Uluslararası Yasak Silahların ve Mezhepçi Dürtülerle Düzenlenen İdamların Kurbanı Musul Halkı

 

Heyet.net / Araştırma

Hava saldırıları, çatışmalar, hükümete bağlı güvenlik kuvvetleri ve hükümet tarafından desteklenen mezhepçi milisler tarafından işlenen suçlar karşısında sivillere yönelik ihlaller dikkate alınırsa Musul’da son zamanlarda yaşanan olaylar, Irak sahnesinin ilk sırasında yer almaktadır.

Bu bağlamda insan hakları ve sivillerin korunması savunusuyla ilgilenen uluslararası örgütler, geçtiğimiz günlerde ortak bir açıklama yayınlayarak, “Uluslararası koalisyon devletleri ile hükümet kuvvetlerinin Irak’ta düzenlediği hava saldırıları, şehrin yıkımında en önemli etkene sahip havadan atılan, 500 rıtıl ağırlığında yüksek tahribatlı patlayıcı bombalar karşısında sivil ölümlerinin artması, endişeleri de artırıyor. Bütün bunlar, beklenen askeri neticeleri aşarken, bu askeri saldırılar, uluslararası insani kanunların mucibine uygun olmayacak şekilde yürütülüyor.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu örgütler tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam ediliyor; “Hükümet kuvvetleri yerli yapım bombaları, Musul kentinin batısına atıyor. Basın organları ve Ameri ordusu tarafından yayınlanan resimler, hükümet kuvvetleri ile Amerikalı kuvvetlerin, havan toplarını ve roketleri, hedef belirlemeksizin attığını gösteriyor. Bu iki silah çeşidinin hedefsiz, yani rastgele kullanıldığı resimlerle doğrulanıyor ve bunun, Musul’da olduğu gibi sivil yerleşim bölgelerinde kullanılmasının uluslararası kanuna aykırı olduğu biliniyor.

Siviller Beyaz Fosfor Saldırıları Altında

Geçtiğimiz haftalarda Amerika’nın en büyük ve en eski gazetesi Washington Post, hazırladığı raporunda, ortak kuvvetlerin Irak ve Suriye’de sivil yerleşim bölgelerini bombalarken,  uluslararası ölçekte yasak olan beyaz fosfor içeren bombalar kullanıldığını ortaya çıkarttı. Bu bölgelerden birisinin de Musul’un batısında yer alan Kadim Şehir’in mıntıkaları olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin tercüme ekibi tarafından tercüme edilen rapora göre Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyade Kolordusu (USMC), çatışmalarda 155 mm M777 Howitzer (Obüs) kullandı. Pentagon tarafından yayınlanan ve haber ajansları tarafından paylaşılan resimlerde, askeri kamyonların arkasına yeşil bombaların sıralandığı göze çarpıyor. Raporda bunların beyaz fosfor kurşunları olduğuna dikkat çekiliyor. Yine Washington Post bu bağlamda bazı resimler paylaştı. Resimlerde Irak’ın kuzeyinde savaş görevi yürüten Amerikalı askerler bulunuyor ve resmin sağ üst köşesinde beyaz fosfor dumanları yükseliyordu.

Bu raporun yayınlanmasından birkaç gün sonra İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), uluslararası koalisyon devletlerinin kullandığı silahların, Musul’daki sivilleri tehdit ettiğini vurguladı. Daha sonra yayınladığı raporunda HRW, Amerika liderliğini üstlendiği uluslararası koalisyon devletlerinin Irak ve Suriye’de düzenlediği hava saldırılarında bizzat beyaz fosfor kullanmasının, sivillerin korunması hususunda tehlikeli soruları beraberinde getirdiğini ifade etti.

İnsan Hakları Örgütü Silah Birimi Müdürü Steve Gottes şu ifadeleri kullanıyor: “Beyaz Fosfor bombasının kullanılması, Rakka ve Musul gibi sivil yerleşim bölgelerinde veya herhangi bir yerleşim bölgesinde uzun sürecek bir tehlike teşkil ediyor.” Öte yandan İnsan Hakları Örgütü raporunda bir videoyu kanıt olarak sunuyor. Videoda beyaz fosfor içeren bombaların kullanıldığı kanıtlanırken yerden açık bir şekilde dumanların yükseldiği göze çarpıyor.

Meydan İdamları

Bu bağlamda hükümete bağlı güvenlik güçlerin ve Haşdi Şabi milislerinin şüpheli nedenlerle veya mezhepçi dürtülerle siviller hakkında işlediği meydan idamları sorunu her geçen gün daha bir artıyor. Kendilerini hedef alan bu kurbanların, savaş mıntıkalarından kaçmaya ve söz konusu kuvvetlerin düzenlediği bombardımandan canlarını kurtarmaya çalışmalarına rağmen yine de bu idamlardan kurtulamıyorlar.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), hükümet kuvvetlerinin Musul halkından elleri ve gözleri bağlı onlarca sivili idam ettiğini belgeleyen vesikalar yayınladı. Hükümet kuvvetlerinin hakimiyet bölgesinde 26 cesedin bulunduğu belirtilirken diğerlerin akıbeti hakkında henüz bir bilgiye ulaşılmış değil.

Bu ihlaller hakkında batılı gazetelere çalışan ve ortak kuvvetlere eşlik eden gazeteciler şunları dile getiriyor: “IŞİD güçlerine bağlı olmakla suçlanarak alıkonulmuş birçok kişi hükümete bağlı güvenlik güçleri tarafından infaz edildi. Uluslararası ve bölgesel kaynakların konuştuğu diğer haller, bu idam sahalarının baş sorumlusunun hükümet olacağı korkusunu beraberinde getiriyor. Nitekim bunların tamamı, hükümetin hakimiyet bölgesinde gerçekleşiyor. Tıpkı İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kendi açıklamasında işaret ettiği gibi.

Yayınlanan açıklamaya göre elleri ve gözleri bağlı ceset bulma problemi, Musul kentinde ve Dicle nehrine yakın mıntıkalarda sürekli tanık olunan bir durum. Bu durum, hükümete bağlı güvenlik güçleri tarafından infazların arttığı endişesine neden oluyor. Durum böyleyken bu ölümlere karşı hükümet yetkililerinden soruşturma gibi herhangi bir adım görülmüyor. Bu ise, alıkonulanların haklarına saygı gösterin bağlamında yayınladıkları açıklamalarında samimi olmadıklarını gösteriyor. Silahlı çatışma bağlamında bu türden idamlar, savaş suçu olarak kabul edilirken bir politika olarak devam edilirse insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak itibar görür.

Başta Af Örgütü olmak üzere diğer uluslararası örgütler, saha delilleriyle raporlarını güçlendiren batılı gazetelerin tanıkları,  masum sivillere yönelik ihlal ve suçları belgelemeye devam ediyor. Öte yandan mahalleleri ölüm kokan enkaza dönüşen, her köşesini korku ve endişe kaplayan Musul şehrinde sivil halkın maruz kaldıklarına son vermek için hareket etmeyen uluslararası toplum, sessizliğine devam etmektir.

285 total views, 1 views today