olmadığının görüleceğine dikkat çekilirken siyasilerin, dillerde dolaşan ve haram malı temize çıkartan iç kavgaları kesintisiz bir şekilde devam edildiğine vurgu yapıldı. “Televizyon ekranların ve basın araçlarında birbirlerini azarlama ve eksik gösterme merkezine dönüştü.” ifadeleri kullanılan açıklamada devamla “Ayrıca patlamalar ve tutuklamalar noktasında masum halk üzerinde güçlerini göstermek, nüfuz ve karar merkezlerini bozabileceklerini hissettirmek için birbirlerini tehdit etmektedirler.” denildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Yılardan beri devam eden aldatma dolaşımlarına şahit olmaktayız. Şuanda seçimler yaklaşırken siyasi kuvvetleri kendilerini temize çıkartmaya çalıştıklarını görüyoruz. Her seçim yaklaştığında yaptıkları gibi. Kendilerini Irak’ın kurtarıcısı gibi takdim etmekte ve Iraklıların hayrı ve maslahatı için çabaladıklarını göstermektedirler. Bunu yaparken de siyasi faaliyetlerde neşet eden her türlü musibeti ve Irak’ın bütün muhafaza, şehir ve nahiyelerinde şahit olduğumuz yıkımı ertelemektedirler.”

Açıklamada bu sene devrimin yıldönümünü karşılanırken, altında halkının cesetleri yatan Musul şehrinin yıkıntıları özgürlüğünü elinden alacak hangi günahı veya fiili işlediğini Allah (azze ve celle)’ye şikâyet ettiği denildi. “İnsandan önce taşların ve ağaçların ağlaması, Musul’un tam olarak bugünkü vakasıdır.” denilerek “Nitekim Musul halkı, devam eden savaş ve çatışmaların yakıtına dönüştü. Bütün yolların kendilerine kapatıldığı göçmen ve muhacir kafileleri, uzaktan önce yakının kendilerinden soyutlanmasından sonra tek kalmaya devam ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklama şöyle devam etti: “Son yaşanan olaylardan önce Musul’daki sadık, güzel ve değerli her bir şeyi yok etme operasyonları, 3 seneden beri devam etmektedir. Gerçek sorumluluklarımızı yüklenmediğimiz müddetçe yakın veya uzak bir zamanda hepimize ulaşacaktır. Bugün kimse mazereti değildir. Genel olarak Irak’ta ve özel olarak Musul şehrinde yaşananlarla ne şekilde ilişkiye girileceği hususundaki ölçü, delillerle disipline edilmiş şeriat ölçüsüdür. Şu kesimin veya bu kesimin çıkarlarına yarayacak heva ile muamele etmek değildir. Aynı şekilde yaşananlara önem gösterme, sorunun sınırlarını belirleme bağlamında insani çaba da önem arz etmektedir. Şuna önem gösterip bundan yüz çeviren, bir tarafa önem verirken diğer tarafla ilgilenmeyen kimseler, insanlığını ve fıtratını gözden geçirsin.

Hiçbir aldatma ve kandırmaya bulaşmaksızın nedenleri dakik bir şekilde tespit edildiği zaman Musul şehrinde dönen çatışmaların, iki fikrin çatışması olarak teşhis edilebileceğine vurgu yapan HEYET, birinci fikri şu şekilde açıkladı: “Birincisi mezhep temelli amaçları gerçekleştirmek ve koalisyon devletlerinin kendi topraklarına ulaşmaması için terörle mücadele bahanesiyle uluslararası karartma ile vatandaşların canları dikkate alınmaksızın ve gözetilmeksizin devamlı bir şekilde Musul halkının hedef alınması fikridir. Bu saldırılar, hiçbir değeri, şiarı ve örfü tanımamakta her türlü insan hakları ihlalini gerçekleştirmektedir. Aynı şekilde neredeyse yaptıklarının ihlal olduğunda bütün dünyanın hemfikir olduğu, mezhepçi ve ırkçı saiklerle hareket ederek intikam taşıyan mezhepçi milisleri de desteklemektedirler.

Açıklamada ikinci fikrin ise şu olduğu vurgulandı: “İkincisi ise istibdat, insanların kararlarını ve hayatlarını tekeline alma, Iraklıları hedef alan kimselere bilerek veya bilmeyerek bahane sağlama, şehri yakıp yıkma ve halkının kanını mubah görme, Irak sahasını İran nüfuzuna elverişli kılma fikridir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Ed-Dari tarafından okunan açıklama şu şekilde devam etti: “Irak’ta ve diğer bölgelerde hak İslam ve hak dine karşı başlatılan savaşın bugün birçok boyutu bulunmaktadır. Ortamı bulandırmayı ve kendilerinden olmayan büyük Müslüman şahsiyetleri itham etmeyi araç edinerek kendilerini kültür platformu ve bilinç ve irşat dağıtıcısı olarak dayatan bazı kesimlerin tutunduğu kültür boyutu ve mezhep temelli boyutları söz konusu boyutlardandır. Müslümanlar ile dinleri arasına sokulan birçok fitne, belirli vakalardan beslenmektedir. Musul savaşı da bu vakalardan bir tanesidir. Din, iffet, ahlak, istikamet, rüşt, izzet ve saygınlığa karşı savaş kesintisiz bir şekilde devam etmektedir.”

HEYET, biz burada hastalığı teşhis edip nedenlerini söylemekteyiz diyerek karışıklığın ve bulanıklığın yaygınlaştığı bu çağda ilmin emanetinin yerine getirilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Irak’taki hastalığın tedavisinin, Iraklıların bütün sorunların dışardan ve hayatlarını, geleceklerini ve güçlerini ticaret malzemesi yapan şahıslardan kaynaklandığını idrak etme bilincinde saklı olduğu açıklandı. “Hasıl olan ve onlar için hasıl olacak sebep bundan ibarettir. Bunu anladıkları zaman acı çektikleri hastalığın gerçek tedavisine ellerini atacaklardır.” İfadelerinin kullanıldığı açıklamada, “yabancıların, ziyaretçilerin, fayda sağlayanların, paralı askerlerin kendi çıkarları için bizim acılarımızın ticaretini yapan, omuzlarımıza binen ve bizi aldatan kimseler olduğunu idrak ettiğimiz zaman Allah’ın izniyle şifa ve afiyet bulacağımız doğru yola ayaklarımızı koymuş oluruz” dedi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şu ifadeler kullanıldı: “Allah (azze ve celle) Irak ve İslam ümmetini, hilecilerin hilesinden korusun, Irak’ın büyük devrimi 1920 devriminin anılarını tekrardan bizim için getirsin, bizler, Iraklılara, kurbanlarına ve umutlarına layık olacak bir değişimin eşiğindeyiz.”

256 total views, 1 views today