Hayatta Kalabilmek İçin Musul’un Kadim Şehir Halkı Kuru Ot ve Kedi Etiyle Besleniyor

 Başta Kadim Şehir olmak üzere Musul kentinin batı yakasındaki halk, tıbbi gereçlerin ve gıda maddelerinin tükenmesinin ardından devam eden açlık ve hastalıkların neticesi olarak insanlık tarihinde benzeri görülmeyen trajedi ve felaketlerle boğuşmaya devam ediyor.  Musul kentini IŞİD’ten temizleme bahanesiyle geçtiğimiz Şubat ayının 19’undan beri uluslararası koalisyon devletlerinden destek alan hükümet kuvvetlerinin başlattığı askeri operasyon kapsamında devam eden hava ve kara saldırıları ortasında ot, ağaç yaprakları ve kedi yemek zorunda kalmayan ölülere imrenir oldular.

Musul şehri göçmenleri, şehrin çeşitli bölgelerinde hala çıkış yolu bulamayıp muhasara altında kalan binlerce sivil vatandaşın karşılaştığı, daha önce benzeri görülmeyen felaketin boyutlarını ortaya çıkarttı. Söz konusu göçmenler, ot, ağaç yaprakları ve ölü kedilerin, şehrin sağ sahilinde stoklanan gıda maddelerinin bitmesinin ardından tek besin kaynağına dönüştüğünü vurguladı. Ota ulaşma imkanı olmayan muhasara altındaki sivillerden büyük bir kesimin, açlık ve hastalık nedeniyle kilo kaybı yaşadıklarını açıkladı.

Musul’da yaşanan felaketleri gün yüzüne çıkartmaya çalışan haber ajansları, Musul göçmenlerinden birinin şu açıklamalarına yer veriyor: “Ben hasta bir kadınım. Açlık ve susuzluk bizleri öldürdü. 15 günden beri herhangi bir şey yemedik. Kuru ekmekleri yiyebilmek için, suda bekletiyoruz.” Musul halkından başka bir göçmen ise, hayatta kalmak için kuru ot ve ellerine ne geçerse yemeye başlayan göçmenlerin durumunun en kötü seviyelere ulaştığını vurguluyor.

Musul’un Şehvan halkından olan 15 yaşındaki Ebu Cevat isimli diğer bir göçmen ise şunları dile getiriyor: “Savaş hazırlığı için stoklanan yiyecekler, yaklaşık 2 ay önce tükendi. Aynı şekilde ağaç yaprakları bile tükendi. Şuanda insanlar, açlıklarını giderebilmek için yazı yazılan kağıtlarla açlıklarını gidermeye çalışıyorlar. Bir gün defter sayfaları toplamak zorunda kaldım. Gece gündüz bizim için azaba dönüşen açlığa karşı koymaya çalışan kadın ve çocuklar rahatça yiyebilmeleri için, defter sayfalarını çok küçük parçalara böldüm.

Konuşurken gözyaşlarına engel olamayan Ebu Cevat sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu acı vaka, özellikle çocuklar, kadınlar ve bedenleri sallanan, yüzleri solan yaşlılar olmak üzere vatandaşların üzerinde kötü bir etki bırakmaktadır. Açlık, hastalık ve kötü beslenme nedeniyle aşırı kilo kaybeden bu insanlar kemikten heykele dönüşmelerin ardından hareket etmeye mecalleri kalmadı. İnsan haklarına en ufak bir saygısı olmayan hükümet kuvvetleri, istisnasız her gün sivil yerleşim bölgelerini bombalamayı sürdürüyor. Hava kuvvetlerinin geneli, hiçbir güç ve kuvveti olmayan sivillerin evlerini hedef alıyor. Bu sivillerin tek gücü, insanlığın anlını ıslatan vahşi suçlara gözleriyle şahit olmak…

Haber ajansları Musul’un Mekavi mıntıkasında oturan 3 çocuk annesi Ümmü Ali’nin şu sözlerine yer verdi: “7 ile 11 yaş aralığında olan çocuklarım, aşırı susuzluk nedeniyle acı çekiyor. Kötü beslenme nedeniyle ölüme yaklaştıkça yaklaşıyorlar. Açlık ve susuzluğun tekrardan başlamasının ardından uzun zamandan beri ağlamayı durdurdular. Evin reisi, 2016 yılında evimizi hedef hava saldırılarında bir şarapnel parçasının isabet etmesi sonucu yaralı.”

Ümmü Ali sözlerini şöyle sürdürdü: “Her gün perde ve elbiseleri çok küçük parçalara bölerek aileme yediriyorum. Hayatta kalabilmek için günde sadece bir defa yapıyorum bunu. Burada vatandaşların tamam her sabah yiyecek bulmak için evlerinden çıkmaya devam ediyor.”

Musul halkının çektiği acılar hakkında konuşan kedi avcısı Mecid El Gazi adlı vatandaş şunları söylüyor: “Şehrin muhasarada tutulduğu zaman zarfında çok şey yaptım. Un hazırlayıp sattım. Buğday bitince ağaç dalları ve yaprakları toplayarak sattım. Onlar da bitince kedi avlamak zorunda kaldım. Kedilerin etlerini vatandaşlara dağıttım. Kart olmasına rağmen insanlar yemek zorundaydılar. 1 kg kedi etinin fiyatı, 40 bin dinara ulaşmıştı.”

Ebu Zuheyr künyeyi Genel Cerrah ise şunları dile getirdi: “Şuana kadar, muhasaraya alınan Musul kentinde yiyecek, içecek ve ilaç yokluğu nedeniyle aralarında kadın ve çocukların da olduğu 13 kişinin hayatını kaybetmesine şahit oldum. Yaşananlar, modern tarihin en kötü olayları. Buradaki siviller şayet içinde bulundukları durumdan biran önce kurtarılmazlarsa ölüme doğru gidecekler.”

Birleşmiş Milletlerin yayınladığı raporlar göre, Musul’da yer alan ve 53 mahalleden müteşekkil olan Kadim Şehir’de 100 binden fazla vatandaş muhasara altında. Şubat ayının 19’undan bu yana şehrin IŞİD güçlerinden özgürleştirme adı altında uluslararası koalisyon devletlerinin desteğiyle hükümet kuvvetlerinin düzenlediği askeri operasyona şahit oluyor şehir.

 

 

HEYET Net

255 total views, 1 views today